Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, terör olayları nedeniyle köyüne dönemeyen davacının 5233 sayılı Kanun kapsamındaki zararlarının, Anayasa Mahkemesi ihlal kararı sonrası dönemlere göre tazminini değerlendiriyor.
Özet: Terör olayları nedeniyle köyüne dönemeyen ve daha önce kısmen tazminat alan bir kişinin, 2002 yılı ve sonrası devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ihlali kararı sonrası yapılan yeniden yargılamada; 27/07/2004 öncesi zararlar zaman aşımı nedeniyle reddedilirken, 27/07/2004-31/12/2006 arası dönemdeki zararların ödenmesi gerektiğine karar verilmiş, 01/01/2007 sonrası zararlar ise dava açıldıktan sonra sulh yoluyla ödendiğinden bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığına hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2025/2099Karar No : 2025/3618 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... (ölü kişi)VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, ... Köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç eden ve 1994-2002 yıllarına ilişkin zararları tazmin edilen davacı tarafından, köye halen dönüş yapamadığından bahisle 2002 yılı ve sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 05/07/2013 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin, kesinleşen kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine benzer nitelikte dosyaların birleştirilmesi suretiyle yapılan inceleme neticesinde Anayasa Mahkemesinin 20/12/2023 tarih ve Bireysel Başvuru Numarası:... sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi üzerine yapılan yeniden yargılama sonucunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... Köyünün güvenlik yönünden yerleşime uygun olmadığının anlaşıldığı, bununla birlikte, davacının talebinin 5233 sayılı Kanun'un geçici maddeleriyle kapsama alınan, ayrı bir başvuru ve sonuçlandırma prosedürü öngörülen bir dönemi de kapsaması sebebiyle davacının talebinin ayrı ayrı dönemler halinde incelenmesi gerektiği, dava konusu işlemin, davacının 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden önceki dönemde oluştuğunu ileri sürdüğü zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden yapılan incelemede; söz konusu dönemde oluştuğu ileri sürülen maddi zararların karşılanması istemiyle en geç 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvurulabileceğinin kurala bağlandığı, bu durumda, davacı tarafından 27/07/2004 tarihinden önceki döneme ait zararların tazmini istemiyle en geç 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvuru yapılması gerektiği halde bu süre geçirildikten sonra yapılan başvuru ile anılan dönemde uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istenildiğinden dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin, davacının 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde oluştuğunu ileri sürdüğü zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden yapılan incelemede ise; 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde davacının terör ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sebebiyle bahse konu yerleşim yerindeki mal varlığına ulaşamadığı ve bu sebeple zarara uğradığı açık olduğundan davacının bu dönemdeki zararlarının ödenmesi gerekirken talebin reddine dair dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu işlemin, 01/01/2007 tarihinden idareye başvuru yapıldığı tarih arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden yapılan incelemede ise; ara kararı üzerine dava dosyasına sunulan Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının uyuşmazlık konusu köyde/mezrada bulunan mal varlığına ulaşamaması sebebiyle 2007-2018 yılları arasında uğradığı zararlara karşılık 16.387,84 TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve söz konusu ödemenin davacı vekili tarafından imzalanan 03/08/2023 tarihli taahhütname ile kabul edilmesi üzerine sulhname imzalandığı, buna göre, 01/01/2007 tarihinden idareye başvuru yapıldığı tarih olan 05/07/2013 tarihi arasındaki zararların işbu davanın açılmasından sonra sulh yoluyla davacıya ödenmiş olduğu görüldüğünden bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden iptaline, 01/01/2007 tarihi ile 05/07/2013 tarihi arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 27/07/2004 tarihinden önceki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/10/2024 tarih ve E:2024/3243, K:2024/3928 sayılı kararıyla;Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararının 30/05/2007 tarihine kadar olan dönemi kapsamadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine temyize konu karar ile yeniden yargılama yapılırken, başvurunun reddine ilişkin işlemin davacının 30/05/2007 tarihinden sonraki dönemdeki zararlarının tazmini isteminin reddine ilişkin kısmına özgü bir inceleme yapılması gerekirken yeniden yargılama kapsamında bulunmayan, dava konusu işlemin 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmı yönünden de yeniden yargılama yapılarak anılan dönem yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmının iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının tüm zararının karşılandığını belirterek sulhname imzaladığı, sulhnameye ihtirazi kayıt konulmadığı, davacı taraf lehine maktu vekalet ücretinin %25’ine hükmedilmesi gerekirken fazlasına hükmedildiği iddialarıyla temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:İLGİLİ MEVZUAT :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." kuralına; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; elektronik ortamda Merkezi Nüfus İdare Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden, yargılama süreci devam ederken davacının 16/11/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Bu durumda; İdare Mahkemesince, yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Dava konusu işlemin 27/07/2004 tarihi ile 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini isteminin reddine dair kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.