Zilyetlikle edinme talebiyle açılan mera kaydının iptali ve tapu tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından kısmen düzeltilerek parsel tescil hatasının giderilmesi.
Özet: Mera kaydının iptali ile tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, davacının uzun süreli zilyetliğine dayanan iddiasıyla mülkiyet edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını kural olarak hukuka uygun bulan yüksek mahkeme, fen bilirkişi raporunda (b) harfiyle gösterilen ve ilgili parsel içerisinde bulunmayan tescil harici kısmın davacı adına tarla olarak tesciline ilişkin hüküm fıkrasını HMK 297/2 maddesi gereği resen düzelterek, yalnızca (a) harfiyle gösterilen kısmın tesciline karar veren bir temyiz incelemesi yapmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/2652 E.  ,  2026/1360 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1741 E., 2025/23 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Oltu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/287 E., 2020/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, mera kaydının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Erzurum ili, Narman ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 32... parsel sayılı 181.076, 83... yüz ölçümlü taşınmaz kadim mera olduğu belirtilerek orta malı olarak sınırlandırılmış, 1 31... parsel sayılı 4.646, 25... yüz ölçümlü ham toprak nitelikli taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı ...; babasından taksimen kendisine bırakılan Erzurum İli Narman İlçesi ... Mahallesi 1 31... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazların ham toprak ve mera olarak Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların 60-70 yıldır önce babasının sonrasında ise kendisinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen yerlerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline kalan kısmın ayrı parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla özel siciline tesciline; 1 31... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen yerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline geriye kalan (D) ve (E) harfleriyle gösterilen kısımlarının ayrı parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur niteliğindeki yükselti farkı, taş öbekler ve ağaçlar bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak re'sen gözetilmesi gereken HMK'nın 297/2. maddesi göz ardı edilerek davacı adına tescil edilen (B) harfli yer tescil harici olup fen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere 1 32... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunmamasına rağmen Mahkemece (B) harfli kısmın 1 32... parsel sayılı taşınmazdan çıkarılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kamu düzeni ilkesi gereği resen; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Davanın kabulü ile, Erzurum ili Narman ilçesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 11/11/2019 tarihli fen bilirkişi raporlu (A) ve (B) harfiyle gösterilen yerlerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfiyle gösterilen yerlerin çıkarılmasından sonra geriye kalan kısmın ayrı parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla özel siciline tesciline, " cümlesinin çıkartılarak yerine, "Davanın kabulü ile, Erzurum ili Narman ilçesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 11/11/2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen yerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen yerin çıkarılmasından sonra geriye kalan kısmın ayrı parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla özel siciline tesciline; 11.11.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen yerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.