Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında zilyetlikle edinim koşulları eksik incelendiği için Yargıtaydan bozma kararı.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, davacının irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle açtığı davanın, yerel mahkemece davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle kabul edilmesine rağmen, temyiz incelemesi sonucunda, zilyetliğin süre ve niteliğinin yeterince belirlenmediği, mahalli bilirkişi ve tanıkların usule aykırı dinlendiği, eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarıyla yetinildiği ve hava fotoğraflarının eksik değerlendirildiği tespit edilerek, doğru sonuca varılması için ilgili yıllara ait hava fotoğraflarının getirtilmesi, komşu parsel kayıtları ve ilgili dosyaların incelenmesi ile yaşlı, tarafsız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve çeşitli uzman bilirkişi kurullarıyla mahalde yeniden keşif yapılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2025/174 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu, Kayseri ili, İncesu ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 08... parsel sayılı taşınmazdan ifraz sonucu oluşan çekişme konusu 1 08... parsel sayılı 21.707,80 metrekare taşınmaz, zilyetlerinin bilinmeyen bir tarihte zilyetliklerine ara verdikleri ve zilyetlik şartları oluşmadığı belirtilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra tahsisen mera olarak kayıtlanmıştır. Davacı; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın değerinin düşük gösterildiğini, çekişmeli taşınmazla ilgili 2009/212 Esas sayılı dava dosyası bulunduğunu, Mahkemece yapılan keşifte bahsedilen dosyada ...’ın kullandığı yer dışında kullanımının olmadığının beyan edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davanın miras ortaklığı adına açılmamış olması nedeniyle diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri ya da davalı olarak gösterilmek suretiyle TMK 640. maddesindeki şartların sağlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; davacı ...’in annesine ait olan dava konusu taşınmazın bilahare kendisine geçtiğini belirterek adına tescilini talep ettiği, davacıya HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen "hakimin davayı aydınlatma" görevi kapsamında, taşınmazın kendisine ne şekilde intikal ettiği hususu açıklattırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilip hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; taşınmazın 29.01.2012 tarihinde komisyon tahsis raporu ile tahsisli mera olarak tescil olduğu, hava fotoğraflarının yorumlanması neticesinde 1975 yılı öncesinde (A) bölümünün taşlık olduğu, 1975 yılı ve sonrasında dava konusu taşınmazda (A) harfi ile gösterilen bölümün imar-ihya edilerek arpa, yulaf, buğday ekmek suretiyle tarımsal amaçla kullanıldığı, (A) ile gösterilen yerde tahsisli mera olduğu tarihe kadar davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 08... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile belirtilen 19.371, 63... 'lik alanın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adaya son parsel numarası eklenerek davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu kabuk edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, mahalli bilirkişi ve tanıklar usule aykırı olarak duruşmada dinlenmiş, eksik ve yetersiz bilirkişi raporları ile yetinilmiş, davacı açısından usulünce senetsiz araştırması yapılmamış, hava fotoğrafı incelemesine göre taşınmaz içerisinde kullanılmayan bir alan gözükmesine rağmen bu husus değerlendirilmemiştir.Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılmalı ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmalı, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı, çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları, varsa dayanağı kayıtlar (tapu kaydı, vergi kaydı gibi), davalı ise dava dosyaları getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın nizalı bölümünün öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, Mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında mevcut ve dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, önceki hava fotoğrafı incelemesinde farklı renkli ve tepelik gibi gözüken bölümün ne olduğunu, kullanılıp kullanılmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kuruluna dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ile kullanım ve imar-ihya durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor istenmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması uygun değildir. Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın talep halinde davalı ... Belediye Başkanlığına iadesine, Dosyanın İncesu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.