Danıştay, derdest davalar nedeniyle kesinleşmeyen kamu alacakları ile beyan vergilerine ilişkin ödeme emrinin hukuka uygunluğunu inceleyerek temyizleri reddetti.
Özet: Davacı adına 2017 ve 2020 yıllarına ait kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ödeme emrinin derdest davalar nedeniyle kesinleşmeyen kısmını iptal ederken, beyana dayalı ve ödenmeyen vergilerden oluşan kısmını hukuka uygun bularak davanın bu bölümünü reddetmiş, bölge idare mahkemesi bu kararı onamış, davacı ve davalı idarenin temyiz taleplerini inceleyen Danıştay ise, bölge idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit ederek her iki temyiz istemini de reddedip kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/325Karar No : 2025/1602TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 ve 2020 yılları muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin, 1 ila 52 sırasında yer alan vergi ve cezalara karşı, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve ..., ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı dosyasında görülen davalar derdest olduğundan değinilen amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, 53 ila 55 sırasında yer alan kamu alacağının ise beyan üzerine tahakkuk eden ve ödenmeyen vergilerden oluştuğu dikkate alındığında, takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin, 1 ila 52 sırasında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı iptal edilmiş, 53 ila 55 sırasında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı ise dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ödeme emri içeriğinin belirsiz ve karmaşık olduğu, ödeme emrinin 53 ila 55 sırasında yer alan kamu alacağı için ayrı ödeme emri düzenlenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı adına tanzim edilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.