İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu yabancı plakalı araçta oluşan maddi hasar tazminatı davasının istinaf incelemesi.
Özet: Balıkesirde meydana gelen trafik kazasında yabancı plakalı araca çarpan sürücünün tam kusurlu bulunması üzerine açılan tazminat davasında, Almanyada ikamet eden davacının yurt dışı ekspertiz raporuyla tespit edilen maddi hasarının sigorta ödemesi sonrası kalan 5.110,45 Eurosunun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden faiziyle tahsilini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davalıların yetki, görev ve Euro üzerinden talep edilen tazminatın sebepsiz zenginleşme olduğu yönündeki itirazlarını reddederek talebin kabulüne karar vermiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/275 KARAR NO : 2026/1074T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/11/2023NUMARASI : 2022/767 Esas - 2023/894 KararDAVANIN KONUSU : TazminatKARAR TARİHİ : 19/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2023 tarih 2022/767 Esas 2023/894 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar .... A.Ş. vekili ve (İflas Nedeniyle) .... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2022 tarihinde Balıkesir ilinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ..... plakalı yabancı plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, davalı ... . A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı .... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, davanın kusurlu sürücü...., araç maliki ve işleteni .... A.Ş. ile ZMSS sigortacısı .... A.Ş.'ye karşı açıldığını, Almanya'da yerleşik ..... isimli firma tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli ekspertiz raporuyla hasar miktarının KDV dahil 5.273,09 Euro olarak tespit edildiğini, ekspertiz raporu için ayrıca 922,85 Euro ödendiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 22.09.2022 tarihinde yapılan 2.950,00 TL ödemenin TCMB efektif satış kuruna göre yalnızca 162,64 Euro'ya karşılık geldiğini belirterek bakiye tazminat miktarı için işbu davanın ikame edildiğini açıklayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında ZMSS poliçesi tanzim edildiğini ve dava konusu talebin bu poliçeye dayandırıldığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, orijinal parça ile değişim yapılmadan önce onarım ile eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça değişimi yoluna gidilmesi gerektiğini, davacının aracını Almanya'da tamir ettirerek Euro üzerinden tazminat talep etmesinin sebepsiz zenginleşme niteliği taşıdığını, kusur tespitinin davacı araç sürücüsünün sol şeritte ani frenleme yaptığı hususu gözetilerek yeniden incelenmesi gerektiğini, temerrüt tarihine ilişkin itirazlarının da bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin ve diğer davalı .....'nin adresinin Balıkesir'de olduğunu, kaza yerinin de Balıkesir olduğunu, bu nedenle HMK'nın 7. maddesi ile KTK'nın 110. maddesi gereğince yetkili mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın iddialarının somut delilden yoksun ve soyut nitelikte olduğunu, davacı araç sürücüsünün sol şeritte aracı ani olarak durdurması nedeniyle müvekkil araç sürücüsüne yüzde yüz kusur atfedilemeyeceğini, gerçek zarar ilkesi uyarınca davacının tüm zararının sigorta şirketince karşılandığını, normatif zarar kavramının reddedildiğini ve fark teorisi çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, aracın Almanya'da yaptırılmak istenmesinin kur farkı nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, dava öncesi hazırlanan ekspertiz raporu ücretinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yetki itirazının KTK m.110 ve haksız fiil davalarında seçimlik yetki kuralları uyarınca reddine, davanın 2918 sayılı yasa ile 6102 sayılı TTK'dan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava niteliği taşıdığından görev itirazının reddine, davacının davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğundan belirsiz alacak davası itirazının reddine karar verildiği, bilirkişi kurulu raporunda davalı ....'nin KTK m.52/b, 56/c ve 84/d'yi ihlal ederek kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun, davacıya ait .... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin orijinal yedek parça kullanılmak suretiyle 5.273,09 Euro, Almanya piyasa koşullarına göre 52.666,56 TL olduğunun tespit edildiği, bu bedelden davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.950,00 TL ödemenin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden mahsup edilmesiyle bakiye zararın 5.110,45 Euro olarak belirlendiği, davacının Almanya'da yerleşik olması nedeniyle yurt dışı tamire zorlanamayacağı ve yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden tahsiline, davalı sigorta şirketi yönünden KTK m.97 kapsamında başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrasından, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca değişken faiz yürütülmesine, sorumluluk bakımından davalı ..... A.Ş.'nin bakiye ZMSS teminat limiti olan 97.050,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar verildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalılar.... A.Ş. vekili ile ..... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, müvekkilin adresinin Balıkesir olduğunu, kaza yeri ve diğer davalı .... 'nin de Balıkesir'de bulunduğunu, HMK m.7 ve KTK m.110 uyarınca yetkili mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı araç sürücüsünün sol şeritte ani fren yaptığı vakasının kusur tespitinde nazara alınmadığını, bu nedenle yüzde yüz kusur atfının hatalı olduğunu, davacının gerçek zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ekspertiz raporunun TTK m.1426 kapsamında makul gider sayılamayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı .... