Yüksekovada kadastro öncesi nedenlerle mera sınırlandırmasının iptali ve tescil talebinin, taşınmazın kadimden beri mera niteliği ve hava fotoğraflarıyla tarımsal kullanım olmadığının tespiti üzerine reddedilerek onanması.
Özet: Kadastro çalışmalarında mera olarak sınırlandırılan bir parselin, davacı tarafından atalarına ait ekilip biçilen arazi olduğu iddiasıyla mera sınırlandırmasının iptali ve adına tescili talebiyle açılan dava, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından reddedilmiş olup, temyiz incelemesinde de taşınmazın kadimden beri mera olarak kullanıldığı, tespit öncesinde imar-ihya veya tarımsal kullanımının bulunmadığına dair bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarının desteklediği gerekçelerle, davacının iktisap şartlarını ispatlayamadığı kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1749 E., 2025/934 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/494 E., 2024/95 K.Asıl ve birleştirilen davalar; kadastro öncesi nedenlere dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; tefrik sonrası eldeki davaya ve temyize konu olan Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ... köyündeki 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanıldığı gerekçesiyle mera olarak sınırlandırıldığı, askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmeyen sınırlandırmanın 31.07.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; ... köyündeki kadastro çalışmaları sırasında babasına ait arazilerin mera olarak sınırlandırıldığını, 1 11... parsel, 1 12... parsel, 1 10... parsel, 1 08... parsel, 1 10... parsel sayılı taşınmazların 1940'lardan beri ataları tarafından, sonrasında kendisi tarafından ekilip biçildiğini ileri sürerek mera sınırlandırmalarının iptali ile adına tescilini istemiş, keşifteki beyanında 1 08... parsel yönünden davadan feragat etmiştir.Davalı Hazine; dava konusu mera vasıflı taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro tutanakları kadastro mahkemesinde davalı olan 1 10... parsel, 1 10... parsel, 1 11... parsel yönünden görevsizlik kararı verilmek üzere eldeki dosyadan tefrik edildiği, 1 08... parsel yönünden davacının feragat ettiği, eldeki dosyada dava konusu 1 12... parsel yönünden ise parselin tamamının kadimden beri mera olarak kullanıldığı, tespit öncesinde imar-ihyasının yapılmadığı, tarımsal kullanımın bulunmadığı, taşlık yapıda olduğu, çoğunlukla meraya özgü bitki yapısı ve toprak desenine sahip olduğu, kısmi tarımsal kullanım görülmüş olsa da bu gözlemin keşif tarihi itibariyle olduğu, tespit öncesine ait hava fotoğraflarına göre taşınmazda tarımsal amaçlı kullanım olmaması, imar-ihyasının yapılmadığının belirtilmesi karşısında tanık beyanları yerine hava fotoğraflarına itibar edildiği, Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri ile TMK'nın 713. maddesindeki iktisap şartlarının oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın mera olarak tespitinin yapılması, tespit bilirkişilerinin beyanlarının da bu yönde olması, jeodezi bilirkişisi raporunda 19 88... tarihli hava fotoğraflarında imar-ihyasının yapılmadığı, tarımsal kullanım olmadığının bildirilmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi