İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, haksız eylemden kaynaklanan yangın zararı nedeniyle sigorta şirketinin taşeron firmaya rücuen açtığı itirazın iptali davasının istinaf incelemesine dair kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, inşaat şantiyesinde davalı taşeron firmanın çalışanlarından kaynaklandığı iddia edilen yangın nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatı rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davalı firma ise sigorta primlerinin kendisi tarafından ödendiğini, kusursuz olduğunu ve sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığını savunurken, bilirkişi raporu yangının kuvvetle muhtemel bir kaynak makinesinden kaynaklandığını ancak sorumlu tarafın net olmadığını belirtmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/883 KARAR NO: 2026/866T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 06/02/2026NUMARASI: 2024/15 Esas - 2026/70 KararDAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.03.2014 tarihinde davacı şirket nezdinde ... no’lu poliçe ile sigortalı olan “...Cad. No:..... adresinde bulunan ...&... isimli mahallin inşaatında borçlu firmanın çalışanlarının kullanmakta olduğu Projektörlerden kaynaklanan yangın sonucunda zarar meydana geldiğini, poliçede verilen teminatın sadece sigortalı ve sigorta ettiren için verildiğini, hasara neden olan armatürü kullanan işçilerin bağlı olduğu taşeron firmanın verilen zarardan BK 65 ve 66. Md. gereğince sorumlu olduğunu, poliçe kapsamında değerlendirilen 85.303,04 USD hasar tazminatının 10.09.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini TTK 1472. Md. gereğince haklı halefiyet kazanıldığını, .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ödenen tazminatın davalıya rücu edildiğini, ancak davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadışı Sigortalı .... Şti. ile davalı .... Şti. arasında imzalanmış sözleşme itibarıyla sigortalının dava açma hakkı bulunmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin de dava açma hakkı bulunmadığını, 15.07.2013 tarihli olarak imzalanan yüklenici (Taşeronluk) sözleşmesi gereğince davalı tarafından projenin mekanik tesisat işlerinin taşeron firma olarak üstlenildiğini, sözleşmenin 33.9. md. de All Risks poliçesinin işveren tarafından yapılacağı, yüklenici ile yapılan sözleşme bedeli oranına göre yüklenici alacağından kesileceği yönünde hüküm konulduğunu, aslında sigorta primlerinin tamamının davalı şirket tarafından ödendiğini, bu sebeple sigortalının rücu hakkının olmaması nedeniyle davacının da dava hakkı bulunmadığını davanın reddi gerektiğini, ayrıca yangın olayının gerçekleşmesinde herhangi bir kusurları bulunmadığını, çalışma alanının gün ışığı ile bağlantısı olmadığını, bu sebeple çalışma sırasında projektörün kullanılması zorunlu olduğunu, bu odanın tüm taşeronların ortak kullandığı oda olması nedeniyle giriş çıkışın kontrole tabi olmadığını, odada yangın söndürücü bulunmadığını, yangın söndürücülerin yerleştirilmesi ve yeterliliğinin denetlenmesinin ana işveren yükümlülüğünde bulunduğunu, ana işveren tarafından yangın sonrasında tüm projektörlerin led projektörlerle değiştirildiğini, yangın tüplerinin sayısının arttırıldığını, bu durumun dahi sorumluluğun davalı şirkette olmadığını gösterdiğini, yangın çıkış anında hangi taşeron işçilerinin bulunduğu yangın raporu ve jandarma tutanağında belirsiz olduğunu, yangının akşam yemeği saatinde çıktığını, kaldı ki projektörü monte eden taşeron firmalar ve işleri olmadığını, davacının tek delilinin eksper raporu olduğunu, kusursuz sorumluluğun bu davada yeri olmadığını, kusurun ve zararın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, yapılan sigorta sözleşmesi ile taşeron firmaların kapsam dışında bırakılmasının sigorta sözleşmesi mantığına ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İstanbul BAM kaldırma ilamı , gelen müzekkere cevabı doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine verildiği , bilirkişi heyetince kuvvetle muhtemel yangın sebebinin, yangın çıkış mahallinde görüntülenen kaynak makinası kaynaklı olacağı yönünde oluştuğu, olay yerinin inşaat alanı olması nedeniyle farklı işkollarında çalışan taşeron firmaların çalıştığı, kaynak makinasının kim tarafından hangi iş alanı için kullanıldığı hususunun dosya kapsamında belirsiz olduğu, tanık ifadelerinde, yangının başladığı sırada kazan dairesinde tesisatların vanalarının takılması işinin yapıldığı ifade edildiği, bu işin yapılması sırasında kaynak makinasının kullanılması gerekmemekte olduğu, kaynak makinasından çıkan akkor halinde çevreye sirayet eden kızgın parçacıkların...ve ..., petrol türevi polistren yalıtım malzemeleri üzerine sirayet etmesinden sonra, yuvalanarak izolasyonu tutuşturma sürecinin izolasyon malzemesinin kalitesine göre 1 ile 2 saat arasında bir zaman dilimi içerisinde olacağı teknik olarak bilinmekte olduğu, bu süreçte kazan dairesinde hangi taşeronun işçilerinin çalıştığı ve kaynak makinası kullandığı, kaynak makinasının kime ait olduğu bilinmediğinden, bu yönde bir kusur isnadı yapılamadığı, dava dışı sigortalı firma yetkililerinin kazanların dışına cam yada taş yünü izolasyon malzemeleri yerine kolay yanıcı izolasyon ürünü kullandıkları anlaşılmakla; davalı yana yangının çıkması ile ilgili her hangi bir kusur izafe edilemediği hususunu tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde farklı heyetten rapor alınmasının talep edildiğini, ancak itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de "hasardan hemen sonra riziko adresinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarına itibar edilmesi" gerektiğini, hasardan hemen sonra riziko adresinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarına itibar edilmesi gerektiğini, bu ekspertiz raporları ile mahkeme dosyalarındaki bilirkişi raporları arasında çelişki var ise bunun giderilmesi gerektiğinin Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile sabit olduğunu, somut olayda ekspertiz incelemesi olaydan yalnızca bir gün sonra keşif yapılarak gerçekleştirilirken davanın reddi kararının gerekçelerinden biri olan “dosyada renkli fotoğrafların bulunmaması” gerekçesinin hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi heyetinin davacı aleyhine olacak şekilde 2 farklı birbirine zıt raporlar tanzim ettiğini, farklı bilirkişi heyeti tarafından rapor tanzim edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve çelişkileri giderir bir heyet raporu olmadığını, davanın ret kararına gerekçe yapılan 27.10.2025 bilirkişi raporunda davalı yüklenicinin “tedbir almak” ve “basiretli bir işadamı gibi davranmak” mükellefiyetlerine dair inceleme yapılmamış oluşu gözetildiğinde kararın eksik inceleme ile verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava; ''İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi''ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, davalı taşeron şirketten rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, delillerin takdirinde hataya düşülüp düşülmediği, davacının davasını ispat edip edemediği noktalarındadır. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş arasında Antalya ili ... ilçesinde yapılacak otel inşaatı için inşaat all risk sigorta poliçesinin düzenlendiği, inşaatın bodrum katında bulunan kazan dairesinde inşaat işlemleri devam ederken yangın çıktığı, dava dışı sigortalıya ibra ve temlik belgesi düzenlenerek tazminatın ödendiği, davacı tarafça davalı hakkında .... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile 85.303,04 USD asıl alacak ve 3.272,00 USD faiz olmak üzere toplam 88.575,04 USD nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içinde eldeki itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın reddine dair 2015/1206 e. 2020/248 K. Sayılı kararı ile verilen hükmün istinafı üzerine dairemizin 2020/2230 e. 2023/1278 K sayılı ilamı ile; Dosyaya sunulan delillerden ... ilçe jandarma komutanlığı olay yeri inceleme tim komutanlığının 26/03/2014 saat 16 da düzenlendiği olay yeri inceleme raporuna göre olay yerinin fotoğrafları bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine ekspertiz raporu içeriğinde iş güvenliği uzmanı ...raporundan bahsedilerek bu rapor içeriğinde de fotoğraflardan bahsedilmiştir. Yangın olayı aynı zamanda savcılık soruşturmasına konu bir olay olması nedeniyle soruşturma yürütülmüş olması da gerekmekte olup orada toplanan delilerinde olayın aydınlatılmasına etkili olabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın aydınlatılması için bu eksikler giderilip, dosya bilahare bilirkişiye tevdi edilip rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince eksik belgeler konusunda müzekkereler yazılmış elde edilebilen deliller ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Yangının çıkış sebebine ilişkin olarak teknik veriler, olay yeri bulgu ve resimleri değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli, dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile; "...dosyada bulunan belgelerde yangının projektörde oluşan her hangi bir arızadan kaynaklandığına dair bir bilgi yer almamakla birlikte projektörün ısısı ile kazanların ısı yalıtımlarının yandığı şeklinde görüş belirtilmiş ise de; Olayın görgü tanıklarının beyanları irdelendiğinde, yangının akümülasyon tankının alt kısmından “izolasyon” yanmaya başladığını gördüklerini ifade etmektedirler. Yaklaşık 2.5 metre yüksekte asılı olan projektörün akümülasyon tankının alt kısmından değil üst kısmından yakması beklenmelidir. Yine dosya kapsamına sunulu fotoğraflar dikkatlice incelendiğinde; kazan dairesinde elektrik kaynak makinasının bulunduğu saptanmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından sigorta teminatı altına alınan dava dışı sigortalı firmaya ait otel inşaatının bodrum katında bulunan Kazan dairesinde teknik yapım/montaj aşamasında elektrik kaynak (sıcak çalışma) işlemlerinin yapıldığı sol tarafta görülen kaynak makinasının ortamda bulunmasından anlaşılmaktadır. .... Kök Rapor'da da da belirtildiği üzere yangının çıkış yerinin her ne kadar kazan dairesi olduğu anlaşılmış ise de, yangının çıkış sebebiyle ilgili dosya kapsamında kesin olarak delil niteliğinde teknik ve bilimsel her hangi bir veri bulunmadığı, davacı yanın iddia ettiği gibi dava konusu yangın olayının davalı yanın “projektöründen kaynaklı” olduğu iddiasını ispatlayabilecek yeni bir belge, bilgi ve projektörün besleme kablosu yine projektörün beslendiği elektrik tali dağıtım panosunda 300 ma eşik değerli yangın koruma rölesinin bulunup bulunmadığı bu objelere ait renkli fotoğraf sunulmadığı saptanmıştır. Yangının çıkış yerinin Kazan Dairesi olduğu, dava konusu yangına projektörün sebebiyet verdiğine dair kesin bir delil bulunmadığı, dosyaya sunulu renkli fotoğraflar incelendiğinde, kazan dairesinde elektrik kaynak makinasının bulunduğu anlaşılmakla, kuvvetle muhtemel elektrik kaynak çalışması sırasında kızgın kıvılcımların...ve ..., petrol türevi polistren yalıtım malzemeleri üzerine sirayetiyle birlikte yuvalanarak ve zamana bağlı olarak izolasyonu ısıtarak tutuşturduğu ve alevli yangını başlattığı kuvvetle muhtemel olarak değerlendirilmiştir. Kaynak makinasının kime ait olduğu, yangın olayı öncesinde hangi taşerona ait işçiler tarafından kullanıldığı dosya kapsamında belirsizdir. Jandarma Olay Yeri İnceleme Timi tarafından yapılan incelemede ise, yangının çıkış sebebine yönelik sadece ifade tutanaklarına dayandırılarak rapor düzenlenmiştir. Projektör üzerinde herhangi bir teknik çalışma yapılmamıştır." görüşü bildirilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Dosyaya toplanan deliler ile davalının yangına sebep olduğuna dair bir delil elde edilemediği, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026