6102 sayılı TTK 1472. madde uyarınca kasko sigortacısının trafik kazası sonrası ödediği hasarı zorunlu mali mesuliyet sigortacısından rücuen tahsil davası.
Özet: Bu hukuksal süreç, bir kasko sigorta şirketinin, sigortalısına ait aracın %100 kusurlu karşı tarafın aracının neden olduğu trafik kazası sonucu oluşan zararı ödemesinin ardından, ödenen hasarın kalan 41.711,66 TLlik kısmını, yasal rücu hakkına dayanarak kusurlu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından ticari faiziyle birlikte tahsilini amaçlamakta olup, sunulan bilirkişi raporu davalının sigortalısının kazadaki %100 kusurunu ve davacının talep edebilir bakiye maddi zarar miktarını teyit etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/284 Esas
KARAR NO : 2026/504
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/04/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davacı şirkete 05.11.2023/2024 vadeli kasko sigortalı olduğunu, 14.06.2024 günü ... plakalı aracın %100 kusurlu şekilde davacıya sigortalı araca çarptığını, kazadan sonra aracı tamir ettirildiğini, tamir bedeli olarak 22.07.2024 günü ... Otomotiv'e 80.129,32 TL, 25.07.2024 günü ... Hiz. A.Ş.'ye 3.294,00 TL olmak üzere toplam 83.423,32 TL ödendiğini, davacı şirket ile araç maliki arasında teslim ibra ve temlik belgesi imzalandığını, ... plakalı aracın davalı şirkete ZMS sigortalı olduğunu ve 41.711,66 TL ödendiğini, kazada davalının sigortalısının %100 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı şirketin hasar miktarının %100'ünden sorumlu olduğunu belirtmiş ve bakiye 41.711,66 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, davanın reddinin gerektiğini, belirsiz veya kısmi alacak davası açılamayacağını, davanın usulden reddini istediklerini, davalı şirketin davadan önce davacıya ödeme yaptığını, tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, 41.711,66 TL ödediklerini, buna göre haksız davanın reddinin gerektiğini, davalı şirketin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar onarım bedeli başvurusu taleplerinin haksız olduğunu, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davacının avans faizi taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının aracının hususi olduğunu, bu nedenle yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK.'nun 1472. Maddesinden kaynaklanan kasko sigortacısının ödediği hasar bedelini, zorunlu mali mesuliyet sigortacısına rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Böyle bir davada sigortacı, gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi düzenlediği 13/03/2026 tarihli 5 sayfadan ibaret nihai raporunda özetle; Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bakiye maddi zararının 41.711,66 TL olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı sigorta şirketi, kasko sigortası kapsamında sigortaladığı ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile karıştıkları kaza sonucu hasarlanan sigortalı araç için, kendi sigortalısına ödediği hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacı ile davalının sigortalısının 14/06/2024 tarihinde trafik kazasına karıştığı, davacının kasko sigortalısının aracının kazada hasarlandığı,, davalının ZMMS poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduğu, davacının 12/08/2024 Tarihinde sigortalısının aracının tamiri için ödeme yaptığı, davacı 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğundan davalıya rücu edebilecektir. Bu kapsamda davalının sigortalısının kusurlu olmakla davacı davalının kusuru oranında hasar bedelini davalıdan talep edebilecektir. Bu hali ile mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya kusur ve hasar tespiti yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu denetime ve hüküm vermeye elverişli olup, hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 41.711,66-TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 30/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Karar ve ilam harcı 2.849,32-TL nin peşin alınan 712,34-TL den düşümü ile kalan 2.136,98-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.327,74-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.092,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 41.711,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır