Hazinenin kıyı kenar çizgisi ihlali gerekçesiyle taşınmazın tapu iptali ve kal talebi ile tazminat karşı davasının uzun yargı süreci ve parsel değişikliğinin hükme yansıtılması gerekliliği.
Özet: Bu hukuki metin, Hazinenin bir taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu iptali ve kal talebiyle açtığı asıl dava ile taşınmaz sahiplerinin tazminat talebini içeren karşı davanın karmaşık yargılama sürecini özetlemektedir; Yargıtayın bozma kararları ve kazanılmış haklar ilkesi uyarınca asıl davanın kabulüne yönelik hüküm onanırken, mahkeme kararının taşınmazın kadastro yenileme sonrası güncel parsel numarası ve yüzölçümü bilgilerini içermeyip eski haliyle düzenlenmesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesine ve doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olduğu tespitiyle usuli bir eksikliğe işaret edilmektedir.
1. Hukuk Dairesi         2024/1466 E.  ,  2026/1391 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/544 E., 2023/393 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı-karşı davada davalı Hazine vekili tarafından ve duruşma istekli olarak davalılar-karşı davada davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı-karşı davada davalı Hazine vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali - terkin ve kâl; karşı dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; Balıkesir ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 4712 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek kıyı-kenar çizgisinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile üzerinde bulunan yapıların kâl'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar/karşı davacılar vekili davanın reddini savunmuş; karşı davada, tapu kaydının iptaline karar verilmesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 257.000.00 TL tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak işin esasının ve dava konusu taşınmaz bölümünün 28.11.19 97... /3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle 4712 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...’ın 27.05.2009 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 4 50... 'lik kısmının tapu iptal-terkinine, kıyı-kenar çizgisi içerisinde yer alan yapıların kâl'ine; karşı davanın kısmen kabulü ile 90.000 TL tazminatın yasal faizi birlikte karşı davalı Hazineden tahsiline karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; tapu kaydının iptali ile kütükten terkini ve taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kâl'i yönünde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından bahsedilerek bu yöne değinen temyiz itirazları reddedilmiş, karşı dava yönünden dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığına değinilerek hükmün karşı davaya ilişkin bölümünün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, önceki verilen kararın karşı dava yönünden bozulduğu, asıl dava açısından 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle asıl dava yönünden önceki şekilde tapu iptal-terkin ve kal; karşı dava yönünden taleple bağlı kalınarak 257.000,00 TL tazminatın asıl davanın kesinleşme tarihi olan 08.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı davada davalı Hazineden tahsili kararı verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Balıkesir ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 4712 parsel sayılı 820,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi kapsamında yenileme çalışmaları sonucu 16.02.2016 tarihinde 20 09... parsel numarasıyla ve 827,91 metrekare yüz ölçümlü olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak asıl davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından bu yöne değinen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Ne var ki; 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi ve kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi göz ardı edilerek yargılama sırasında dava konusu 4712 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uygulaması ile 20 09... parsel olduğu ve yüz ölçümü arasında farklılık bulunduğu anlaşılmasına rağmen kaydı kapatılan eski parsel numarası üzerinden ve eski parsele göre alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece dava konusu taşınmazın tüm tedavülleri ile güncel tapu kaydının ve 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarına ilişkin belge ve kayıtların eksiksiz olarak dosya arasına alınması; 27.01.2023 tarihinde yapılan keşif sonucu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uygulaması ile 20 09... parsel numarası olan dava konusu taşınmaza ilişkin bilirkişi raporu alındığı gözetilmek suretiyle dava konusu 20 09... parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısmına yönelik hüküm tesis edilmesi ve sonucuna göre karşı dava yönünden değerlendirme yapılması; çelişkiler hasıl olduğu takdirde ise mahallinde fen bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, bilirkişilerden 27.05.2009 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ve yenileme kadastrosu sonucunda oluşan koordinat ve yüz ölçümleri nazara alınarak rapor alınması, raporda yenileme sonucu 20 09... parsel olan dava konusu taşınmazın 27.05.2009 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler gözetilmek suretiyle ne kadarlık kısmının kıyı-kenar çizgisi içinde olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısmın renkli olarak belirtilmesi, önceki bilirkişi raporları ile arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin nedenlerinin de açıklattırılması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek dava konusu 20 09... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmına yönelik hüküm tesis edilmesi ve sonucuna göre karşı dava yönünden değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Taraf vekillerinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların asıl ve karşı davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı-karşı davada davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalı/karşı davacılardan alınmasına, temyiz eden davalılar-karşı davada davacılar vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.