Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı talebini ve sigorta/işleten sorumluluğunu inceleyen kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında meydana gelen değer kaybı zararının tazmini istemiyle açılan davada, davacı taraf kazanın diğer araç sürücüsünün tam kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek araç işleteni ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tazminat talep etmiş; davalılar ise zamanaşımı, poliçe limiti, zararın kasko sigortacısı tarafından karşılandığı, belirsiz alacak davası niteliği, davacı kusuru ve usul eksiklikleri gibi çeşitli savunmalarla davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/785 Esas - 2026/539
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/785 EsasKARAR NO : 2026/539T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24/09/2025KARAR TARİHİ : 10/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 16/04/2025 tarihinde müvekkili K... .... .... plakalı araca, davalı ...'nun kullandığı, davalı ... .... .... plakalı tırın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında onarım gören ve değişen parçalar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleten olan davalı şirketin, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, bu nedenle araç maliki, sürücü ve sigorta şirketinin oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya rağmen bir dönüş alınamadığını ve arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının kaza tarihi olan 16/04/2025'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kasko sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'ye 27/06/2025 tarihinde 25.344,00 TL rücuen hasar tazminatı ödendiğini ve bakiye poliçe limitinin 274.656,00 TL kaldığını, davacının tüm zararlarının bu ödeme ile giderildiğini, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, kazanın davacı sürücünün kusurundan kaynaklandığını, davacının dayandığı ekspertiz raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, aracın önceki hasar kaydı ve kilometresinin dikkate alınmadığını, Sigortacılık Kanunu'nun 30/13. maddesi gereğince davacının usulüne uygun bir başvuru yapmadığı için dava şartının oluşmadığını, talep edilen avans faizinin yerinde olmadığını ve yasal faiz uygulanması gerektiğini, temerrüt başlangıcının ise KTK'nın 99. maddesi gereğince usulüne uygun başvurudan itibaren sekiz iş günü sonrası olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...Enerji İnşaat Danışmanlık Akaryakıt Nakliye Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, talep edilen avans faizinin yerinde olmadığını ve yasal faiz uygulanması gerektiğini, bir değer kaybı oluşmuşsa bunun doğrudan zarar kalemlerinden olup öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, davacının aracının eski hasar kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, değer kaybı hesabında plastik aksamların dikkate alınmaması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından davacıya 25.344,00 TL hasar tazminatı ödenerek tüm zararlarının karşılandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 16/04/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, tarafların beyanları, ...plakalı araca ait ZMMS poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, Makine Mühendisi Adli Trafik Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 29/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür.Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ve 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 29/12/2022 tarih ve 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararları ile 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir.Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır.Makine Mühendisi Adli Trafik Bilirkişisi ... ... ... tarafından düzenlenen 29/03/2026 tarihli raporda, dosyadaki kaza tespit tutanağı ve araç fotoğraflarına göre,... ... ... plakalı araca geçiş önceliği vermeyerek aracın sağ arka kısımlarına çarptığı, bu suretle 2918 sayılı KTK'nın 57/b-5 maddesini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, davacı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrası değer kaybı tespitinin Yargıtay içtihatları ve piyasa araştırmasına göre yapılması gerektiği, bu kapsamda davacıya ait 2023 model, 75.419 km'deki Fıat Egea marka aracın kaza öncesi piyasa değerinin 950.000,00 TL, onarım sonrası piyasa değerinin ise 925.000,00 TL olduğu, bu nedenle araçta kaza tarihi itibarıyla 25.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.Davacı ve davalı sigorta şirketi vekillerinin 21/04/2026 ve 15/05/2026 tarihli sulh dilekçesi ile birlikte karşılıklı olarak yargılama giderleri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiği görülmüştür.Davalı ...Enerji vekilinin 09/06/2026 tarihli 5. Celse duruşmasındaki beyanında yargılama giderleri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiği görülmüştür.HMK nun 313. Maddesinde;" (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 314. Maddesinde; " (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.(3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", 315. maddesinde;" (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemesi yere almıştır.Bu kapsamda, davamız konusu tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri hususlarda olduğu, taraf vekilleri mahkeme dışı sulh olduklarını ve sulhe göre karar verilmesini istemedikleri ve HMK nun 315.maddesu hükümü nazara alınarak, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, esası hakkında karar vermesine yer olmadığına, yine tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı nazara alınarak, talep gibi aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dava konusuz kalmakla, alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Taraf vekilleri karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirdiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı dava açmakta haklı olduğundan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair Davacı vekili ve Davalı ...Enerji vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır