Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, fuar katılım sözleşmesine rağmen fuara katılmayan davalının ödenmeyen ücretine yönelik icra takibine yaptığı itirazın incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, fuar organizatörü davacı şirketin, fuar katılım sözleşmesi imzalayan davalı firmanın ödemesi gereken bakiye katılım ücretini tahsil amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmektedir; davacı, davalının sözleşme gereği tüm hazırlıklar yapılmasına ve fuar başlangıcına kısa süre kalmasına rağmen, son anda vize sorunlarını gerekçe göstererek katılmadığını ve sözleşmedeki iptal koşulları uyarınca bakiye bedelin muaccel hale geldiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/437 EsasKARAR NO : 2026/499DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/06/2025KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Fuar Organizatörü olarak faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında, davalı borçlunun, müvekkili şirket tarafından satışı gerçekleştirilen ... 2025 tarihlerinde .../...'da gerçekleşen “...” isimli fuar organizasyonuna katılması için 25/12/2024 tarihinde Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan 25/12/2024 tarihli “Fuar Katılım Sözleşmesi” uyarınca davalı borçlu tarafından tamamı fuar öncesinde olmak üzere ve bir kısmı nakit bir kısmı çek ile olacak şekilde toplam 14.022,50.-Euro ödeme yapılması gerektiğini, davalı taraf toplam ödemesi gereken tutar içerisinden 10/01/2025 tarihinde 300.000,00.-TL ödeme yaptığını, davalı borcçlunun yaptığı ödeme ödeme günü kuru üzerinden 8.224,00.-Euro olarak kayda geçirilmiş, ancak bakiye ödeme yapılmadığını, davalı tarafın bu süreçte son ana kadar Fuar'a katılacak gibi hareket etmiş, Fuar'da sergileyeceği ürünlerin ... / ...'a nakliyesi gerçekleştirilmiş, Fuar alanında davalı şirketin standı kurulmuş ancak davalı borçlu şirket Fuara göndermeyi planladığı bazı çalışanlarına vize çıkmadığı gibi bir bahane üreterek Fuar'a katılmadığını, davalı borçlunun son ana kadar Fuar'a katılmayacağına dair bir bilgi paylaşmadığından Fuar alanında standı müvekkili tarafından kurulmuş, nakliyesi gerçekleşen ürünleri standına bırakıldığını, taraflar arasında imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesinin 6.maddesinde "Bu sözleşme ticari mukavele hükmünde olup tek taraflı iptal edilemez. Katılımcının fuara katılmaktan vazgeçmesi durumunda, yazılı ve geçerli bir mazeret belirterek, fuar'a 8 ay süre kalana kadar sözleşmesini iptal edebilir. Fuar'a 8 aydan az zaman kala yapılan iptallerde sözleşme bedelinin %25'ini, fuara 6 aydan zaman kala yapılan iptallerde sözleşme bedelinin %50'sini, fuar'a 3 aydan az zaman kala yapılan iptallerde sözleşme bedelinin %100'ü tahsil edilir ve sözleşme karşılıklı iptal edilir." hükmünün bulunduğunu, kaldı ki taraflar arasında imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunmasa dahi fuarlara katılan her basiretli tacirin Fuar başlangıcına kısa bir süre kalmışken gerekçe göstermeksizin katılım sağlamama hakkı bulunmadığını, fuar başlangıcına kısa bir süre kalmış iken yerine başka bir katılımcı bulunamayacağını bilmesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, öte yandan iş bu davaya konu olayda davalı borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde bir fesih bildiriminde de bulunulmamış, sadece davalı şirketin fuara katılmadığını, bunun üzerine davalı şirket hakkında bakiye fuar katılım ücretinin tahsili için Fuar Katılım Sözleşmesi ve fatura dayanak gösterilerek ....İcra Müdürlüğünün 2025/.... Sayılı ilamsız icra takibi başlatılmış ancak kendisine ödeme emri tebliğ edilen davalı firma vekili aracılığı ile sunduğu itiraz dilekçesi ile İcra Müdürlüğünün yetkisine ve takip konusu alacağın esasına itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ....İcra Müdürlüğü’nün 2025/.... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu hakkında % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.CEVAP:Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava; taraflar arasında imzalanan 25/12/2024 tarihli Fuar Katılım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının .... İcra dairesi 2025/... esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacağı olduğundan bahisle davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Huzurdaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan 25/12/2024 tarihli Fuar Katılım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının .... İcra dairesi 2025/... esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmıştır..... İcra dairesi 2025/... esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, işbu icra dosyasında; davacının davalı aleyhine aleyhine 27/03/2025 tarihinde toplam 5.798,50 Euro üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır.Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,1. Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı,3. Davacının ticari defterlerine göre 28.03.2025 takip tarihi itibariyle 5.537,28€ davalıdan kayden alacaklı göründüğü,4. Davacının takibe dayanak faturasının TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,5. Buna mukabil davalının iade faturası yasal itiraz süresinden sonra düzenlendiğinden davacı aleyhine borç doğurmadığı,6. İcra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve davacının ticari defterlerinin incelemesi sonucu, davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturasının davalı aleyhine borç doğurmasına mukabil yasal itiraz süresinden sonra düzenlenen davalının iade faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı nazara alınarak 28.03.2025 takip tarihi itibariyle davacının 5.537,28€ davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı,7. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 28.03.2025 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz Oranı yıllık 64 olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının belirlenecek asıl alacağına 28.03.2025 takip tarihinden itibaren %4 oranında Azami Faiz yürütülebileceği, .."şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.Bilirkişi 07/06/2026 tarihli dilekçesi ile raporda döviz kuru dönüşümünde Euro esas alınması gerekirken sehven USD kuru esas alındığını, bu nedenle olması gerektiği gibi Euro kuru esas alınarak yeniden hesaplama yapılarak rapor tashih edilerek dilekçesi ekinde sunulduğunu beyan etmiş olmakla; 08/06/2026 tarihli raporun sonuç kısmında; "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,1. Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı,3. Davacının ticari defterlerine göre 28.03.2025 takip tarihi itibariyle 5.785,77€ davalıdan kayden alacaklı göründüğü,4. Davacının takibe dayanak faturasının TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,5. Buna mukabil davalının iade faturası yasal itiraz süresinden sonra düzenlendiğinden davacı aleyhine borç doğurmadığı,6. İcra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve davacının ticari defterlerinin incelemesi sonucu, davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturasının davalı aleyhine borç doğurmasına mukabil yasal itiraz süresinden sonra düzenlenen davalının iade faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı nazara alınarak 28.03.2025 takip tarihi itibariyle davacının 5.785,77€ davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı,7. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 28.03.2025 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz Oranı yıllık 64 olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının belirlenecek asıl alacağına 28.03.2025 takip tarihinden itibaren 64 oranında Azami Faiz yürütülebileceği,.." şeklinde raporu düzeltmiştir.Huzurdaki davada; davacı tarafça 32. İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 5.798,50-Euro fatura alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 25.12.2024 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu görülmüştür. Huzurdaki davada davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ise de icra takibine yapılan itirazda yetki itirazından bulunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından HMK'nın 17. Maddesine göre icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. İcra takibine konu edilen fatura alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir.Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Her iki taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda bilirkişi ara kararı kurulmuş, usulüne uygun yapılan ihtara rağmen Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin etmediği, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür. Davacı ticari defterleri ile her iki tarafın ba-bs formları karşılaştırmalı olarak mahkememizce görevlendirilen bilirkişi vasıtasıyla incelenmiştir. Yapılan incelemeye göre davacı tarafından sözleşme kapsamında davalıya ait standın kurulduğu ve hizmetin ifa edildiği, davalı tarafından 10.01.2025 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye bedel için 10.03.2025 tarihli 14.022,50 € bedelli e-faturanın düzenlendiği, davalının söz konusu faturaya TTK’nın 21/2. maddesi kapsamında süresi içerisinde itiraz ettiğini gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı, davalının sonradan düzenlediği iade faturasının ise yasal 8 günlük süreden sonra düzenlenmiş olması sebebiyle davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı, ayrıca davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliği taşıdığı, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının takip tarihi itibarıyla 5.785,77 Euro alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Tanzim edilen 09.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davalı tarafça yapılan ödemenin dolar kuru üzerinden hesaplandığı bilirkişinin raporundaki maddi hatayı 08.06.2026 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi başlıklı dilekçesi sunulmak suretiyle mahkememize ibraz ettiği, düzenlenen ikinci raporda oluşan maddi hatanın mahkememizce de tetkik edilebilecek nitelikte basit maddi hata olduğu görüldüğünden yeniden tebliğ usul hukuku bakımından gerekli görülmeyerek bu hususlar duruşma zaptında da belirtilmek suretiyle ve TCMB kur miktarlarının saat 15:30 itibariyle açıklanması nedeniyle davalının 10.01.2025 tarihinde yaptığı ödemeye ilişkin olarak esas alınacak kur miktarının 09.01.2025 tarihinde mevcut bulunan kur olduğu ve bu kapsamda 300.000,00-TL ödemenin TL/36,4222 kur karşılığında hesaplanan euro karşılığının 8.236,73-euro olduğu anlaşılmakla bakiye kalan 5.785,77-euro miktar yönünden davanın kabulüne, aşan kısım yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf icra inkâr tazminatı talep etmiş ise de, takibe konu alacağın taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinin ifa edilip edilmediği, faturanın davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığı, ifa imkansızlığının bulunup bulunmadığı itirazlarının bulunduğu, iade faturasının hukuki sonucu ve taraf defterlerinin incelenmesi suretiyle yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında davalının vaki itirazının 5.785,77-Euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesince değişen oranlarda faiz uygulanması suretiyle aynı şartlar altında devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 17.960,45 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.369,99 TL harcın düşümü sonucu kalan 14.590,46 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 8.095,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 8.077,23 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 578,49 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,8- Davacı tarafça peşin yatırılan 3.369,99 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.985,39 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin , davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 4.589,90 TL'nin davalıdan, 10,10 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2026Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)