Kamulaştırma yoluyla tesis edilen irtifak hakkının tescili davasında, kroki ve rapor uyumsuzluğu nedeniyle sunulan tavzih talebinin reddine ilişkin kararın temyizen onanması.
Özet: Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tescilini amaçlayan davacı idarenin, ilk derece mahkemesince verilen karar sonrası tescile elverişli olmayan kroki ile rapor arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi için yaptığı tavzih talebi, hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt uyandırması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi durumunda başvurulan bir yol olan tavzihin, HMK 305. madde kapsamında hükmün içeriğini değiştiremeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bu ret kararı istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/10170 E.  ,  2026/1500 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/649 Esas, 2025/717 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/300 Esas, 2023/96 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekili 24.07.2024 tarihli dilekçesiyle; Mahkemece verilen karar ile tescil başvurusu yaptıklarını, başvuruda krokinin okunaklı olmadığı ve rapor ile krokinin uyumsuz olduğunu, tescile elverişli olmadığını ve bu nedenle tescil yapılamayacağının bildirildiğini belirterek tescil sağlanması amacıyla öncelikle krokinin raporla uyumlu hale getirilerek düzeltilmesini olmadığı takdirde ek rapor alınmasını talep ederek, tavzih talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ek kararı ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin tavzih isteminin reddine ilişkin 20.02.2025 tarihli ek kararına karşı davacı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde; "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü düzenlenmiştir.
Tavzih talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı idare vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.