Enerji dağıtım şirketinin altyapı hasarı nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve haksız eylemden kaynaklanan zararın tazmini davası.
Özet: Davacı enerji şirketi, davalı tarafından yapılan kazı çalışması esnasında altyapı kablolarına verilen hasar nedeniyle oluşan malzeme, montaj, işçilik, dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresi aşım bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, kazının davacının bilgisi ve onayı dahilinde teknik kurallara uygun yapıldığını, hasarda kusurunun bulunmadığını, talep edilen bedellerin fahiş olduğunu ve davacının kendi altyapı döşeme kusurunun araştırılması gerektiğini savunmakta, diğer davalı ise hasarın kendi eylemlerinden kaynaklanmadığını ve üçüncü şahısların verdiği zararlardan sorumlu olmadığını ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/744 Esas
KARAR NO : 2026/503
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/10/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 06.05.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, 1213 Sokak, No:2 ... /İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.035,08-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 3.035,08-TL hasar bedeli ile 234,28-TL işlemiş faiz olarak toplam 3.269,37-TL'nin tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderilmiş olduğunu, Davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, İşbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki alacak davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, Dava konusu hasar her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğundan hasara ilişkin maddi zarar bedelinin hasar tarihinden işleyecek avans faizi ile tarafımıza ödenmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; Davalının.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 2.000,89-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, müvekkili şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar yoktur, hukuken sorumluluğu da bulunmadığını, Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, Kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerektiğini, Davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, davacı şirket, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkili idareden talep edemeyeceğini, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlaması gerektiğini, Dosyada bu konuda hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, Yani davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, Ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, arz ve izah olunan ve sayın mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenler muvacehesinde, Müvekkilinin....İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın bizzat müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idare tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, eğer, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idarenin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, idarenin dava dışı üçüncü kişilerin verdiği zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki, yüklenici tarafından yapılan çalışmalar sırasında zarar verildiğine ilişkin hiçbir delil, kayıt, bilgi ve belge sunulmadığı gibi, böyle bir zarar verilmiş olsaydı bile, oluşacak bu hasardan dolayı müvekkili idare sorumlu tutulamayacağını, davacının soyut iddiası dışında ispata yarar somut hiçbir delil ve belge sunmamış olduğunu, Davacı ... A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faiz istemine itirazda bulunduklarını, ortada ödenmesi gereken kesinleşmiş bir borç bulunmadığını, bu itibarla, tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, arz ve izah edilen nedenlere; Öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, Dava usule ilişkin sebeplere göre reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 3.035,09-TL asıl alacak 234,28-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.269,37-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... Petrol Hafriyat İnşaat Nakliye Temizlik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine 18/10/2023, ödeme emrinin borçlu ... genel müdürlüğüne 18/10/2023 tarihinde tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Petrol Hafriyat İnşaat Nakliye Temizlik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 20/10/2023 tarihinde, borçlu ... genel müdürlüğünün 16/10/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi düzenlediği 13/03/2026 tarihli 11 sayfadan ibaret nihai raporunda özetle; Davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, Altyapı Kazı Ruhsatı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; Davalı ... veya Yüklenici firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında Davacı ... A.Ş.’nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, Davalı şirket ve yüklenici firmaların meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden; Davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle Davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, Davacı şirketin, talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, Emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, (4.Hukuk Dairesi 2015/10383 Esas2015/12692 Karar, 4.Hukuk Dairesi 2018/1089 Esas. 2018/5527 Karar) Dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, Davacı tarafından 271,69 TL Asıl alacak, 35,80 TL işlemiş faiz olmak üzere 307,49 TL Toplam Alacak talep edebileceği, Sayın Mahkemenizin takdiri, Davacının, Davalılardan hasar bedeli olarak Malzeme ve Montaj kalemlerinin toplamının talep edebileceği yönünde olması durumunda; davacı şirketin 2.401,07 TL Asıl Alacak, 316,38 TL işlemiş faiz olmak üzere 2717,45 TL Toplam alacak talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava, kazı çalışmasından doğan zarar için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... özetle; iddia olunan zararda bir kusurunun bulunmadığını, sözleşme ilişkisi bulunan yüklenici firmalara husumet yöneltilmesi gerektiğini, dava dışı Hipar adlı şirketin hak edişlerinin zarar ortaya çıksa da çıkmasa da davacı tarafından karşılandığını, davacının mevzuattan kaynaklanan usullere uygun şekilde alt yapı tesisi yapmadığını, hasar yerinin ve kim tarafından yapıldığının tam olarak belli olmadığını, zararın doğmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu hükmü kurulmuştur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas - 2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas - 2015/12692 karar sayılı başka bir ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.
Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin
orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar, alçak gerilimde bildirimsiz
kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava
konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı
şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 271,69-TL asıl alacak ve 35,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 307,49-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,
2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar ve ilam harcı 732,00-TL nin peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL bakiye ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin ve başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin, kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 3.977,70-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 722,30-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 6.667,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.024,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 307,49-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 307,49-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır