Mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyesinin üyeliğinin tespiti, üyelikten çıkarma ve konut tahsis değişikliği kararlarının iptali istemli davanın reddi.
Özet: Davacının kooperatif üyeliğinden ihraç ve konut tahsisinin değiştirilmesi kararlarının iptali talebiyle açtığı davada, davalı kooperatif, davacının tercih ettiği ikiz villa bedelinin önemli bir kısmını ödemediğini, bu nedenle usulüne uygun ihtarlara rağmen mali yükümlülüklerini yerine getirmediği için üyelikten çıkarıldığını ve üyelik aidat borcunu ödemeyen üyelerin konut tercihini değiştirme kararının genel kurul kararına dayandığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, davacının kooperatife 468.523,00 TL borcu olduğunu, ihraç ihtarlarının usulüne uygun yapıldığını ve davacının proje müellifliği iddiasını ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/591 E., 2025/534 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/225 E., 2022/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatife 22.12.2016 tarihli yönetim kurulu kararıyla AD-1 nolu ikiz villa için üye olarak kaydedildiğini, davalı kooperatif tarafından gönderilen 30.03.2020 tarihli ihtarname ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, müvekkilinin kooperatifte 13.01.2016 tarihinde mimari proje kontrolörü olarak işe başlamış olduğunu, yine davalı kooperatife ait inşaatın proje müellifi de olduğunu, 15.08.2018 tarihinde işten çıkarıldığını, mimari proje müellifliğinden ve şantiye şefliğinden olan hak ve alacaklarının ödenmediğini, üyelikten çıkarma kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kooperatif yönetim kurulunun üyelikten çıkarma kararının iptaline, AD-1 nolu ikiz villa sahibi olarak kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 08.08.2020 tarihli 2019 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, yapılacak toplantıyı haricen öğrenerek katılım sağladığını, toplantıda ise gündemin 6, 8 ve 10. maddelerine şerh koydurttuğunu, genel kurulun gündemi 8. maddesinin mali yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile üyelikten çıkarma kararı alınmış olan üyelerin, çıkarma kararının kesinleşinceye kadar üyeliklerinin muhafaza edilmesi kaydı ile tercih etmiş oldukları konut tahsislerini hesaplarındaki mevcut bakiye aidatlarına göre düzenlenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesi şeklinde olduğunu, bu madde doğrultusunda yönetim kurulunun 20.08.2020 tarih ve 80/2 sayılı kararı ile AD-1 ikiz villa konutunda kayıtlı müvekkilinin mevcut konut tercihinin değiştirilerek CC-7 Numaralı 2+1 orta boy daireye geçirilmesine ve AD-1 numaralı ikiz villanın satış listesine konulmasına karar verildiğini, müvekkilinin dava sonucu beklenilmeden konut tercihinin değiştirilerek başka bir daireye geçirilmesine karar verilmesinin müvekkilinin üyelik statüsünü düşüreceğini ve telafisi imkansız hak kayıplarına sebep olacağını belirterek davalı kooperatifin 20.08.2020 tarih ve 80/2 sayılı yönetim kurulu kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAPBirleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.12.2016 tarihinde üyeliğe kabul edildiğini, mali kayıtlar incelendiğinde yalnızca 22.12.2016 tarihinde yapmış olduğu 156.174,50 TL ödemesinin bulunduğunu, davacının üyelik tarihi itibariyle tercih etmiş olduğu konut için belirlenen bedelin 624.697,50 TL olduğunu, kalan 468.523,00 TL'nin ödenmediğini, kooperatif tarafından ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için ihtar gönderildiğinin davacının ikinci ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine üyelikten çıkarıldığını, çıkarma kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yönetim kurulu kararının dayanağının 08.08.2020 tarihli Genel Kurul 8. maddesi olduğunu, azınlık üyeler tarafından genel kurula gündem teklifi olarak sunulduğunu, genel kurulda bu maddenin oylanarak kabul edildiğini, tapuda herhangi bir ferdileşme işlemi yapılmamış olması sebebiyle konutların tamamının kooperatifin bünyesinde bulunduğunu, üyelerin doğrudan tercih etmiş oldukları konutlar üzerinde herhangi bir hakları bulunmadığını, davacının üyelik tarihi itibarıyla tercih etmiş olduğu konut için belirlenen 624.697,50 TL bedelin kalan 468.523,00 TL’sini tam 4 yıldır ödenmediğini, bu durumun tüm üyelerin mağduriyetine neden olduğunu, ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelere herhangi bir konut tahsisi yapılmasının mümkün olmayacağını, eşitlik ilkesinin tesisi amacıyla alınan bu kararın iptali edimlerini harfiyen yerine getiren çoğunluk üyelerinin iyiniyetlerinin ve çabalarının boşa gitmesi anlamına geleceğini belirterek, haksız açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kooperatife 468.523,00 TL ödenmeyen borcunun bulunduğu, bu miktarın ihtarnamelerde belirtilen borç tutarı ile de uyumlu olduğu, davacıya ihraç ihtarlarının usulüne uygun yapıldığı, davacının halihazırda davalı kooperatife ödenmemiş 468.523,00 TL borcunun bulunduğu, davacı proje mükellefi olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını da ispat edemediği gibi usulüne uygun bir takas mahsup beyanında da bulunmadığı, birleşen dava bakımından ise çıkarma kararı kesinleşene kadar kooperatifin tahsis ile ilgili değişiklik yapma hakkına sahip olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davacının, davalı kooperatife 468.523,00 TL tutarında borcu bulunduğu, Kooperatifler Kanunun 27. maddesine göre sözkonusu ödemenin yapılmamasının ihraç sebebi olduğu, davalı kooperatifçe davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, buna rağmen davacının ihtarnamelere konu edimi yerine getirmediği, dava aşamasına kadar takas talebinde de bulunduğunu ispat edemediği, ödemezlik definin ise, aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan durumda ileri sürülebileceği, yani davacının ödemezlik definde de bulunamayacağı, davacının ihtarnamelere konu bedeli ödememesinin kooperatiften ihraç sebebi olduğu ve davalı kooperatifin yönetim kurulu kararlarının yasaya uygun olduğu, davacının, davalı kooperatif aleyhine açmış olduğu Antalya 12. İş Mahkemesinin 2022/337 Esas sayılı dosyasında, şantiye şefliğinden kaynaklanan işçilik alacaklarına ilişkin davacı lehine ferileri hariç olmak üzere 5.500,00 TL tutarında işçilik alacağına hükmedildiği, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği yine Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/144 Esas sayılı kesinleşen dosyasının incelenmesinde ise; davacının bu dosyada taraf sıfatının bulunmadığı, davacının kooperatif eski yönetimine karşı takas veya mahsup talebinde bulunduğuna ilişkin bu dosyada da bir delil olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin davacının takas iddiasına konu alacağı ispat edemediğine ilişkin kabulünün hatalı olduğu, ancak bu hususun yeniden yargılama yapmayı gerektirmediği, asıl ve birleşen davanın değişik gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatife ait inşaatın proje müellifi olduğunu, tüm mimari projeler ve tadilat projeleri müvekkilim tarafından çizildiğini, aynı zamanda dava dışı yüklenici ... İnşaatın şantiye şefliği görevini de yürüttüğünü, mimari proje müellifliğinden ... parasal hakları ödenmediği gibi şantiye şefliğinden ... haklarının da ödenmediğini, kooperatife karşı bu alacaklara ilişkin açılan davaların derdest olduğunu, yerel mahkemece bu dosyalar istenip incelenmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin proje müellifliğinden ... alacaklarının muaccel olduğunu, toplam alacak miktarının 2.000.000,00 TL civarında olduğunu, hal böyle iken üyelik borcundan dolayı kooperatiften ihraç edilmesinin ve üyelik tahsisinin ikiz villadan 2+1 orta boy daireye geçirilmesinin mümkün olamayacağını, müvekkilinin mahsup beyanlarının davalı kooperatife göndermiş olduğu ihtarnamelerde ve dava dilekçelerinde belirtildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine birleşen dava konut tercihinin değiştirilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.