Taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile bedel iadesi taleplerinde bozma sonrası şirket yetkilisi ve ödeme ispatının incelenerek verilen kısmi kabul kararı.
Özet: Davacı, bir inşaat şirketine ödeme yaptığını iddia ettiği taşınmazların tapu tescilini veya bedel iadesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, daha önceki bir bozma kararı üzerine yeniden yaptığı yargılamada, davacının tapu tescili talebini, şartları yerine getirmediği ve taşınmazların üçüncü şahsa devredildiği gerekçesiyle reddetmiş, ancak davacının yaptığı 54.000 TLlik ödemeyi dikkate alarak bedel iadesi talebini, davalılardan birinin husumet ehliyeti bulunmadığından ona karşı reddederken, diğer davalı inşaat şirketi yönünden kısmen kabul ederek 54.000 TLnin ödenmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)
SAYISI : 2024/368 E., 2025/227 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldüI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti. arasında dava konusu ... ilçesi, ... köyünde kain 1295 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki C Blokta bulunan 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin satışı konusunda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin davalıya taşınmazların bedelini ödediğini, firmanın yaşadığı sorunlar nedeni ile el değiştirdiğini, diğer davalı ...'nin firmanın sahibi olduğunu, davacının dairelerin ödemesini yapmasına rağmen tapusunu alamadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise, yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalılar; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli ve 2021/39 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile asıl ve terditli taleplerin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.02.2023 tarihli ve 2022/1261 Esas, 2023/290 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.07.2024 tarih, 2023/1731 Esas, 2024/2507 Karar sayılı ilamı ile ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ödeme tarihlerindeki şirket yetkililerinin kim oldukları tespit edilip, yine ... ve ... Bankası ... Şubelerine müzekkere yazılarak davalı şirkete ait hesapların ilgili tarihlerdeki dökümleri getirtilip, ödemelerin yetkili kişi tarafından tahsil edilip edilmediği ve ödenen bedellerin banka hesabına “.. daire bedeli” açıklaması ile yatırılıp yatırılmadığı da incelenerek, bedel iadesi talebi hakkında oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 20.09.2007 tarihli daire satış sözleşmesine göre C Blok 7 ve 8 numaralı dairelerin; B Blok 7 ve 8 numaralı dairelerin davacı tarafından davalı şirkete devredilmesi halinde davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, yine dosyaya ibraz olunan davacı ile dava dışı ... ve ... tarafından imzalanan 04.06.2007 tarihli sözleşmede ise B Blokta bulunan çift dairenin 300.000,00 TL karşılığı satışı kararlaştırıldığı, davaya konu taşınmazlara ilişkin Ünye Tapu Müdürlüğü'nün 29.06.2012 tarih, 4975 yevmiye sayılı resmi satış sözleşmesinin incelenmesinde, C Blok 7 ve 8 numaralı mesken nitelikli taşınmazların dava dışı ...'a vekaleten ... tarafından ... adına devredildiği, tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların satışı karşılığında herhangi bir bedel belirlenmediği, devrin başka bir devre bağlandığı, davacının B Blok 7 ve 8 numaralı dairelerin devrini gerçekleştirmediği, 04.06.2007 tarihli sözleşmeye davalı şirketin taraf olmadığı, davalı ...'nin taşınmazları diğer davalıdan satın almadığı, devir sırasında kötü niyetli olduğunun ise ispat edilemediği anlaşılmakla, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ödeme tarihlerindeki şirket yetkilisinin davacıdan ödemeyi alan dava dışı ... olduğu, banka kayıtlarına göre davacı adına yatırılan toplam tutarın 54.000,00 TL olduğu, davalı ... her ne kadar dava tarihine göre şirket yetkilisi ünvanına sahip olmuş ise de, sözleşmenin ve ödemelerin şirket adına yapıldığı, bu davalının şahsi olarak sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle bu davalının pasif husumet ehliyetine haiz olmadığı gerekçesiyle, tapu iptali tescil talebi yönünden açılan davanın reddine, terditli olarak bedel iadesi talebi yönünden açılan davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... İnş. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü ile 54.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... İnş. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tapu iptal ve tescil yönünden kabul edilmesi gerektiğini, davacının, davalı yükleniciden daire satın aldığını ve bedellerini ödediğini yazılı delillerle ispat ettiğini, tahsil edilen ödemelerin davacı adına şirket hesabına yatırıldığını, davacı tarafından 300.000,00 TL yatırdığı sabit olmasına rağmen 54.000,00 TL üzerinden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, tanıklarının dinlemesi gerektiğini beyan etmektedir.2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafından sunulan sözleşme ve ödeme belgelerini kabul etmediklerini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise yapılan ödemelerin faiziyle davalılardan tahsili istemine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozmanın mahiyeti ve kapsamı ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:Yargıtay İBK’nın 04.02.1959 gün, 13/5 ve 09.05.1960 tarih, 21/9 sayılı kararlarında usule ait kazanılmış hak müessesesinin Usul Yasası'nın dayanağı ana esaslardan olduğu, kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî kazanılmış hakkın doğacağı, mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararına göre karar verilmek zorunda bulunulduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir. Bu durum, usulî müktesep hak kuralının bir çeşididir.Somut olayda; dosya arasında bulunan 20.11.2010 tarihli ve adi yazılı belgede ... imzasıyla, "... C blok 7 ve 8 dairelerden borcu yoktur. Tamamı ödenmiştir." ibarelerinin yer aldığı, yine dosya arasında bulunan makbuzlardan davacı tarafından toplam 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu makbuzlardan bir kısmının ... tarafından bir kısmının ise ... ve ... tarafından tanzim edildikleri anlaşılmıştır. Bahsi geçen belgeler dikkate alındığında; davacının sözleşme konusu C blok 7 ve 8 no'lu bağımsız bölümleri temlik aldığı ve bu temlike dayalı olarak bakiye borcu kalmadığı sonucuna varılması mümkündür. Ancak bu sonuca varılabilmesi için ödemelerin, makbuzlarda belirtilen ödeme tarihleri itibariyle, yüklenici şirketin yetkili temsilcilerine veya çalışanlarına yapılmış olduklarının ispatı gerekmektedir. Ancak mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeyip, makbuzlardaki herbir ödeme tarihi itibariyle yüklenici firmayı temsile yetkili kişiler ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan ve yetkili çalışanları da Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak tespit edilmemiştir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosyada mübrez ödeme makbuzlarındaki tarihleri kapsayacak süreç içerisinde yüklenici şirketin yetkili temsilcisinin kim/kimler olduğunun, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorularak, tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi ile yetkili temsilcinin ... olduğunun anlaşılması halinde, 20.11.2010 tarihli belgede tespiti yapılan hususlar dikkate alınarak, öncelikle davacının terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali ve tescil isteminin değerlendirilmesi, bu talebin kabulünün mümkün olmadığının anlaşılması durumunda ise, bedele dair talebin dikkate alınması ile; davacının temlik nedeniyle borçlu olmadığının (bedelin tamamının ödenmiş olduğunun) tespiti halinde bağımsız bölümlerin karar tarihine en yakın tarihli rayiç değerleri tespit edilerek, bu tutarlar üzerinden faizsiz tahsil hükmü kurulması, ödemelerin tamamlanmadığının anlaşılması halinde ise, yetkili kişilere yapıldığı anlaşılan toplam ödeme miktarı üzerinden tahsil hükmü kurularak dava tarihinden yasal faiz işletilmesinden ibaret olup, bu hususlara riayet edilmeksizin eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; 1- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,Peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.