Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, taşlık arazide ekonomik amaca uygun zilyetlik koşulları oluşmadığından davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının temyiz itirazlarının reddi ile onanması.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, davacının kadastro öncesi zilyetlikle edinim iddiasına dayalı talebi, başlangıçta alt mahkemelerce kabul edilip, taşınmazın harman yeri olarak kullanıldığı gerekçesiyle davacıyı haklı bulmuş; ancak daha önceki temyiz incelemesinde hava fotoğrafları ve bilirkişi incelemesiyle zilyetlik koşullarının araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozmaya uyan ilk derece mahkemesi, yapılan incelemeler sonucu taşınmazın kayalık nitelikte olduğunu ve davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığını tespit ederek davayı reddetmiş; bu red kararı, temyiz incelemesinde Yargıtay tarafından bozma kararına uygun bulunarak onanmış ve davacının itirazları reddedilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/1982 E.  ,  2026/2832 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/607 E., 2024/718 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Mardin ili, Midyat ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 52... parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla ...Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra, tashihen devir suretiyle davalı ... Başkanlığı adına tescil edilmiştir.
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taşınmazın niteliğiyle itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığını, taşınmazın 5393 sayılı Kanun’da sayılan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, çekişme konusu taşınmaz bölümünün irsen intikal ve eklemeli zilyetlik yoluyla davacı tarafından harman yeri olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı benimsenmek suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, hava fotoğrafları ve yakın tarihli uydu görüntülerinden istifade edilmek ve davacı tarafından iddia edilen zilyetliğin şekli ve süresinin tespiti maksadıyla ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup-oluşmadığının belirlenmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, incelenen hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine göre dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.