Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonucu aracın serviste kalmasından kaynaklanan araç kiralama şirketi kazanç kaybı tazminat davası.
Özet: Bir araç kiralama şirketinin, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu iddia edilen trafik kazası sonucu hasar gören aracının 9 gün serviste kalması nedeniyle oluşan kazanç kaybı ve hak mahrumiyeti tazminatı talebiyle açtığı, davacının bu süre zarfında aracını kiralayamadığını ve müşterilerine yedek araç tahsis etmek zorunda kaldığını belirttiği belirsiz alacak davasıdır; davalı ise davanın usulden reddini talep ederek, sigorta başvurusunun eksikliğini, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 9 günlük tamir süresinin uzunluğunu ve aracın muayene durumunu sorgulamaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/711 EsasKARAR NO : 2026/491DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 04/10/2024BİRLEŞEN BAKIRKÖY .. ATM....E. .... K. SAYILI DAVA :DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 04/10/2024KARAR TARİHİ : 23/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.11.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı yanın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı müvekkili şirkete ait ... plakalı araca vermiş olduğu maddi hasar nedeniyle davacı müvekkili şirket yönünden kazanç kaybı meydana geldiğini, davacı müvekkili şirketin maliki olduğu aracın karşı tarafa ait aracın sürücüsünün %100 kusuru sebebiyle gerçekleşen kaza sonucunda hasarlandığını, onarım gördükten sonra tamiratının tamamlandığını, davacı müvekkiline ait aracın hasarı nedeniyle, onarım/tamir sürecinde araçtan mahrum kalması nedeniyle kazanç kaybı meydana geldiğini, davacı müvekkili şirketin ana iştigal konusu otomobil kiralama olmakla birlikte, en önemli kar beklentisi kiralamadan elde edilen ticari gelir olduğunu, iş bu kaza sebebiyle müvekkilinin aracının; davalının %100 kusuru sebebiyle hasarlanarak tamir olduğunu, 9 iş günü boyunca serviste kaldığını ve serviste kaldığı süre boyunca kiralanamadığını, müvekkili şirketin hasar onarım işlemleri sürecince müşterisinin kullanımına yeni araç tahsis etmek zorunda kaldığını, bu süre zarfında davacı müvekkili şirketin dava konusu aracı kiralayamadığını iktisaden faydalanamadığı gibi, kiralama faaliyetlerinin ve taahhüdünün gereği müşterilerine araç tahsis etmek zorunda kaldığını, bununla birlikte davacı müvekkiline ait dava konusu aracın ... bünyesinde tamiri gerçekleştirildiğini, tamir işlemini yapan servis tarafından düzenlenen 07.12.2023 tarihli faturada araçta 6.487,20-TL hasar meydana geldiğini, bu kapsamda aracın kaç gün tamir işlemi gördüğü ve serviste kaldığına ilişkin servis giriş ve çıkış tarihlerine de ulaşılabilecek olup yetkili servise müvezekkere yazılarak servis dosyası celp edildiğinde de tespit edilebileceğini, davacının davalı yanın kusuru sonucunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı bedelinin tazmininden sorumlu olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle kazanç kaybı/hak mahrumiyeti tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği 9.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı belli veya belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, davalı müvekkili ....'ye ait olan ... plakalı aracın diğer davalı ... sevk ve idaresindeyken 13.11.2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak 13.11.2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlendiğini, öncelikle trafik kazalarından kaynaklanan tazminatlar için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 97. Maddesinde zarar görenlerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapması gerektiğini, dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın, sigorta şirketine başvurmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddini, davalı müvekkili firmanın ....’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesini yaptırdığını, kaza tarihi itibarı ile müvekkilinin sigorta poliçesinin kapsamından yararlanmakta ve sigorta poliçesi kapsamında risklere karşı korunduğunu, söz konusu trafik kazasının 01.10.2019 tarihinde gerçekleştiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, söz konusu trafik kazasının 13.11.2023 tarihinde gerçekleştiğini, davacı firmanın aracında oluşan hasarın çok az oluşu göz önünde bulundurulduğunda aracın 9 iş günü serviste kalmasının mümkün olmadığını, ayrıca kaza tarihinde davacıya ait aracın periyodik araç muayenesinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, periyodik araç muayenesi olmayan aracın ticari faaliyette bulunması ve ticari kazanç elde etmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığından dava şartı yokluğundan reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLER VE GEREKÇE:Dava, 13/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 13/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacının araç mahrumiyetine ilişkin zararının bulunup bulunmadığı, bu zarar kaleminin tespiti halinde toplamda ne kadar zararın bulunduğu, davacının zararlarının tespiti halinde davalılardan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranının ne olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkindir.Söz konusu trafik kazasında ... plakalı araç malikinin davacı şirket olduğu, ... plakalı araç malikinin davalı ..., araç sürücüsünün davalı ... olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 makine mühendisi ve 1 trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Bu trafik kazasının meydana gelmesinde; 1- Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 84/d. Md. yoluyla 47/c,d, 52/a,b,c, 56/c. Md. ile KT. Yönet. 107. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme ve Araçlar arasındaki mesafe) kuralları ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı ticari araç sürücüsü davalı ...’ ın “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; 2- Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Trafik ışıkları önünde, diğer araçlara göre ortada ve trafik zorunluğu nedeniyle duraklama halinde iken arkasından gelen araç tarafından çarpılmaya uğrayan ve bu çarpma etkisiyle ve sebebiyet vermesi ile savrularak kendisinin önünde duraklama halinde olan diğer araca çarpan ... plakalı aracın kimliği tespit edilmeyen dava dışı sürücüsünün kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “%Tamamen Kusursuz” olacağı; 3- Aynı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yine herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Trafik ışıkları önünde, diğer araçlara göre en önde ve trafik zorunluğu nedeniyle duraklama halinde iken; Ortada bulunan ve kendisinin arkasından gelen araç tarafından çarpılmaya uğrayarak savrulan aracın çarpmasına uğrayan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...’ in kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “%Tamamen Kusursuz” olacağı; 4- Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin maliki olan davacı “....’ nin” ise ( KTK’ nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...’ in kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Ancak yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün kazada “ tamamen kusursuz” olacağının tespit edildiği; Buna göre aynı aracın maliki olan davacı “....’ nin” de kazada sorumluluğu bulunmayacağı; • KAZANÇ KAYBI YÖNÜNDEN, YAPILAN TAZMİNAT TALEBİ OLARAK ; 5- 13/11/2023 Tarihinde gerçekleşmiş Trafik kazası neticesinde davacının maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasar zararı nedeniyle davacının araç mahrumiyetine ilişkin olarak, a- ... Plaka sayılı aracın bu kaza nedeniyle raporda belirtilen yerlerinden gördüğü hasarın tamirinin yukarıda gerekçeli tespiti 9 gün olarak hesaplanarak yapılmış olup, b- Bu bağlamda araçtan kalınan hak mahrumiyeti ile davacı araç malikinin işbu aracı renta- car araç kiralama ile işlettiği görülmüş olup, bu nedenle bu 9 gün zarfında kazanç kaybının talebine hak sahibi olduğu görüşüne varılarak, İşbu aracın marka, modeli ile emsal konularında piyasa ortalama araç kiralama fiyatlarının sorgulaması yapılarak bulunan ortalama bedel ile, yapılan hesaplama sonrasında : 16.412,00 TL olup, 13/11/2023 kazanın olduğu bu tarihte geçen 9 günlük tamir süresi ile 16.412,00 TL kazanç kaybı olduğu bu miktardaki tutar kazanç kaybını ,davacı araç sahibinin davalı taraftan sürücü kusur oranı kapsamında talep edebilecek olduğu..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan yeni kayıtlarla birlikte taraf itirazları kapsamında değerlendirme yapmak ve ek rapor tanzim etmek üzere dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle "...Davacı tarafın bu hasar nedeniyle; 74.307,91 TL bu rapor tarihine kadar kazanç kaybının olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. İşbu tespit ile belirlenen tutarın, kök raporla belirlenmiş veya sehven belirlenmemiş olan tutarın burada gereken düzeltme tarafımızdan yapılmıştır....."şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkeme dosyası daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine ek rapor için tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle "...işbu 2. Kere düzenlenen ek raporda belirtilmiş olan önceki görüşleri değiştirecek hususların bulunmadığı anlaşılarak bu ek rapordaki görüş ve kanaatimiz göre de, tarafımızca önceki ek raporda bulunan gerek kusur yönünden gerekse de tazminat yönünden bilirkişi heyetimize ait takdiri görüş değişmemiştir..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.Davacı vekilinin 22/05/2026 tarihli değer artırım dilekçesi ile kazanç kaybı tazminatı talebini 37.280,48-TL'ye artırdığı görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü,Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü,Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacının 13/11/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın kullanılamamasından kaynaklı uğramış olduğu araç mahrumiyet/kazanç kaybı zararının tahsili istemi ile ... plakalı aracın sürücüsü ve işletenine karşı işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasında davalı asilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın davaya konu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu bilirkişice düzenlenen rapor ile tespit edilmiş olup, bu durumda aracı işleten ve araç sürücüsünün birlikte sorumlu olduğu, davacının işbu davada davalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın kazada %100 oranında kusurlu olduğu ve davacı şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiğinin anlaşıldığı, bu halde davacının kazanç kaybının kiralama bedeli üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğu, aracın makul onarım süresinin 9 gün olduğu, davacıya ait aracın günlük kira bedeli göz önünde bulundurulduğunda davacının kaza tarihi itibari ile toplamda 37.280,48-TL kazanç kaybı oluşacağı, davacının davaya konu trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeni ile uğradığı kazanç kaybının tamamını talep edebileceği anlaşılmakla, davacı hem davalı tarafın kusurunu hem de uğramış olduğu zararı ispat etmiş olup, talep artırım dilekçesi de dikkat alınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının asıl ve birleşen davasının KABULÜ ile; araç mahrumiyeti/kazanç kaybı zararından oluşan 37.280,48-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Asıl ve birleşen dava yönünden ;-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.546,62-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 427,60-TL peşin harç ve 636,67-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.482,35-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.552,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 37.280,48-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 11.167,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026Katip ......¸e-imza Hakim ......¸e-imza