İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, ihlalli geçiş ücreti alacağı nedeniyle icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, dava değerinin parasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir.
Özet: Bir otoyol işletmecisi tarafından, araçların ödenmemiş geçiş ücretleri ve gecikme cezaları nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddetmesi üzerine davacı vekili, davalının HGS hesaplarını müsait tutma sorumluluğunu ve yaklaşık ispatın sağlandığını vurgulayarak bu karara istinaf yoluyla itiraz etmiş; ancak yapılan istinaf incelemesinde, dava değerinin kanunen belirlenen parasal istinaf sınırının altında kalması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu tespit edildiğinden, davacının istinaf başvurusu ilgili yasa maddeleri uyarınca usulden reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/885
KARAR NO: 2026/934
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/325
DAVA TARİHİ : 17/04/2026
ARA KARAR TARİHİ: 22/04/2026
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 24/06/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 24.12.2022-31.10.2023 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2026 tarihli ara kararı ile İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıya ait araçların otoyolu kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalının sorumluluğunda olduğunu, talep konusu alacağın muacceliyet koşulunun gerçekleştiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı gösterir sebepler ve şartların somut olayda mevcut olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralının sağlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.
Somut dosyada; davanın açıldığı 17.04.2026 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 50.000,00 TL olup, dava değerinin 28.784,28 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-İstinaf yargılaması için yapılan giderlerin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2026