İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş kargo alacağına dair itirazın iptali davası detayları.
Özet: Davacı kargo şirketi, davalıya sunduğu taşıma hizmetleri karşılığında doğan 47.046,98 TL alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi ve arabuluculuk sürecinin davalının katılımıyla sağlanamamasının ardından açtığı itirazın iptali davasında; davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve ticari defter ibrazında bulunamadığı, bilirkişi raporuyla davacının ticari defterlerinin ve faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu ve takipte talep edilen asıl alacak miktarının haklı olduğu tespit edildiğinden, davalının haksız itirazlarının iptali ve takibin devamı yönünde karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/415 EsasKARAR NO : 2026/523DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 12/06/2025KARAR TARİHİ : 17/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan ... Ltd. Şti. 'nin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. 'nin talebi üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde 47.046,98 TL tutarında alacak doğduğunu, davalıya sunulan hizmetin bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, davalının arabuluculuk davetine icabet etmemesi sebebiyle anlaşma sağlanamadığını, davalının borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine yönelik itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket tarafından verilen kargo hizmetinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek süreci kötü niyetli olarak uzattığını, takip öncesinde herhangi bir faiz işletilmediğini, takip sonrası uygulanan faizin ise yasal faiz olduğunu, alacağın likit ve belirli olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava konusu .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Huzurdaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında davacının .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Dava konusu .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında; davacının davalı aleyhine toplam 47.046,98 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 28/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,1. Davacının ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı,3. Davacının ticari defterlerine göre 31.01.2025 takip tarihi itibariyle 47.046,98TL (takipte talep edilen asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü,4. Davacının takibe konu alacağına dayanak teşkil eden faturalarının TTK 21/2 ve e-fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,5. Dava ve icra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve davacının ticari defterler incelemesi sonucu, davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine doğurduğu nazara alınarak 05.12.2024 takip tarihi itibariyle davacının 47.046,98TL (takipte talep edilen asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı,6. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 31.01.2025 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 449,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 649,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,..." şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 47.046,98-TL cari hesap alacağı bakımından ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf delilleri ve defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediğinden bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar ve faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça mahkememizce verilen kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, tanzim edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği, davaya konu cari hesaba dayanak faturaların süresi içerisinde iade edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı ve cari hesaba dayanak fatura bedelinin ödendiğinini iddia ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu cari hesap alacağına dayalı asıl alacak bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. İcra inkar tazminatı talebi bakımından da alacağın cari hesap alacağına dayalı olması, takip dayanağı ekinde cari hesap dökümünün de eklenmiş olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 47.046,08-TL asıl alacak üzerinden diğer hüküm ve koşullarla birlikte aynen devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.409,22-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.213,72 TL harçtan başlangıçta alınan 615,40 TL'ın mahsubu ile bakiye 2.598,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan ve devlete ödenen (mahsup edilen) 615,40 TL peşin ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 7.110,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2026Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)