İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı, aile şirketi niteliğindeki davalı şirketin 08.08.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda usulsüz ve yasaya aykırı olarak alındığını iddia ettiği yönetim kurulu seçimi, üyelerin ücretleri ve yetkileri hakkındaki kararların iptali talebiyle dava açmış; davalı ise genel kurulun usul ve yasaya uygun yapıldığını, davacının kötü niyetli davrandığını, toplantıya katıldığını ve oylamalara olumlu oy verdiğini, şirket kararlarının iptalini gerektirecek bir durum olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/1905 KARAR NO: 2026/837T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 26/05/2022NUMARASI: 2021/242 Esas - 2022/593 KararDAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 1987 yılında kurulmuş olan ve bugün 12.000.000,00 TL sermayeli Anonim şirket olduğu, ... AŞ nin 11.897.500,00 TL ile şirketin % 99 una sahip bulunduğu, diğer %1 lik oranın yine hakim şirketin ortakları arasında, davacı ...'ün, 10.250,00 TL, Eşi ...' ün ise 6.833,00-TL sermaye miktarı bulunduğu, müvekkilin kardeşleri olan ...'ün 17.083,00-TL ...'ün 68.334,00-TL sermaye paylarının bulunduğu, şirketin yapı itibarıyla aile şirketi kimliğinde bulunduğu, ayrıca davalı şirketin...AŞ.nin de % 51 hissesine sahip olduğu, 08.08.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul' da alınan ve iptali istenilen kararların davalı şirketin usulsüz ve yasaya aykırı olarak yapılan 08.08.2017 tarihli, Olağan Genel Kurulda alınan kararların iptali talebine ve buna ilişkin tedbir talebine ilişkin olduğu, olağanüstü Genel Kurulda alınan ve iptali talep edilen kararların; Yeniden Yönetim Kurulu seçimi, Yönetim Kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesi ve Yönetim Kurulu üyelerine TTK.395 ve 396. Maddelerinde yer alan yetkilerin verilmesi Olduğunu beyan ederek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 13.09.2017 tarihli delil dilekçesinin HMK' na aykırı olduğu, davacıların iyi niyetli olmadığını, 13/09/2017 ve 09.10.2017 tarihlerinde olmak üzere Mahkemeye iki farklı delil listesi sundukları, her iki delil listesinde de huzurdaki davayı ispatlamaya yönelik herhangi bir delil sunamadıkları, dosyaya sunulan delillerin somut olmadığı, davacıların İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2017/983 esas sayılı dosyası ile 08/08/2017 tarihli olağanüstü Genel Kurul toplantısında özel denetim taleplerinin reddedilmiş olması sebebiyle haksız bir şekilde özel denetim talepli dava ikame ettikleri, TTK'nın 439. maddesinin sistemi gereği, özel denetim talebinin Genel Kurulca reddi halinde işbu Genel Kurul Kararının iptalinin dava edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı şirketin 08.08.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı, davacıların haksız iddialarının aksine usul ve yasalara uygun yapıldığı, davalı şirketin merkezinde bulunduğu grup şirketlerler ile birlikte üretim ve ihracat ağı geniş, sektörünün öncü firmaları arasında olan, alanında tanınmış saygın bir şirket olduğu, davalı şirketin TTK'nın 398.maddesi uyarınca bağımsız denetime tabi olduğu, usul ve mevzuata uygun bir şekilde hesap ve defterlerinin denetlendiği, Şirketin, "profesyonel yönetim" anlayışı ile yeniden yönetiminin oluşturulması hedeflendiği, 05/07.2017 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında davacı ...'ün de katılımı ve olumlu oyuyla toplantı başkanlığının oluşturulması, Yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve sürelerinin belirlenmesi, tüm Yönetim Kurulu üyeleri ve pay sahiplerine toplantıya davet mektuplarının iadeli taahhütlü bir şekilde gönderildiği, pay sahiplerine tebliğ edildiği, davacı ...'ün, 05/07/2017 tarihli Yönetim Kurulu toplantısına katılımı ve olumlu oyuyla davalı şirketin 08/08/2017 tarihli olağanüstü Genel Kurul yapılması yönünde karar alındığı, toplantı gündeminin de iş bu yönetim kurulu kararıyla belirlendiğini ve tüm pay sahiplerinin toplantı gün, yer ve saatinde hazır bulunduğu, toplantıya katıldığı, toplantı süresince toplantı şekline itiraz etmeksizin hazır bulunduğu, davacıların şirket menfaatlerine aykırı ve kötü niyetli olarak Olağanüstü genel kurulu toplantısında alınan kararların iptalini istediklerini beyan ederek, tüm yasal hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin uğraması muhtemel zararlarına karşılık teminata hükmedilmesine, miktarı ve süresi mahkeme tarafından takdir edilecek teminatın, davacılara verilecek kesin süre içerisinde dosyaya depo edilmemesi durumunda, davanın usulden reddine, davacıların huzurdaki davayı ikame etmelerinde hukuki yararlarının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacıların davalı şirketin 08/08/2017 olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların dava neticesine kadar yürütülmesinin geri bırakılması yönündeki haksız taleplerinin reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "gündemin 4. maddesi yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksunluğu dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması oydan yoksunluk hâlinde bu kimselerin oyları düşüldükten sonra geriye kalan oyların kararın alınması bakımından yeterli olup olmadığına bakılarak bir sonuca varılması yönünde olup, huzurdaki davada yönetim kurulu üyeleri 3. Gündem maddesinin onaylanmasında oy kullanamazlar. TTK işlem yasağının ve rekabet yasağının kaldırılması bakımından ağırlaştırılmış bir nisap öngörmemiştir. Davalı şirketin esas sözleşmesinde de aksi bir düzenleme yoktur. O halde TTK md. 418 (2) gereği kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir. Bu durumda 6102 Sayılı YTTK'nm 436/1. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu hali uygulanmalıdır. Ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesi oy kullanabilir. Davalı Şirket Genel Kurulunda TTK md. 395,396 daki izinlerin verilmesine ilişkin oylamada yönetim kurulu üyeleri kendi oylamalarında oy kullanmamışlar ve TTK md. 395,396 daki izinler oy çokluğu ile yönetim kuruluna verilmiş olduğu alınan kararda oyda yöksunluk halinin söz konusu olmadığı gibi alınan kararın kanuna,esas sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı anlaşıldığından davacıların bu maddenin iptaline ilişkin taleplerinin de reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin finansal durumu ve yönetim kurulunun yükümlülükleri ile sorumlulukları ele alındığında yönetim kurulu başkanı için belirlenen ücretin hakkaniyete uygun olduğunu, yönetim kurulu üyeleri için ücret belirlenirken şirketin mali durumu, finansal yapısı, günün koşulları, yönetim kurulunun görev, yetki ve sorumlulukları göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerektiğini, istinafa konu kararda yönetim kurulu başkanının ücreti değerlendirilirken davalı şirketin yurtiçinde ve yurtdışında sayısı 20'ye yakın birçok bağlı şirketinin bulunması ve bu şirketlerin yönetim ile organizasyonu açısından yönetim kurulu başkanına düşen sorumluluk yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olup eksik inceleme ile hatalı şekilde hüküm tesis edildiğini, şirket bağlı ortaklıkları ile birlikte Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika kıtalarında faaliyet göstermekte olup, ilgili şirketlerin birbiriyle koordine edilmesi ve ilgili faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ciddi bir organizasyon ve planlama ihtiyacını doğurduğunu, bu ihtiyacı karşılayabilecek bir yöneticinin ise ciddi bir emek ve mesaisini ilgili göreve harcaması gerektiğini, tüm bu hususlar ele alındığında yönetim kurulu başkanı için belirlenen ücretin fahiş olmadığını, yönetim kurulu başkanı ... Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin 30.03.1988'de alınan genel kurul kararından başlayarak yönetim kurulu üyeliğini kesintisiz olarak yerine getirdiğini, 1988 yılından davanın açıldığı yıl olan 2017 yılına kadar yaklaşık 30 yıllık bir süre zarfında davalı şirketin faaliyet göstermekte olduğu sektörde öncülüğü elde etmiş olmasında 1998 yılından beri yönetim kurulu başkanlığını üstlenen mevcut yönetim kurulu başkanı ...'