Bir hekimin tıbbi kötü uygulama davasında feri müdahil sıfatıyla ödediği vekalet ücretinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olup olmadığına dair istinaf başvurusu.
Özet: Bir doktorun, gerçekleştirdiği bir ameliyat sonrası Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan idari tazminat davasına müdahil olması nedeniyle ödediği avukatlık ücretinin, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında olup olmadığına dair anlaşmazlıkta, sigorta şirketi risk tarihine ilişkin poliçe geçerliliği, doktorun doğrudan davalı sıfatı taşımaması ve bildirim eksikliği gibi gerekçelerle ödeme yapmayı reddederken, doktor poliçe teminatı, bilirkişi raporu ve sektörel düzenleyici kurum görüşleri doğrultusunda bu ücretin makul giderler kapsamında karşılanması gerektiğini savunmuş ve ilk derece mahkemesi sigorta şirketini haklı bularak davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/11
KARAR NO: 2026/825
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2022
NUMARASI: 2022/17 Esas - 2022/327 Karar
DAVA: Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/06/2014 tarihinde total protokol ektomi+illeal anal anastamoz ve loopileostomi operasyonu geçiren ...'ın ameliyat nedeniyle maluliyetinin meydana geldiği iddiası ile Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu aleyhine İstanbul 4. İdare Mahkemesi 2017/1014 Esas sayılı dosyası ile maddi manevi tazminat davası açıldığını, davacı ...'nın açılan davadan 10/07/2017 tarihinde haberdar olduğunu, operasyonu gerçekleştiren hekimlerden olduğu için mahkeme tarafından davaya müdahilliğe karar verildiğini, ..., yargılama sebebiyle kendisini savunma ve yargılama sürecini takip etmesi için avukat tayin ettiği ve avukatına 30.000,00 TL vekalet ücreti ödediğini, davalı sigorta şirketi nezdinde ...poliçe numaralı 14/08/2016/2017 vadeli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ödenmesi gereken vekalet ücretinin tahsili talebi ile 16/01/2018 tarihinde davalı şirkete başvuru yapıldığını, davalı şirket tarafından hekimin davada taraf sıfatı bulunmaması ihbar olunan sıfatının olması ve hekim hakkında karar verilemeyecek olması sebebiyle talebin ret edildiğini, 11/07/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, vekalet ücreti teminatı poliçede mevcut bir teminat olduğunu, davalı şirketin vekalet ücretini ödemekle yükümlü olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin serbest meslek makbuzunun düzenlendiği 03/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; riziko tarihinde şirketleri nezdinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, yasa, genel ve özel şartlar gereği hekime karşı tazminat talebinde bulunulduğu tarihteki Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi tarafından davacı doktorun teminat altına alındığını, yapılan araştırma neticesinde davacının meydana gelen olay ve talebi İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü kararında açıkça belirtildiği üzere 13/07/2016 tarihinde öğrendiğinin tespit edildiğini, 13/07/2016 tarihinde şirketleri nezdinde geçerli bir poliçenin bulunmadığını, riziko tarihinin poliçe vadesini kapsamadığını, genel şartlarda vekalet ücretinin hangi şartlarda ödeneceğinin düzenlendiğini, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2017/1014 Esas sayılı sayılı dosyasında hekimin davalı konumunda olmadığını, hekime yöneltilen bir dava bulunmadığını, davaya müdahil olarak katıldığını, sigortalının sigortacının göstereceği avukata vekaletname vermek zorunda bulunduğunu, şirketlerinin ilgili dosyadan haberi dahi bulunmadığını, serbest meslek makbuzunun ödeme göstergesi olamayacağını, ödeme belgesinin ibrazı gerektiğini beyanla davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " hekimin kendisine yahut sigorta şirketine yönelik tazminat talebinde bulunulduğu takdirde Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi tarafından teminat altına alındığı anlaşılacaktır. Bu ihtimalde Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği poliçe kapsamına göre, dava ihbar esasına dayalı olduğundan ve isteğe bağlı tutulan avukatlık ücretinin tazminine yönelik olduğundan ve ortada davacı nezdinde gerçekleşen riziko olmadığından davacının iddia ettiği riziko ile ilgili davalı şirketin sorumluluğu olmayacağı kanaatine varılarak davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun sonuç kısmında dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında olduğunu ve davalı şirketin zarardan sorumlu bulunacağı belirtilmişken mahkemece mevzuatın hukuki değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle bilirkişi raporunun aksi yönünde hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemez olduğunu, mahkeme kararında belirtilen gerekçenin aksine davacı sigortalı hekim için rizikonun gerçekleştiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayımlanan sektör duyurusunda da İdare Mahkemesi'nde yargılaması devam eden dosyaya fer’i müdahale talebi kabul edilen hekimin avukatına ödediği ücretin makul giderler kapsamında sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketince düzenlenen hekim sorumluluk poliçesi ile davacının mesleki faaliyeti nedeniyle kendisine yapılan tazminat talepleri ve bu taleple bağlantılı yargılama giderleri ve tazminat talebine ilişkin makul giderler teminat kapsamına alındığını, sigortalının avukatına ödediği avukatlık ücreti sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, davanın davacı hekimin kendi isteği ile kendisine vekil tayin ettiği avukata ödenen avukatlık ücretinin tazminine yönelik olmasının sonucu değiştirmediğini, mahkeme kararında davanın isteğe bağlı tutulan avukatlık ücretinin tazminine yönelik olması nedeniyle reddedildiğinin belirtilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı sonucu kendisini ve dolayısıyla sigorta şirketini etkileyecek İdare Mahkemesi'ndeki yargılamayı takip ettiğini, zararı önlemeye ve azaltmaya çalıştığını, bu konuda da hukuki destek alarak kendisini avukat marifetiyle savunduğunu, mahkemece davalı şirketin sorumluluğunun olmadığı yönünde karar verilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigortalı doktor tarafından, ihbar olunan olarak yer aldığı davada kendisini temsil eden vekile ödediği avukatlık ücretinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıya ihbar edilen davada davacının vekiline ödediği avukatlık ücretinin sigorta poliçesi teminatında olup olmadığı noktasındadır.
