İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, HMB destekli esnaf kredisi faiz oranı artırımına ilişkin vergi mükellefiyeti ihtilafını inceleyen menfi tespit istinaf kararı.
Özet: Hazine destekli esnaf kredisi kullanan bir borçlunun, vergi mükellefiyetinin vergi dairesi tarafından sehven sonlandırılıp sonradan geriye dönük olarak düzeltilmesine rağmen, davalı bankanın faiz oranını tek taraflı olarak başlangıç koşullarının üzerinde artırması üzerine açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davayı reddeden kararının, mükellefiyetin kesintisiz devam ettiğini gösteren resmi düzeltmelerin bankanın yaptığı faiz artırım işlemine etkisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği temelinde istinaf incelemesi yapılmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1507
KARAR NO : 2026/1023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2025
NUMARASI : 2025/178 Esas 2025/580 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.09.2025 gün ve 2025/178 Esas 2025/580 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin .... unvanlı şahıs firması adına davalı bankanın Aliağa Şubesi'nden 29.05.2023 tarihinde yıllık %7,50 faiz oranlı, Hazine ve Maliye Bakanlığı destekli esnaf kredisi kullandığını, vergi mükellefiyetinin 05.12.2022 tarihinden beri kesintisiz devam ettiğini, ancak vergi dairesi tarafından sehven düzenlenen bir yoklama fişine istinaden mükellefiyet kaydının sonlandırıldığı gerekçesiyle davalı banka tarafından kredi faiz oranının tek taraflı olarak %58'e yükseltildiğini, vergi dairesinin daha sonra bu terk işlemini iptal ettiğini ve faaliyetin ara vermeksizin devam ettiğini tevsik ettiğini belirterek, kredi faiz oranının başlangıçtaki koşullar ile devamına, muarazanın giderilmesine ve fazladan ödenen taksit tutarlarının iadesi veya kredi borcuna mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca HMB destekli kredi kullanan müşterilerin vergi mükellefiyeti kayıtlarının kapatılmasından itibaren 3 ay içinde yeniden faaliyete başlamamaları halinde faiz desteğinin kaldırılacağını, GİB sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacının 31.01.2024 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyetinin sonlandırıldığının tespit edilmesi üzerine kredisinin cari ticari kredi faiz oranına (%58) güncellendiğini, yapılan işlemin mevzuata ve taahhütnameye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın GİB sorgulama tarihinde davacının vergi mükellefiyet kaydının sonlandırıldığının göründüğü, bankanın idari mevzuat ve yasal düzenlemeler çerçevesinde yaptığı işlemin uygun olduğu, vergi dairesinden yoklama işlemlerinin usulsüz olduğuna dair bir karar sunulmadığı, davacının kendi işi bırakma bildirimi üzerine terk işleminin yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin vergi mükellefiyetinin aralıksız devam ettiğinin Aliağa Vergi Dairesi yazısı ile sabit olduğunu, vergi dairesinin sehven yapılan terk kaydını re'sen iptal ettiğini ve bu iptal işleminin terk işlemini baştan itibaren geçersiz hale getirdiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki çelişkinin ek rapor alınarak giderilmediğini, faaliyetsizlik süresinin 3 ayı aşmadığını, faiz artışı yapılmadan önce müvekkiline herhangi bir bildirim veya tebligat yapılmadığını, ilk derece mahkemesince davacı aleyhine hükmedilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin dava değeri dikkate alındığında asıl alacağı aşamayacağından AAÜT m. 12/2 uyarınca hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, bankalarca kullandırılan hazine destekli esnaf kredisinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi, faiz oranının tespiti ve fazla ödenen tutarların istirdadı istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı .... ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davacıya yıllık %7,50 faiz oranlı, Hazine ve Maliye Bakanlığı (HMB) destekli esnaf kredisi kullandırılmıştır. Davalı banka, GİB sistemleri üzerinden yaptığı sorgulamada davacının 31.01.2024 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyet kaydının sonlandırıldığını tespit ederek faiz desteğini sonlandırmış ve faiz oranını %58'e yükseltmiştir. Davacı taraf ise vergi dairesinin sehven terk işlemi yaptığını, bu işlemin idarece iptal edilerek faaliyetin ara vermeksizin devam ettiğinin resmî yazı ile bildirildiğini ileri sürmüştür.
İlgili Cumhurbaşkanlığı Kararı ve mevzuat hükümleri uyarınca faiz desteğinin devam edebilmesi için esnafın fiilen faal olması ve işi bırakma/terk tarihinden itibaren en geç 3 ay (90 gün) içinde fiilen yeniden faaliyete başlamış olması gerekmektedir. Vergi dairesinin terk işlemini geriye etkili olarak geri alması veya iptal etmesi, davalı banka yönünden tek başına bağlayıcı ve fiili durumu gösterir nitelikte kabul edilemez ise de, bu durum karşısında mahkemece davacının fiilen 3 aydan fazla süreyle işi terk edip etmediğinin irdelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacının resen terk işlemi gerçekleştirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mevcut bilgi ve belgeler işin terk edildiği tarih aralığını net olarak tespite elverişli olmayıp, davacının üç aydan fazla süreyle esnaflığı terk ettiğini ispata yeterli görülmemiştir. İlk derece mahkemesince davacının Aliağa Vergi Dairesi'ne sunduğu terk beyanına ilişkin dilekçe ile vergi dairesinin yoklama kayıtları dosyaya getirtilmiş ise de, kayıtların tek başına faaliyete ara verilip verilmediğini ve ara verme süresini ispata yeterli olmadığı gözetilerek, davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıdan faaliyetin devam ettiğine dair fatura, ticari defter kayıtları, alış-satış belgeleri, elektrik, su ve doğalgaz fatura kayıtları, banka hareketleri vb. sorulup dosyaya kazandırıldıktan sonra irdelenerek davacının iş yerindeki faaliyetlerine üç aydan fazla süreyle ara verip vermediğinin net olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya bulunduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.09.2025 gün ve 2025/178 Esas 2025/580 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2026