ün kişisel emek ve mesaisini davalı şirket yönetimine vakfetmiş olmasının öneminin yadsınamaz olduğunu, dosyaya sunulan 2017 ve 2016 yıllarına ait konsolide bilanço ve gelir tabloların kıyaslanması ile görüleceği üzere 1 yıl içerisinde dahi hasılatın 2 katını aşmış olması yönetim kurulu başkanının görevinin gerektirdiği emek ve mesaiyi fazlasıyla şirket faaliyetine vakfettiğini, davalı şirketin 12.000.000,00 TL tutarında ödenmiş sermayesi bulunduğunu ve bağlı ortaklıklarıyla birlikte yurt dışında birçok ülkede faaliyet göstererek istikrarlı yatırım ve stratejileri ile davacıların şirkete karşı açmış olduğu başta fesih davası olmak üzere çeşitli dava ve yıldırma politikalarına rağmen her geçen gün büyüme potansiyelini artırdığını, aynı sektörde faaliyet gösteren benzer büyüklükteki emsal şirketlerin yaptıkları ödemeler de nazara alınıp bilirkişi incelemesi yaptırılarak çıkacak sonuç üzerine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin dosyaya sunmuş olduğu yasa gereği .....'YE göre hazırlanan bilanço ve gelir tabloları hukuka aykırı bir şekilde bilirkişi raporunun hazırlanmasında esas alınmayarak eksik inceleme yapıldığını, ilgili belgeler mahkemeye sunulmuş olmasına ve mahkemece bilirkişilerce ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen anlaşılamadığı şekilde 20.01.2022 tarihinde yapılan bir sonraki duruşmada Mahkeme "Bilirkişi kurulunun ek raporunu sunduğu görüldü." demiş ancak sunulduğu tutanağa geçirilen işbu rapor taraflara hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporu tebliğ edilmemiş olduğu gibi aynı duruşmada ek olarak tarafımızca duruşmada hazır bulunulmasına rağmen konu hakkında Mahkeme tarafımıza söz hakkı verilmediğini ve HMK m. 27'de öngörülmüş olan hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahkemece halihazırda 23.09.2021 tarihli duruşmada verilen ara karara uygun olarak UFRS/TFRS/TMS'ye uygun ve bağımsız denetimden geçmiş 2017 ve 2016 yıllarına ait bilanço ve gelir tablosu sunulması ertesinde ilgili belgeler üzerinden yapılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporu Mahkeme'ye sunulmuş iken neden tekrardan VUK a uygun bilanço ve gelir tablosunun sunulmasının istendiğinin anlaşılmadığını, 20.01.2022 tarihinde yapılan duruşma tutanağında sunulduğu Mahkeme tarafından zapta geçirilen bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmediği gibi rapora ilişkin itiraz ve beyanlarının da alınmadığını, mahkeme tarafından .......'ye göre düzenlenmiş bilanço ve gelir tablosu yerine VUK'a uygun bilanço ve gelir tablosunun istenmesinin gerekçesi olarak gerekçeli kararda yer verilmediğini, bilirkişi heyeti herhangi bir şekilde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2020/175 E. 2021/102 K. sayılı kararında öyle bir ifadeye yer verilmemiş olmasına rağmen raporunda istinaf mahkemesi kararına atıfta bulunarak "bilanço ve gelir tablosunun........'ye göre olduğu anlaşılmakla birlikte istinaf kararı doğrultusunda Vergi Usul Kanunu'na uygun bilanço ve gelir tablosu veya kurumlar vergisinin ibrazı halinde inceleme yapılabileceği" şeklinde görüş bildirildiğini, ilgili görüş tamamen bilirkişilerin kendi görüşlerini yansıtmakta olup istinaf kararında incelemenin vuk'a göre düzenlenmiş bilanço ve gelir tablosu üzerinden yapılması gerektiğine dair herhangi bir ibare olmadığını, kanun gereğince davalı şirketin finansal durumunu en doğru şekilde gösteren ve düzenlenmesi zorunlu olan finansal tabloların dikkate alınmayarak incelenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kanunda bir şirketin faaliyetine ve mali durumuna ilişkin en önemli belge ve verileri teşkil eden ........'ye göre hazırlanmış olan konsolide bilanço ve gelir tablosunun gerek bilirkişilerce gerek mahkemece dikkate alınmaması eksik ve yanlış incelemeye sebebiyet verdiğini, mahkeme ve bilirkişi heyetince eksik ve yanlış incelemelerde bulunulmuş olup yönetim kurulu başkanı için öngörülen aylık 60.000,00 TL ücretin hakkaniyete ve hukuka uygun olduğunu, yönetim kurulu başkanı için belirlenen aylık ücretin fahiş ve iyiniyete aykırı olduğu iddiasında bulunan davacı taraf işbu iddiasını ispat edememiş olup davanın tümden reddi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE :Dava, davalı şirketin 08.08.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 2, 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulü ile genel kurulun 3 nolu gündem maddesinde alınan kararın “Yönetim Kurulu Başkanına aylık 60.000,00 TL net” ücret ödenmesine ilişkin kısmın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu genel kurulun 3 nolu gündem maddesinde alınan kararın yönetim kurulu başkanına aylık 60.000,00 TL net ücret ödenmesine ilişkin bölümünün, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı noktasındadır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun “Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları” başlıklı 394. maddesinde; “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Buna göre, aksine esas sözleşmede hüküm olmadığı takdirde yönetim kurulu üyelerine her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarı esas sözleşmede tayin edilmemiş ise genel kurulca tayin olunacağı hükme bağlanmıştır. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Huzur hakkı ve ücretin belirlenmesinde şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması dikkate alınarak tayin olunan ücretin yönetim kurulu üyelerinin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir (Yargıtay 11. HD 03.12.2015 tarih, 2014/18093 E; 2015/12978 K ilamı). İptali talep edilen 08.08.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu 3. gündem maddesinde Yönetim Kurulu Başkanına aylık 60.000,00 TL net, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısına aylık 15.000,00 TL net ücret ödenmesi ve yönetim kurulu üyelerinden toplantılara katılan her üyeye toplantı başına 500,00 TL net ücret ödenmesi kararlaştırılmıştır.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında alınan 06/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalı .... A.Ş.'nin 31.12.2017 tarihinde 18.706.064,39 TL brüt satış karı, 8.369.143,10 TL faaliyet karı, 14.425.651,84 TL Olağan Kar, 15.835.755,14 TL tutarında Dönem Karı ve 13.295.958,38 TL Dönem net karı elde etmiş olduğu, davalı şirket yönetim Kurulu Başkanına ödenen (aylık 60.000,00 TL den yıllık) 720.000,00 TL ücretin Gelir Tablosu karlılık oranlarına göre dağılımı sonucunda ödenen 720.000,00 TL' nin Brüt Satış Karlılığına oranının % 3,8, Faaliyet Karlılığına oranının % 8,6, Olağan Karlılığa oranının % 4,9, Dönem Karına oranının %4,5 ve Dönem Net Karın oranının %5,4 oranında olduğu, davalı şirket mali tabloları nazara alındığında yönetim kurulu başkanına ödenen yıllık ücretin emsal şirket ödemeleri bulunmadığından emsallere nazaran yüksek olup olmadığı tespit edilememiş olup, mali veriler üzerinden yapılan oranlama çerçevesinde ücretin yüksek olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Mahkemece, davalı şirketin İSO tarafından Türkiye'nin en büyük ikinci 500'ünde içinde gösterilen bir şirket olduğu(2014 ve 2015 yıllarında), her ne kadar davalı şirket kar durumuna ilişkin bir belgeyi incelemeye sunmamış ise de, İSO internet sitesinden alınan belgeye göre davalı şirketin 2014 yılına ilişkin kârının 10.451.596,00 TL olduğu, İSO tarafından ikinci en büyük ... şirket arasında yer alan ve davalı şirketle benzer alanlarda faaliyet gösteren şirketler üzerinde yapılan araştırma neticesinde benzer yapıdaki şirketlerde belirlenen ücretler ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerine verilen ücret kıyaslandığında bu miktarın yönetim kurulu başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyelerine verilen ücretin yüksek olmadığı fakat yönetim kurulu başkanına verilen ücretin fazla olduğu (Örneğin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ....A.