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davacı ile müvekkil arasındaki ZMSS poliçesinin 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemi niteliği taşıdığını ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı aracının Almanya'da tamir ettirilmek istenmesinin kur farkından yararlanma amacıyla TBK m.52 anlamında zararı artırma niteliği taşıdığını, hasar bedelinin Türkiye koşullarında hesaplanması gerektiğini, kusur incelemesinin yeniden yapılması gerektiğini, eşdeğer parça ile onarım mümkünken orijinal parça bedelinin esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının gerçek zararının tamamen karşılandığını, ekspertiz ücretinin yargılama giderine dahil edilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedelinin karşı araç sürücüsü, araç maliki ve ZMSS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup taraflar arasında bir sigorta sözleşmesi değil, zarara uğrayan üçüncü kişi ile ZMSS sigortacısı arasındaki yasal sorumluluk ilişkisi söz konusudur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesi uyarınca bir hukuki işlemin TKHK kapsamında değerlendirilebilmesi için taraflardan birinin tüketici sıfatını taşıması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta davacı, ZMSS poliçesinin tarafı konumunda olmayıp haksız fiil nedeniyle zarar gören üçüncü kişi sıfatındadır, bu nedenle uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde değildir. Dava, 2918 sayılı KTK ve 6102 sayılı TTK kaynaklı olması nedeniyle TTK'nın 4/1 ve 5/1. maddeleri uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü değil görev ilişkisi olmakla birlikte, dava zaten Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davalı .... A.Ş. vekilinin uyuşmazlık konusu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğuna yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ve ZMSS Genel Şartlarının C.7. Maddesi ile düzenlenen "Motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü uyarınca araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre şube müdürlüğüne göre daha geniş yetkileri bulunan sigortacının bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bu düzenleme, kesin yetki kuralı niteliğinde olmayıp davacıya seçimlik bir yetki hakkı tanımaktadır. Kesin yetki kuralı bulunmadığından yetki itirazı ilk itiraz niteliğinde olup, bu itiraz ileri sürülmüş olsa dahi mahkemenin öncelikle KTK m.110 kapsamında yetkili olup olmadığını titizlikle araştırması zorunludur.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 12/12/2012 tarih ve 2011/13188 Esas 2012/13953 Karar sayılı ilamı)Somut olayın incelenmesinde, davalı .... A.Ş.'nin "İzmir Bölge Müdürlüğü" unvanıyla ....Mahallesi ...i Bulvarı No:... Kat :.... adresinde fiilen faaliyet gösterdiği bölge müdürlüğü, şirketin organizasyon yapısı içinde hasar süreçleri bakımından aktif ve şubeye göre daha yetkili bir birim niteliğindedir. Bu durumda KTK m.110 uyarınca davalı sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün İzmir'de bulunması nedeniyle İzmir mahkemeleri dava tarihi itibarıyla yetkili mahkemeler arasında olup ilk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilmesi yerindedir.Somut olayın esasına ilişkin değerlendirmede; davacının Almanya'da ikamet edip geçici olarak Türkiye'ye getirdiği .... plakalı aracın 25.07.2022 tarihinde Balıkesir'de meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığı anlaşılmakta olup davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz.Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) Davalı taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) Kusur dağılımı yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde, taraflarca aksi iddia edilmeyen kaza tespit tutanağına göre dava konusu trafik kazasının davalıya ait aracın, davacıya ait aracın arkasından çarpması suretiyle meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün karayolunda seyir halindeyken hızını önünde bulunan araçlarla olan mesafesine göre güvenli duruşu sağlayabilecek şekilde ayarlaması gerektiği halde bu yöndeki kurallara riayet etmemesi nedeniyle önünde seyreden davacıya ait araca çarpması suretiyle kazanın gerçekleştiği, davacıya ait aracın seyri sırasında duraklamasının tek başına kusur oluşturmayacağı gözetilerek kusur dağılımına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Ekspertiz ücretine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K. ) Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince davacı tarafça talep edşlen davalılar üzerine yükletilmiş olup ekspertiz ücreti giderinin mahiyeti itibariyle yargılama giderlerinden sayılması nedeniyle davanın kabulüne göre tamamının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.Tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasar tespitinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamıyla uyumlu bulunmasına, davacının gerçek zararının kaza tarihindeki rayiç değerlere göre doğru biçimde belirlendiğinin anlaşılmasına, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden sorumluluk belirlenmesine, tazminata davalıların sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca değişken faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin ZMSS teminat limiti dahilinde sorumlu tutulmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine göre, davalı taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde değildir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekillerinin dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar .... A.Ş. vekili ve (İflas Nedeniyle) ..... .. A.Ş. vekili vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ..... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 6.356,10 TL'den peşin alınan 1.850,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.506,10 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı (İflas Nedeniyle) ..... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 6.356,10 TL'den peşin alınan 1.589,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.767,08 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle istinaf eden taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.