Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı, müvekkilinin karıştığı trafik kazasında davalı sürücünün şerit ihlali nedeniyle oluşan kusurlu durum sonrası aracında meydana gelen değer kaybı ve 91 günlük araç mahrumiyeti zararlarının davalılardan (araç sahibi ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı) tahsilini talep ederken; davalılar ise yetkisizlik, zamanaşımı, kusursuzluk, talep edilen zarar kalemlerinin yersizliği, ispat eksikliği, faiz türü ve alacaklardan indirim yapılması gerektiği gibi çeşitli itirazlarla davanın reddini savunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 06/03/2025KARAR TARİHİ : 06/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde müvekkilin maliki olduğu .....plakalı aracın, .....sürücüsü olduğu ve .....AŞ adına kayıtlı .....plakalı çekici ile karıştığı trafik kazasında müvekkilin kusursuz olduğunu, kazanın davalı sürücünün şerit ihlali yapması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilin aracının kaza öncesinde hasarsız ve orijinal durumda olduğunu, kaza neticesinde araçta oluşan mekanik ve kaporta hasarları sebebiyle aracın ekonomik değerinde düşüş yaşandığını, 167.079,00 TL tutarında hasar kaydı işlendiğini, aracın onarım sürecinin uzun sürmesi nedeniyle .....ile .....tarihleri arasında toplam 91 gün boyunca araçtan mahrum kalındığını, gerçek zarar ilkesi gereği araç mahrumiyet bedelinin tazmininin gerektiğini, davalıların Karayolları Trafik Kanunu uyarınca müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kazanın .....tarihinde sigorta şirketine bildirildiğini, bu nedenle davalı .....Sigorta AŞ'nin .....tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, diğer davalılar yönünden ise faizin olay tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, araçtaki değer kaybı ve mahrumiyet zararının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, araçta meydana gelen değer kaybının davalılardan, .....Sigorta AŞ yönünden .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, araç mahrumiyet bedelinin ise davalı .....ve .....olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte öncelikle müvekkil şirkete ait .....plakalı aracın kaza tarihlerini kapsayan .....-.....vadeli .....-0 numaralı kasko poliçesi ile .....Sigorta A. Ş. tarafından sigortalandığını belirterek davanın bu şirkete ihbar edilmesini talep ettiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında müvekkil şirketin merkezinin Ankara ili Kahramankazan ilçesinde bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin Kahramankazan mahkemeleri olduğunu ifade ederek yetkisizlik kararı verilmesini istediğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca dava konusu alacak istemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı def'inde bulunduğunu, müvekkile ait aracı yöneten sürücünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını vurgulayarak davanın reddini talep ettiğini, aksi kanaatte olunması halinde kaza mahallinde keşif icrası ile kusur bilirkişisi incelemesi yapılmasını dilediğini, müvekkilin tazminat sorumluluğu bulunmadığından değer kaybı ve ikame araç bedeli taleplerinin reddini istediğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak .....plakalı aracın kaza öncesi hasar kayıtlarının, kasko poliçesinin, ikame araç temininin ve ödeme alınıp alınmadığının sorulmasını, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak aracın karıştığı tüm kaza kayıtlarının istenmesini, Tuvtürk ve .....yetkili servislerine müzekkere yazılarak aracın muayene ve servis kayıtlarının celbini, Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak plaka değişikliği ve satış durumunun tespitini, aracın geçmiş hasarları ve ağır hasar kaydı olup olmadığının irdelenmesini, davacıya ait aracın kullanım amacı ve kilometresi dikkate alındığında değer kaybı oluşmayacağını belirterek makine mühendisi veya sigorta eksperi bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılmasını, davacının araç kiralama faturası sunmadığını ve zararı ispatlayamadığını, ayrıca aracın onarım süresince çalıştırılmaması nedeniyle yakıt ve amortisman gibi zorunlu giderlerden tasarruf ettiğini, bu miktarların mahsubu gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari faiz değil yasal faiz uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin dava dilekçesinin tebliğinden önce temerrüde düşmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak HMK'nın 114/1-H maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının .....tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı zararının tazmini amacıyla dava ikame ettiğini, kazaya karışan .....plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde .....-.....numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı bulunduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine .....numaralı hasar dosyasının açıldığını, ekspertiz raporu doğrultusunda araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 1.875,46 TL olarak tespit edildiğini, bu tutarın .....tarihinde talep sahibi vekiline ödendiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, maddi hasara ilişkin olarak .....tarihinde 198.124,54 TL tutarının .....Sigorta A. Ş. 