T.C. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, içme suyu temini ve dezenfeksiyon hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı teminat kesintisinin iadesine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kamu kurumu ile akdettiği hizmet sözleşmesi sona erdikten ve edimlerini yerine getirdikten sonra, hakedişlerinden peyderpey kesilen nakit teminatların iadesi talebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini isteyen davacı şirket, davalı kurumun işçi alacaklarına dair potansiyel yükümlülükleri gerekçe göstererek iadeyi reddetmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin teminatın mahiyetini hatalı değerlendirerek davanın reddine karar vermesi karşısında, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/712 - 2026/1578

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/712
KARAR NO : 2026/1578
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2022
NUMARASI : 2018/... ESAS 2022/... KARAR
DAVACI : ... SU TEKNOLOJİSİ VE TİC. A.Ş. -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 16.12.2014 tarihinde 2014/... İKN'li İçme Suyu Temin Sisteminin İşletilmesi, Bakım-Onarım ve ... İli Genel Dezenfeksiyon İşleri Hizmet İşi'ne dair sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16.12.2017 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin bitiminden sonra ... Muayene ve Kabul Komisyonu 09.01.2018 tarihinde “Kabul Tutanağı'nı imzaladığını, davacı müvekkilinin düzenlediği hakkedişlerden 'Fiyat farkı Teminat Kesintisi' olarak çeşitli miktarlarda toplam 225.484,66.TL kesinti yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin sona ermesi, karşılıklı olarak edimlerin yerine getirilmesi ve sözleşme süresinin sona ermesinden sonra davalıya teminatın iadesi için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, bu nedenle teminatın iadesi için ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini ve takibinin durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu, davalı tarafın icra takibine yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlu likit bir alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden İİK 67/2 maddesi gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinin konusunun teminat iadesi olduğunu, ihale dosyası için verilmiş olan teminat mektubunun idari işlem olduğunu, icra takibine konu edilemeyeceğini, bu nedenle davacı tarafında açılmış olan icra takibine itiraz edildiğini, yapılan ihalelerde teminat iadesinin nasıl olacağı hangi şartlarda olacağı ihale dokümanlarında belirtildiğini, teminatın icra takibine konu edilmesi bu sebeple mümkün olmadığını, davacının davalı kurumdan talep ettiği teminatın ihale dosyasının teminatı olduğunu, teminat iadesinin ancak ihale şartları gerçekleştiğinde mümkün olacağını, her ne kadar davacı tarafça ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu beyan edilmekte ise de yapılan kesintilerin sözleşme hükümleri gereğince yapıldığını, müvekkili kurum tarafından yapılan kesintinin davacı tarafla imzalanan İçme Suyu Temin Sisteminin İşletme Bakım Onarım ve ... İli Genel Dezenfeksiyon İşleri Hizmet İşi Sözleşmesi'nin şartlarının yerine getirilmemesi ve işçilerin alacaklarmın ödenmemesi sebebi ile yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin işe iade talepli dava açtıklarını, davaların aleyhte sonuçlandığını, teminat mektuplarının sözleşmenin devam ettiği süre içerisinde davalının uğrayacağı zararların terninatı olarak verildiğini, açılan iş davalarının davalı aleyhine sonuçlanması durumunda ödenecek bedellerin teminatını teşkil etmesi, ödenip ödenmeyeceği henüz belli olmaması sebebiyle teminat olgusunun ortadan kalkmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusunun teminat mektubu olmadığını, müvekkili şirketin hakedişlerinden peyder pey kesilen toplam nakit teminatlardan oluştuğunu, yerel mahkemenin yanılgı ile teminat mektubu olduğunu değerlendirdiğini, sözleşme incelendiğinde davalının iddialarına dayalı olarak teminatın iade edilmeyeceğine dair bir hükmün bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın iade etmesi gereken teminatı ödemekten kaçtığını, karar esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda davalının alacakları gözetilerek hatalı tanzim edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf iddialarında özetle; Taraflar arasında 16.12.2014 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini ve 16.12.2017 tarihinde sona erdiğini, davalı tarafın hakkedişlerden 'Fiyat farkı Teminat Kesintisi' olarak çeşitli miktarlarda toplam 225.484,66.TL kesinti yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin sona ermesi, karşılıklı olarak edimlerin yerine getirilmesi ve sözleşme süresinin sona ermesinden sonra davalıya teminatın iadesi için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, bundan dolayı icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek davalı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise savunmalarında özetle; yapılan ihalelerde teminat iadesinin nasıl olacağı hangi şartlarda olacağı ihale dokümanlarında belirtildiğini, teminatın icra takibine konu edilmesi bu sebeple mümkün olmadığını, davacının davalı kurumdan talep ettiği teminatın ihale dosyasının teminatı olduğunu, teminat iadesinin ancak ihale şartları gerçekleştiğinde mümkün olacağını, her ne kadar davacı tarafça ... Genel Müdürlüğü taratfından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu beyan edilmekte ise de yapılan kesintilerin sözleşme hükümleri gereğince yapıldığını, şartnamenin 4.3.2.maddesine göre işçilerin kıdem tazminatları ile diğer yasal haklarından davacı tarafın sorumlu olacağı, bundan dolayı davacı teminatından kesinti yapıldığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yerel mahkemece; davalı kurumun ile davacının sözleşme kapsamı içerisinde çalıştırdığı işçilerin hizmet akitleri sonlananlar açısından işçi yasal haklarının ödenmediği, işçiler tarafından iş mahkemelerinde davalar açıldığı ve işbu davalar nedeniyle hüküm kurulacak alacaklar nedeniyle teminatın idare bünyesinde tutulduğu, iade zorunluluğu bulunmadığı, sözleşme hükümleri çerçevesinde de böyle bir yükümlülüklerinin olmadığı, teminat mektuplarının sözleşmenin devam ettiği süre içerisinde davalının uğrayacağı zararların terninatı olarak verilmesi, açılan iş davalarının davalı aleyhine sonuçlanması durumunda ödenecek bedellerin teminatını teşkil etmesi, ödenip ödenmeyeceği henüz belli olmaması sebebiyle teminat olgusunun ortadan kalkmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının açmış olduğu davası esasen teminat mektuplarına ilişkin olmayıp, davalı kurum tarafından davacı hakkedişlerinden yapılan 225.484,66.TL'lik kesintiye ilişkin olup, mahkeme gerekçesinde 'teminat mektubu' olgusunu kullanarak hatalı davranmıştır. Her ne kadar davalı kurum bu kesintileri teminat maksatlı yaptığına dair savunmasının dikkate alınması elzem olsa da, var olmayan bir olgunun dosya kapsamında ele alınması hatalıdır. Bununla beraber mahkemenin bu hatası haricinde işin esasına girilmesi, iddia ve savunmaların değerlendirilmesinin dosya kapsamı neticesinde zorunluluk doğurduğu aşikardır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Dosya kapsamında sunulan 11.08.2022 tarihli raporda; ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline yönelik davada icra dosyasındaki alacağın temelinin teminatın iadesi talebini içerdiği, davalı ...'nin kesinleşmiş 58.653,89.TL işçi alacağı buna ilaveten yargılama gideri, harç faiz ve vekalet ücreti ile icra masraflarının, kesinleşmemekle birlikte hüküm altına alınan ve istinaf incelemesinde bulunan toplamda 206.614.34.TL ve buna ilaveten faiz, harç, yargılama gideri ilam ve icra vekalet ücretleri ile icra masraflarının ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, işçi alacaklarının davacı şirket tarafından ödenmediğinin tespit edildiği, davacı ... işçileri tarafından davalı kurumun hasım gösterildiği işçilik alacaklarının bulunduğu bir kısım davaların kesinleştiği, bir kısım davaların istinaf incelemesinde olduğu, açılan iş davalarının davalı aleyhine sonuçlanması durumunda ödenip ödenmeyeceği henüz belli olmadığına göre teminat olgusunun ortadan kalktığından bahsetme imkanı bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayımızda; asıl ve alt işverenin işçilere karşı müteselsil sorumluluğunun İş Kanunu hükümleri gereği olup, asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluk nedeniyle iç ilişkilerindeki birbirlerine karşı sorumluluklarının aralarındaki sözleşme hükümlerine tabi olduğu, davacının iş akdi kendi döneminde feshedilen son alt işveren olup, işçilere karşı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından asıl işveren davalı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu; dosya kapsamına göre işveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına karşın, rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğu; işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları; taraflar arasındaki sözleşmede, dava konusu kıdem tazminat, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından davalının sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2023/... E.-2024/... K. sayılı kararında belirtildiği üzere, yıllık izin ücreti alacağından son işverenin sorumlu olduğu; 22.05.2024 tarih ve 2023/... E.-2024/... K. sayılı kararından anlaşılacağı üzere ise dava dışı işçilerin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt işverenden tahsili gerektiği, davalı son alt işveren olarak işçicin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı alacağı doğmasına sebebiyet verdiği için ihbar tazminatı alacağının tamamından sorumlu olduğu; Dairenin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve davalının, davacının hakedişlerinden kestiği toplam 225.484,66.TL'nin, 58.653,89.TL'sini işçilerin davacı nezdindeki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacakları, vergiler ve feriler nedeniyle rücuen kesebileceği, halen devam eden davalar kapsamında 206.614.34.TL açısından kesinti yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 225.484,66.TL'den 58.653,89.TL'nin düşümü ile hakedişlerden yapılan fazla kesinti tutarının 166.830,77.TL olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağın içeriği itibariyle haksız fiil niteliğinde bulunmadığı, bu haliyle temerrüdün dava öncesi bildirim ile oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 166.830,77.TL açısından takibe yönelik itirazın kısmen iptaline, kabul edilen kısım açısından şartlar oluşması neticesinde %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 6.H.D 22.01.2026 tarih 2025/... Esas 2026/... Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir)
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
4)-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
5)- Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile;
-Davalı borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZININ 166.830,77.TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin iş bu 166.830,77.TL alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
6)-2004 sayılı İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca dava ve takip konusu kendisine yönelik itirazı iptal edilen 166.830,77.TL alacağın %20'si oranında takdir edilen 33.366,15.TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 11.396,20.TL karar ilam harcından peşin alınan 2.723,30.TL'den mahsubu ile kalan 8.672,90.TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8)-Davacı tarafından peşin yatırılan 2.723,30.TL peşin harç ve 35,90.TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.759,20.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9)- Davacı tarafından yapılan 2.464.TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabul ve red oranına göre (%74) 1.823,36.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
11)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
2)-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 492,00.TL istinaf başvuru harcı, 254,5.TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 746,50.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır