Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali, tescil ve kira bedeli talepli davada, vekalet yetkisini aşarak taşınmazları kendi adına devreden oğulun eylemlerinin hukuka aykırılığı.
Özet: Davacı annenin, davalı oğlunun kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için verilen vekaletnameyi kötüye kullanarak inşaat sonrası bağımsız bölümleri kendi ve eşi adına tescil ettirip kira geliri elde ettiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ile kira bedellerinin tahsili davasında; ilk derece mahkemesi vekalet görevinin kötüye kullanıldığını tespit ederek davacının payı oranında tapu iptali ve tescil ile ecrimisil taleplerini kabul etmiş, davalıların istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek karar onanmış olup, dosya davalılar vekilinin temyizi üzerine incelenmektedir.
1. Hukuk Dairesi         2024/3263 E.  ,  2026/1388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/621 E., 2024/807 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/516 E., 2021/243 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel, ayrıca kira bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu (eski) 1 73... parsel (yeni 20 59... parsel) sayılı taşınmazın 37/40 payının davacı adına, 1/40'ar paylarının ise davacının davalı oğlu ... ile dava dışı çocukları ... ile ... adına kayıtlı iken, dava dışı çocukları ile davacının davalı ...'a kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için vekaletname verdiklerini, davalı ...'un vekaletnameye dayanarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, inşaatın tamamlanması üzerine davalı ile müteahhitler arasında yapılan sözleşmeler gereği B Blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ile diğer katlardaki 1, 4, 6, 8 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalı ...'a, 7 nolu bağımsız bölümün ise davalılara devredildiğini, davacının inşaatların bitirilip tapuların kendi adına çıkarılacağını ümit ederken, taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini ve kiraya verilerek haksız kazanç sağlandığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile 37/40 payın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların rayiç bedelleri üzerinden davacının payı oranında şimdilik 60.000,00 TL'nin ve taşınmazlardan elde edilen kira bedellerinden davacının payına düşen şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesinde 1, 4, 6, 7, 8 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin dava konusu olduğu bildirilmiştir.
Davalı ... 27.02.2020 tarihli dilekçesi ile; vekaletname uyarınca kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaatın bitmesinin ardından müteahhit şirketin piyasaya olan borçları nedeniyle haciz tehlikesine karşın bir an önce taşınmaz devirlerinin hak sahiplerine yapılmasının istenildiğini, davacı annesi yurt dışında olduğundan, annesiyle görüşerek ve onayını alarak kendi payı olan 7 nolu bağımsız bölümün yarım hisse kendi, yarım hisse de diğer davalı olan eşi, 10 nolu bağımsız bölümün ise kendi adına tescil edildiğini, diğer bağımsız bölümleri ise davacının hasta olduğu için gelemeyeceğini bildirmesi nedeniyle ve isteği üzerine hak kaybına uğramamak adına üzerine almak zorunda kaldığını, taşınmazların kullanıma hazır hale gelmesi adına yapılacak harcamaların da evlerin kiraya verilmesiyle elde edilecek kazançlarla ödenmesinin davacı tarafından istenildiğini, taşınmazları devretmeye hazır olduğunu defaatle bildirdiğini ancak dava açıldığını 1, 4, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin davacı adına tesciline bir diyeceklerinin olmadığını belirterek diğer taleplerin reddini savunmuş; davalılar, katıldıkları 27.02.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında; yazılı beyan dilekçesi sunulduğunu, beyanları tekrarladıklarını bildirmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inşaat tamamlandığında arsa sahiplerine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin yüklenici tarafından davalılara devredildiği, davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak kendisi ve eşi olan diğer davalı ... adına taşınmazların tescil edildiği, davalı ...'in iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu 1, 4, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kabul edildiği, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, davalı ... tarafından 7 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin kendi payına düştüğü beyan ve iddia edilmiş ise de bu hususta iddiasını ispat edecek bir delil sunulmadığı gerekçesiyle tapu iptal-tescil ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı belirlenmek suretiyle davacının payı oranında tapu iptali ve tescil ile ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 13.980,07 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan, 37.792,46 TL bakiye onama harcının davalı ...'dan alınmasına, Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.