Mirasbırakandan intikal eden taşınmaz paylarının vekalet görevinin kötüye kullanılarak davalı adına tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ile bölge adliye mahkemesi kararlarının onanması.
Özet: Bir mirasçı tarafından, şehir dışında yaşarken mirasbırakanlarından intikal eden taşınmaz paylarının işlemleri için kardeşine verdiği vekalet görevinin kötüye kullanılarak payların kendi adına tescil edildiği iddiasıyla tapu iptali-tescil, mümkün olmazsa bedel talebiyle açılan davada; davalı, davacının taşınmaz paylarını kendisine bağışladığını ve vekaletnamenin bu amaçla verildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, mirasçılar arasında yapılan anlaşma gereği vekaletin verildiğini ve davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesinde ise, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu görülerek onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2024/3902 E.  ,  2026/1319 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/930 E., 2024/1368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayönü Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2023/245 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Davacı; şehir dışında yaşadığını ve işlerinin yoğun olduğunu, bu nedenle mirasbırakanlarından intikal edecek taşınmaz paylarının intikal ve diğer işlemlerinin yapılması için ... Noterliğinin 29.05.1990 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı kardeşi ...‘yı vekil tayin ettiğini, ancak ...’nın vekalet görevini kötüye kullanarak çekişme konusu 139, 61, 40, 10, 120, 83, 88, 48, 77, 1 ve 17 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının kendi adına tescilini sağladığını, yapılan işlemin bilgi ve rızası dışında olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; babalarının ölümünden sonra davacının işi gereği memleketten ayrıldığını, kendisinin tüm mallara sahip çıkmasını, yönetmesini, annesine bakmasını, taşınmazlardan da bir talebi olmadığını beyan ettiğini, taşınmazlardaki paylarını kendisine bağışladığını, vekaletnameyi de bu nedenle verdiğini, yapılan tüm işlemlerden bilgisi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, mirasçılar arasında yapılan anlaşma gereği dava konusu taşınmazların davalıya bırakıldığı, davacı tarafından vekaletnamenin de bu nedenle verildiği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.