Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı bir şirket, davalıların kusurlu olduğu iddia edilen bir trafik kazası neticesinde aracında meydana gelen maddi hasar, değer kaybı ve tamir süresince ortaya çıkan araç mahrumiyeti bedelinin tahsilini talep etmiş; davalı şirket ise yetkisizlik itirazında bulunarak taleplerin sigorta kapsamında olduğunu ve yersiz olduğunu savunmuş, ancak mahkeme, davacının yerleşim yeri Diyarbakır olduğundan yetki itirazını reddederek davanın esastan incelenmesine karar vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/05/2022KARAR TARİHİ : 13/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan .....in sevk ve idaresinde olan .....plakalı araç müvekkil firmaya ait .....plakalı araca .....tarihinde Şırnak ili Silopi İlçesinde çarptığını, davalı tarafın iş bu kaza da % 100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve tamir raporundan da anlaşılacağı üzere 8.196,00 TL maddi zarar meydana geldiğini, müvekkilinin aracının 1 haftadan fazla hasar gören parçaların değiştirilmesi, tamir edilmesi ve boyama işlemleri için serviste kaldığını, ilgili araçta kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde değişen herhangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik söz konusu dahi oluşmadığını, araç üzerinde hasar kaydı olmasından dolayı müvekkile ait araç değer kaybına maruz kaldığını, dolayısıyla aracın değer kaybına ilişkin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, müvekkili firmanın yerleşim yerinin Diyarbakır ili olması sebebiyle haksız fiilden dolayı zarar görenin yerleşim yerinin de yetkili olması sebebiyle iş bu davayı Diyarbakır mahkemelerinde açma hakları olduğunu beyan ederek, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedeli olarak toplam 3.200,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizin uygulanması suretiyle müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .....International Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .....International Anonim Şirketi'nin 18.04.2001 tarihli, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve 25.11.2020 tarihli, 7257 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle eklenen Ek 1. madde hükümleri uyarınca 17.03.2021 tarih ve 10289 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanarak kurulduğunu, .....Company Limited'ın tüm hak ve borçlarının .....Anonim Şirketi'ne devredildiğini, .....tarihli devir protokolü kapsamında taraf olunan dava ve icra takiplerinin müvekkil şirkete geçtiğini, dava dilekçesinde müvekkil şirketin yerleşim yerinin Diyarbakır olarak belirtilmesine rağmen şirket merkezinin Ankara olduğunu ve Diyarbakır'da şubelerinin bulunmadığını ifade ederek yetki itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, davacı .....İnşaat Otomotiv Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan haksız fiil davasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kazaya karışan araçların müvekkil şirketin hizmetine tahsis edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği .....plakalı aracın müvekkil şirket hizmetinde bulunduğunu, davacının tüm zararlarının sigorta kapsamında karşılandığını, davacının araç değer kaybı iddiasıyla fazladan tazminat talep ettiğini, davacının kazançtan mahrum kalmasının söz konusu olmadığını, davacının müvekkil şirkete hizmet veren çok sayıda aracı bulunduğunu, ikame araç sağlama sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, bu nedenle kazanç kaybı ve değer kaybı iddialarının yerinde olmadığını belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı gerçek kişi cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı araç işletenine ve araç sürücüsüne yöneltilmiş değer kaybı ikame araç bedeli tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında ki uyuşmazlığın; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davacının onarım süresi boyunca araç mahrumiyet zararının oluşup oluşmadığı olmuş ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı. Davacının yerleşim yerinin Diyarbakır ili olması nedeniyle davalı şirket vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esas incelemesine geçilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "Kazalı/Davalı .....(Davalı firmaya ait .....plakalı araç): Trafik kazasında yukarıda sayılan hususlar kapsamında 26700 (yüzde/vüz) oranında “KUSURLU” olduğu, Kazalı .....(Davacıya ait .....plakalı araç): Trafik kazasında Yukarıda sayılan hususlar kapsamında “KUSURSUZ” olduğu," mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının bedeli zararının tespiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, " Makine Bilirkişi Görüşü: Dava konusu .....plakalı, .....aracın yukarıdaki açıklamalarım kapsamında kaza tarihi itibari ile; .....tarihli irsali kaza ile uyumlu olduğu, faturada aracın hasarına ilişkin belirtilen onarım işlemlerinin davaya konu aracın kaza sonucu 4.000,00 TL değer kaybına uğrayacağı, aracın makul tamir süresinin 5 gün olacağı ve araç mahrumiyet bedelinin 1.324,85 TL olacağı" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.Davalı şirket ve davalı gerçek kişi kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı şirket ve davalı araç işleteni şirketin değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet tazminatının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş, taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve 1.200,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı isteminin kabulüne, kabul edilen tazminat alacaklarına haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; 2.000,00 TL değer kaybı tazminatı, 1.200,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı olmak üzere toplamda 3.200,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....ve davalı .....International A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2- Kabul edilen bedel olan üzerinden hesaplanan 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile eksik kalan 651,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, dosya masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.242,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.200,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davalı .....A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde re'sen ilgililere iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı .....A.Ş. yüzüne karşı, davalı .....yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim