Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, tanınmış "Bim" markası ile iltibas yarattığı iddia edilen marka tescilinin hükümsüzlüğü ve YIDK kararının iptali istemli istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, tanınmış "BİM" markasıyla iltibas ve haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle "BIM 724" marka başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine, bu kararın iptali ve marka hükümsüzlüğü talebiyle dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal benzerlik bulunmadığı ve davalının davacı markasının itibarından faydalanma niyeti olmadığı sonucuna vararak davayı reddetmiş, bu karara karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1132 - 2026/1287
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1132
KARAR NO : 2026/1287
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/11/2023
NUMARASI : 2023/11 E. - 2023/393 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2023/11 E. - 2023/393 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu birtakım markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde 2021/134417 sayılı ve "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2022-M-14964 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa "..." markasındaki "..." asli unsuruna eklenen "..." rakamının ve oldukça belirsiz olan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığını, markada göze çarpan ve akılda kalan unsurun, markada sözcük unsuru olan "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının, markaların faaliyet alanı kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, davalının "..." başvuru konusu markasının ise müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile ortak olan 25. ve 35. sınıflarda aynı ve ilintili mal ve hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin "bim" markasının tanınmış marka olup davalı başvurusunun her halükarda tüm mal ve hizmetler için reddedilmesinin gerektiğini, TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri bakımından da "..." marka tescil başvurusunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ...'in 2022-M-14964 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2021/134417 sayılı markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, benzerliği bulunan 35. sınıfta yer alan perakende satış hizmetleri (35.05) bakımından tüketicinin bilinç düzeyinin ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varmanın mümkün olmadığı, zira anılan sınıfta taraf markalarının kapsamlarının sınırlandırılmadığı ve tüketicilerin her kesimden tüketiciler olarak değerlendirilebileceği, 35.01, 35.02, 35.03 ve 35.04 alt gruplarında ise alıcıların bilinç düzeyi daha yüksek tüketicilerden oluştukları, 25. sınıf malların ortalama tüketicilerinin halkın geneli olmakla birlikte, ürünlerin niteliği itibariyle tüketicilerin markanın seçiminde nispeten dikkatli davranacak bir kitle olduğu, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, her ne kadar davacıya ait "..." ibareli marka ... nezdinde T/01577 sayı ile tanınmış olarak kabul edilmiş ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacıya ait "..." ibaresini içeren markalarının "perakende satış hizmetleri" sektöründe bilinirliği olduğu kanaatine varılmışsa da, davalı başvurusunun davacıya ait "..." markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, haksız yararlanma, davacı markasının itibarına zarar verme, ayırt ediciliğini zedeleme ihtimallerinin ispat edilemediği bu nedenle SMK 6/5 koşullarının bulunmadığı, haksız rekabet iddialarının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararının ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporunun aksine, "..." ibaresinin tek başına yüksek ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, "..." markasındaki "..." asli unsuruna eklenen "" rakamının ve oldukça belirsiz olan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, markaların soldan sağa okunma ilkesi gereği göze ilk çarpan ve akılda kalan unsurun, "..." ibaresi olduğunu, bu durumun da müvekkilinin "" ibareli markalarıyla ayırt edilemeyecek bir benzerlik yarattığını ve seri marka algısı oluşturacağını, öte yandan, müvekkilinin perakendecilik sektöründe yüksek tanınmışlığı bulunan "..." markalarının tescil sınıfları ile ortak olan 35. sınıftaki perakendecilik hizmetleri için başvuru konusu edilen markada, son harfin "" olarak kullanılmasının müvekkilinin "" markaları ile karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırmadığını, davalının markasında, Yerel Mahkeme tarafından da kabul edilmiş olduğu üzere, taraf markalarının aynı/ilintili mal ve hizmetleri kapsadığını, böylece sınıflar bakımından da çakışan taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin "" markasının tanınmış marka statüsünde olduğunun gerek davalı kurum kararı gerekse dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğunu, karıştırılma tehlikesine ilişkin yapılan değerlendirmede, müvekkilinin markasının tanınmışlık derecesinin dikkate alıınması gerektiğini, ancak yerel mahkemenin bu şekilde bir değerlendirme yapmadığını, SMK 6/5 gereği "..." ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin yüksek tanınmışlığı bulunan "..." markası ile mal ve hizmet benzerliği dahi gözetilmeksizin, başvuru konusu tüm mal ve hizmetler yönünden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu marka tescilinin, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaları ile kazanmış olduğu hakları ihlal edeceğini ve haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu 2021/134417 sayılı markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili ise de davacıya ait "...?..." ibaresini içeren markaların, davalının "..." ibareli marka tescil başvurusu ile benzer olmadığı, dolayısıyla tarafların markaları arasında emtea benzerliği şartı gerçekleşmiş ise de ibareler yönünden benzerlik bulunmadığından, 6762 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının davacı yararına oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.