Davacı, 23/06/2014 tarihinde operasyonu geçiren dava dışı ...'ın ameliyat nedeniyle maluliyeti meydana geldiği iddiasıyla ile Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu aleyhine İstanbul 4. İdare Mahkemesi 2017/1014 Esas sayılı dosyası ile açtığı tazminat davasından, 10/07/2017 tarihinde haberdar olarak davaya müdahilliğe karar verildiğini, yargılama sürecini takip etmesi için avukatına 30.000,00 TL vekalet ücreti ödediğininden, davalı sigorta şirketi nezdinde ...poliçe numaralı 14/08/2016/2017 vadeli Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat alınan vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı riziko tarihinde şirketleri nezdinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığı, genel şartlarda vekalet ücretinin hangi şartlarda ödeneceğinin düzenlendiğini, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2017/1014 Esas sayılı sayılı dosyasında davacı hekimin davalı konumunda olmadığını, hekime yöneltilen bir dava bulunmadığını, davaya müdahil olarak katıldığından poliçe kapsamında olmadığı savunmasında bulunmuştur.
Davacı adına davalı nezdinde düzenlenen 14.08.2016 başlangıç, 14.08.2017 bitiş tarihli, toplam 1.800.000 TL limitli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesin de, "...Serbest ya da kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, poliçede belirtilen mesleki faaliyetleri ifa ederken, sözleşme tarihinden önceki 10 yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içerisinde kendisine yapılan tazminat taleplerine ve bu taleple bağlantılı yargılama giderleri ile hükmolunacak faize karşı poliçede belirlenen limitler dahilinde teminat sağlar...'''
ve B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi,'' Sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği anda riziko gerçekleşmiş sayılır.'' hükümleri,
Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.3.4. Sigortalıya Yardım başlıklı maddesinde, (Değişik:RG-16/4/2016-29686) ''Dava açılması halinde (idari davalar dahil), sigortalının ihbarı ile sigortacı takip ve idare etmek üzere davaya her aşamada dahil olur. Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekâletnameyi vermek zorundadır. Sigortacı dava sonucuna göre yargılama giderlerini ve avukatlık ücretlerini genel hükümler çerçevesinde ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.'' düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, dava dışı ...'ın Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu aleyhine İstanbul 4. İdare Mahkemesi 2017/1014 Esas sayılı dosyası ile açtığı tazminat davası, davacıya 10/07/2017 tarihinde tebliğ edilerek davacının davadan haberdar olduğu ve davaya müdahilliğe karar verilmiş olduğu görülmüştür. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.3.4. Maddesine göre, dava açılması halinde sigortalının ihbarı ile sigortacı takip ve idare etmek üzere davaya her aşamada dahil olacağı, sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorunda olduğu ve sigortacı dava sonucuna göre yargılama giderlerini ve avukatlık ücretlerini genel hükümler çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu, poliçede düzenlenen sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği anda riziko gerçekleşmiş sayılır, düzenlemeleri bulunmaktadır. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 2017/1014 Esas sayılı dosyasına verilen karar taraflar açısından hüküm ifade edecek olup, davacıya karşı açılmış herhangi bir tazminat davası bulunmadığı, davacı davalı yanında feri müdahil olduğundan davacının Avukatlık Sözleşmesi ile anlaştığı avukata ödediği vekalet ücretinin poliçe kapsamında olmadığı, rizikonun da henüz gerçekleşmediği görülerek, davacının ödediği vekalet ücretinden davalı sigorta şirketi sorumlu olmayacağından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 27/04/2026