Yargıtay, hırsızlık davasında sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK 142/5 maddesinin uygulanmasını savunma hakkı kısıtlaması sayarak kararı bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan hakkında hüküm kurulan sanık aleyhine, iddianamede açıkça belirtilmeyen Türk Ceza Kanununun 142/5. maddesinin, sanığa usulüne uygun ek savunma hakkı tanınmaksızın uygulanmasıyla savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilmiştir. Bu önemli hukuki hata nedeniyle, istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, sanığın adil yargılanma hakkının temini amacıyla dosyanın, belirtilen eksikliğin giderilerek yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3120 E., 2022/3016 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, etkin pişmanlığa ve sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, sanığın psikoloji hastası olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a maddesi uyarınca hükmolunan cezadan arttırım yapılırken sırasıyla aynı Kanun'un 143. ve 142/5. maddelerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesine yer verilmemesine rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanmasına karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.