Ş.'nin .../05/2016 tarihli genel kurulunda gündemin ....maddesi ile yönetim kurulu üyesine aylık ¨20.000,00 ücret ödenmesine,...sicil numarası ile kayıtlı ....A.Ş.'nin 30/03/2016 tarihli genel kurulunda gündemin 9.maddesi ile yönetim kurulu üyelerine ¨8.300,00 ücret ödenmesine,... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş'nin 17/05/2017 tarihli genel kurulunda gündemin 6.maddesi ile yönetim kurulu üyelerine aylık ¨8.500,00 ücret ödenmesine,183636 sicil numarasında kayıtlı ...A.Ş.'nin 27/04/2017 tarihli genel kurulunda gündemin 7.maddesi ile yönetim kurulu başkanına aylık ¨ 20.000,00,başkan yardımcılarına aylık ¨15.000,00 ve yönetim kurulu üyelerine aylık ¨10.000,00 ücret ödenmesine karar verilmiştir.) ayrıca davalı şirketin önceki genel kurulları incelendiğinde bir önceki yıl ve daha önceki yıllarda yönetim kurulu üyelerine 12.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, yönetim kurulu başkanı için belirlenen aylık net 60.000,00 TL ücretin şirketin mali yapısı,emsal nitelikteki şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen ücret ve bir önceki genel kurula göre artışın enflasyonun çok üzerinde % 500 seviyesinde olması dikkate alındığında bu tutarda bir ücretin yönetim kurulu başkanına ödenmesi ve aynı zamanda pay sahibi olan başkana bu yolla diğer pay sahiplerine nazaran menfaat sağlanmış olmasının eşitlik ilkesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından maddenin bu kısmının iptaline karar verilmiştir.Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulu başkanı için belirlenecek ücretin, davalı şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması dikkate alınarak tayin olunan ücretin yönetim kurulu üyelerinin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Davalı şirket yönetim kurulu başkanına verilen yönetici ücretinin şirketin net karının %5,4'nü oluşturduğu, önceki yıllarda yönetim kurulu üyelerine 12.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı çalışma esaslarını bir yıl öncede sürdüren şirketin uzun yıllar ücret standardı belli iken bir yıl önceki ücretin 5 kat artırılmasının objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi mali incelemelerde de bu artışa sebep olabilecek herhangi bir durumun tespit edilemediği, emsal nitelikte belirlenen şirketlerde belirlenen ücretlerin davalı şirket için geçerli kabul edilmesi gerektiği göz önüne alınarak davalı şirket genel kurulu başkanı için toplantının 3. gündem maddesinde Yönetim Kurulu Başkanına aylık 60.000,00 TL net ücret ödenmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Her ne kadar davalı vekili,........'ye göre düzenlenmiş bilanço ve gelir tablosu yerine VUK'a uygun bilanço ve gelir tablosunun istenmesine, onlarca bağlı şirketin faaliyetlerini koordine ve organize etmesi, şirketler arası iletişim vs. süreç yönetimini yürütmesi, tüm şirketlerin tek bir bütün şirket gücünde güçlü şekilde idaresi, faaliyetlerin yürütülmesi için ciddi şekilde emek ve mesaisini sarf etmesi ve davacının yönetim kurulunda yer aldığı sürece nazaran profesyonel yönetime geçildiği süreçte artan yoğun iş yükü dolayısıyla üzerinde bulunan sorumluluk da dikkate alındığında takdir edilen ücretin makul olduğu itiraz da bulunmuşsa da, bağlı şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri bulunması, yönetim ve karar alma mekanizmaların ayrı olması, buna göre konsolide bilançonun ücret belirlemesinde esas alınmasının mümkün olmadığı gibi, davalı şirket yönetim kurulu başkanının bağlı şirketler için harcadığı emek ve mesainin bu şirketlerde yönetici olması halinde ayrı bir ücretin diğer şirketlerden de alacak olması karşısında davalının bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2026