7. Ceza Dairesi, tütün piyasası kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davasında, bozma ilamı sonrası 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşme kararını oybirliğiyle onadı.
Özet: Tütün, tütün mamülleri ve alkol piyasasının düzenlenmesine dair kanuna muhalefet suçundan yargılanan sanıklar hakkında verilen kararların temyiz incelemesinde, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar geçen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, daha önceki düşme kararının hukuki değerden yoksun olduğu ve birleştirilen dosyadaki belirli bir eylem hakkında henüz hüküm kurulmadığı belirtilerek, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddedilmesiyle hükümlerin oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/262 E., 2023/13 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, Nakil araçlarının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında 21.12.2010 tarihli eylemi yönünden açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 20.09.2018 tarihli ve 2016/18183 Esas, 2018/9020 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı sonrasında yapılan yargılamada Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2018/277 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki davanın incelemeye konu iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği sanık hakkında birleşen dosyaya konu 21.12.2010 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davası yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2011/13 Esas, 2013/342 Karar sayılı kararıyla sanıklar ... ve ...'ın mahkûmiyetlerine karar verildiği ve verilen kararın sanık ... yönünden temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği, diğer sanık ... yönünden ise, dosyanın temyiz edilmesi üzerine 20.09.2018 tarihli ve 2016/18183 Esas, 2018/9020 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosya yeniden ele alındığında sanık ... yönünden kurulan düşme kararı yok hükmünde olup, hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.Tarım ve Orman Bakanlığının katılmasına karar verildiği hâlde, gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, atılı suçun işlendiği 30.12.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.