Tapusuz taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle tescili davasında, mahkemenin bozmaya uymayarak eksik inceleme yapması, zilyetlik ve kullanım tespiti ile yasal değerlendirmeleri tamamlamaması üzerine Yargıtayca bozulması.
Özet: Yargıtay, tapusuz taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle tescili davasında, yerel mahkemenin önceki bozma kararına rağmen zilyetliğin süre ve niteliğini yeterince araştırmaması, eksik bilirkişi raporlarına dayanması, davacılar arasındaki ilişkinin ve bireysel zilyetliğin hukuki değerlendirmesinin yapılmaması, ayrıca ölü kişiler lehine hüküm kurulması gibi usul eksiklikleri nedeniyle kararı bozarak; hava fotoğrafları ve yerinde detaylı tanık ve bilirkişi incelemesiyle tüm hususların yeniden ve eksiksiz araştırılmasını gerekli görmüştür.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 10.02.2025SAYISI : 2024/772 E., 2024/215 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz talebi ek kararla reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Kadastro sonucu Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü taşlık olduğundan tespit harici bırakılmıştır.Davacılar, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddini savunmuş, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.Mahkemece davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 282049,19 m² yüz ölçümlü tapulama harici alanın payları eşit olmak üzere müşterek olarak davacılar adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu açıklanıp hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın 18.09.2024 havale tarihli fen raporunda da belirtildiği üzere 2014 yılında idari yoldan tescilinin yapıldığı, 863 parsel numarasını aldığı fakat malik hanesinin halen davalı olduğu, taşınmazın davacılar tarafından 1984’lü yıllarda 2-3 yıl süre zarfında imar-ihya çalışmalarının tamamlanarak kullanılmaya başlandığı, halen de davacılar tarafından kullanıldığı, davacı tarafın taşınmazı imar-ihya ederek tarım arazisi haline getirdiği ve zilyet olarak 20 yıldan fazla süredir taşınmazda ziraat ile uğraştığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 863 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 18.09.2024 tarihli ek raporunda (A) harfi ile gösterdiği 282049.19 metrekarelik kısmın davalı olarak görünen tapu kaydının iptali ile davacılar adlarına payları eşit olmak üzere müşterek olarak tesciline karar verilmiştir.Ne var ki; Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, taşınmaz üzerinde farklı kullanım bulunup bulunmadığı tanık ve mahalli bilirkişilerden sorulmamış, eksik ve hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporları ile yetinilmiş, davacıların taşınmazları birlikte kullandıkları kabul edilmek suretiyle hüküm verilmiş ise de davacılar arasındaki ilişki araştırılmamış, UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneklerine göre davacılardan ... ile ...’in evli olup, ...’nin 1986, 1988, 1990, 1992, 1993, 1998 doğumlu çocukları olduğu anlaşılmasına rağmen Mahkemece adı geçen davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bireysel zilyetliğinin bulunup bulunmadığı tartışılmamış ve 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenen sınırlamalar yönünden bu husus değerlendirilmemiş, kabule göre de davacılar ... ve ... yargılama sırasında vefat etmesine rağmen ölü kişi lehine hüküm kurulmuştur. Hâl böyle olunca; Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılmalı ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmalı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, dava konusu taşınmazın tesciline esas tüm evrak ile çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları, varsa dayanağı kayıtlar (tapu kaydı, vergi kaydı gibi) birlikte getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın nizalı bölümünün öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, davacıların taşınmaz üzerinde ayrı ayrı kullandıkları bölümler bulunup bulunmadığı, davacılar arasındaki ilişkinin ne olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, Mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna dosya arasında mevcut ve dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım ve imar-ihya durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli krokili rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Viranşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.