'ye rücuen ödendiğini, toplamda 200.000,00 TL ödeme yapılarak poliçe limitinin tükendiğini, davacı tarafın talebinin müvekkil şirketçe karşılanmış olması sebebiyle davanın mükerrer ve haksız olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde tazminat hesabının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Genel Şartlar hükümlerine göre yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sigorta tazminatının rizikonun gerçekleşmesi ve gerekli belgelerin sunulmasından sonra muaccel hale geldiğini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı .....cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine, davalı araç sürücüsüne ve araç işletine yöneltilmiş bakiye değer kaybı tazminatı istemine, davalı araç sürücüsü ile araç işletenine yöneltilmiş araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.Taraflar arasında ki uyuşmazlığın; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti buradan varılacak sonuca göre davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı tazminatının tespiti ve tazmini davacının aracın onarım süreci içerisinde araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "Şoför .....(.....plakalı) :2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 94.maddesinde yer alan (56/1-A: Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme haller dışında şerit değiştirmeleri veya kullanmaları yasaktır ve Yönetmelik 94/B-C: b) Şerit değiştirmeden önce,gireceği şeritte sürülen araçların güvenle geçişlerini beklemek, 9g) İki şeridi birden kullanmaları, yasaktır ,h) Kavşaklara yaklaşırken; im yerlerinde 30, şim yerleri dışında 150 metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, yasaktır, kurallarını ihlal ettiği, kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada %100 ( YÜZDE YÜZ) oranında kusurlu olduğu, .....(.....plakalı) : 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlal yapmadığı anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu" raporda mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının bedeli zararının tesipiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, "Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası davaya konu araçta hasar oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olduğu, araçta oluşan hasarın onarımı için, .....hasar dosya numaralı ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen; yağ karteri, yağ seviye sensörü, lastik takoz, depo dolum ağzı, pompa, alt salıncak, conta, braket, braketler, su deposu, hava kanalları, ön panel bağlantısı, spoyler, ön tampon, sis lamba kapağı, tampon ızgarası, çamurluk davlumbazı, sol ön çamurluk, ses izolasyonu, sis farı, led far, ön panel, kablo soketi, salıncak kaplaması, cam yıkama hortumu, yağ filtresi, arka kapı bağlantı ve montaj parçalarında değişim işlemi yapıldığı; sol marşbiyel sacı ve sol arka çamurluk onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 52adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı, raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edildiği, dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 108.256,81 TL değer kaybı oluştuğu ve .....tarihinde sigorta kuruluşundan 1.875,46 TL tenzil edildiğinde (108.256,81 -1.875,46) = 106.381,35 TL bakiye değer kaybının oluşacağı dava dosyasındaki belgeler incelenerek hesaplanmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/14234 E. 2016/2643 K. Gerekçesi doğrultusunda 22 gün MAKUL ONARIM SÜRESİ belirlenmiş ve aracın onarımda kaldığı süre boyunca davacının aracından yoksun kalması ile beraber meydana gelen araç mahrumiyet tazminatından tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle kaza tarihi itibariyle 19.179,28 TL tutarında olduğu" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketi, davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteninin bakiye değer kaybı zararının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak 106.381,35 TL değer kaybı tazminatı isteminin kabulüne, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da davalı araç işleteninden tazmininin talep edebileceği kabul edilmelidir. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 19.179,28 TL olarak belirlenmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı araç işleteni ve davalı araç sürücüsü yönünden 19.179,28 TL miktar üzerinden ikame araç bedeli istemine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.. Faiz türü ve başlangıcı yönünden; Kabul edilen tazminat alacaklarına, davalı sigorta şirketi yönünden başvuruyu takip eden 8. iş günü sonrası temerrüt tarihi olan 10/12/2024 tarihinden itibaren, davalı .....ve davalı .....A.Ş. Yönünden ise haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren sigortalı aracın ticari araç olması nedeniyle avans faiz uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE;a)106.381,35 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, davalı .....A.Ş. ve davalı .....yönünden haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b)19.179,28 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....A.Ş. ve davalı .....müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2- Kabul edilen bedel olan 125.560,63 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 8.577,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL ve 1.529,00 TL tamamlama harcın düşümü ile eksik kalan 6.432,64 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 5.450,05 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı ve 1.529,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.759,80 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 2.338,24 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, dosya masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.056,00 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin 6.825,45 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı ...... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,7-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin ve davalı .....Loj. A.Ş vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı .....yokluğunda verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim