İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, akaryakıt dağıtım şirketinin çek üzerindeki ihtiyati tedbir kararına yaptığı gerekçesiz ve ispat eksikliği iddialarıyla istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: İlk derece mahkemesinin bir çek üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebini reddetmesi üzerine, tedbire itiraz eden şirket, kararın anayasal ve usul hukuku hükümlerine aykırı olarak yeterli gerekçe içermediğini, tedbire dayanak gösterilen protokolün bulunmadığını, sözleşmenin hiç kurulmadığını ve yasal ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, bu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1226 KARAR NO: 2026/1349T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 26/03/2026NUMARASI: 2026/... EsasTALEP: İhtiyati Tedbire İtirazİSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden ... Anonim Şirketi vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbire itiraz eden şirket ... Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan almış olduğu lisanslar kapsamında sahip olduğu geniş bayilik ağı ile yurt genelinde akaryakıt, ... ve ...dağıtım, depolama ve satış faaliyetleri yürüttüğünü, söz konusu faaliyetleri gerçekleştirebilmek için akaryakıt/... bayilik lisansına sahip firmalar ile bayilik anlaşması niteliğinde İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, ...Bayilik Sözleşmesi ve Yatırım Çerçeve Sözleşmesi gibi ticari sözleşmeler akdedildiğini, ilgili ticari sözleşmelerin konusunu oluşturan akaryakıt istasyonlarının kurulu olduğu taşınmazlar ihtiyati tedbire itiraz eden şirketi mülkiyetinde olabileceği gibi işbu ticari sözleşmelerin karşı tarafını oluşturan bayi mülkiyetinde veya tamamen üçüncü bir kişi mülkiyetinde olabildiğini, ... ile ihtiyati tedbire itiraz eden şirket arasında ticari ilişki kurulduğunu, ... ihtiyati tedbire itiraz eden şirkete olan borçlarını mükerrer şekilde ödemediğini, ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak gösterilen bir şekilde bir protokol bulunmadığını, ihtiyati tedbir koşullarının hiçbiri, somut olayda mevcut olmadığını, çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, mahkemenizce verilen karar, Anayasa'nın 141/4. maddesi ve HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde gerekçeli olarak yazılmadığını, çek üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Mahkememiz 16.03.2026 tarihli ara kararı ile itirazın murafaa duruşması ile değerlendirilmesine karar verilmiş, taraf vekillerine duruşma gün ve saati tebliğ edilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden vekili mürafaada: "Tedbir konusunda yaklaşık ispat sağlanamamıştır, herhangi bir dayanak sunulmamıştır, ihtiyati tedbir talep eden şirketin vadesi gelmiş ve temerrüte düşürülmüş borçları olduğuna dair tüm faturaların bulunduğu USB tarafımızca hazır edilmiştir, bu fatura ve belgelerin incelenerek tedbirin kaldırılmasını talep ediyoruz dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. İhtiyati tedbir talep eden vekili mürafaada: "İstanbul 21.ATM dosyasında verilen tedbir kararı ve mahkemenizce verilen tedbirin kararı yönündeki karar hukuken yerindedir, itirazın reddini talep ederiz dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce yapılan değerlendirme uyarınca; mahkememiz tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir yeni durum olmadığı, tedbir kararının verilmesi için İİK kapsamında gerekli koşulların oluşmuş olduğu, tedbire yönelik usuli itirazlar dışında itiraz dilekçesinde yer verilen hususların davanın esasına ilişkin yargılamada değerlendirilecek konular olduğu, tedbir kararı sonrasındaki usuli işlemlerde eksiklik olmadığı kanaati ile tedbirin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbire itiraz edenin itirazının reddine,..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olarak yazıldığını, dosya kapsamındaki delillerin, delillerin hangi gerekçelerle kabul ya da reddedildiğinin, çekişmeli vakıaların, hangi maddi vakıaların sabit kabul edildiğinin ve bu vakıalardan ne şekilde bir hukuki sonuca ulaşıldığının tartışılmadığının görüldüğünü, karar, gerek anayasal düzenlemeler gerekse usul hukukunun açık hükümleri karşısında denetime elverişli bir gerekçe içermediğini ve hukuki dinlenilme haklarının da ihlal edildiğini, borcun varlığına ilişkin ihtilafın bulunmadığını, borcun mevcudiyeti konusunda uyuşmazlık söz konusu değil iken ihtiyati tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında ihtiyati tedbir talebine dayanak gösterilen bir protokolün bulunmadığını, ihtiyati tedbir talebine dayanak protokol'de tarafların imzasının yer almadığını, taraflar arasında sözleşmenin hiç kurulmadığını, ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi için yasada öngörülen şartların hiçbirinin doğmadığını, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin iddia ettiği hususlar, ihtiyati tedbire itiraz eden şirket bakımından tamamen gerçek dışı olduğunu ve herhangi bir şekilde ispatlanmadığını, HMK madde 389'da sayılan şartların hiçbirinin mevcut olmadığını, ihtiyati tedbir talep eden şirket'in, mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunarak ciddi bir zarara uğrayacağı iddiasını ileri sürmesinin kendi beyanlarıyla dahi çeliştiğini, ihtiyati tedbir talep eden taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin, usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, ihtiyati tedbir kararı alınarak bankanın ödeme yapmasının veya çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi kıymetli evrak vasfındaki çekten beklenen güvence sağlama fonksiyonunu zedelediğini, ihtiyati tedbir talep eden, somut olaya ilişkin hiçbir delil ibraz edemediğini, ihtiyati tedbir talep eden herhangi bir şekilde nasıl zarara uğrayacağını da delillendiremediğini, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Talep, menfi tespit davasında İİK'nin 72/2. maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması şeklinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi, istemidir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında Bayilik Sözleşmesi bulunmakta olup, davacı ... A.Ş. ...Şubesi 19.12.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı 52.000,00 TL bedelli çek keşide edilmiştir.İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/741 D.iş E., 2025/750 D.iş K., sayılı dosyasında 25.12.2015 tarihli karar ile, '' İhtiyati tedbir talebinin İİK'nin 72/2. Maddesi kapsamında kabulü ile; çek bedelinin %20'si oranında hesaplanan 10.400.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde, ... A.Ş. ...Şubesi muhataplı, 52.000.000,00 TL bedelli, 19/12/2025 keşide tarihli ve ... seri numaralı, Keşidecisi ... ... Limited Şirketi olan çekin davalı tarafından icra takibine konu edilmesi halinde, açılan takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,'' karar verilmiştir.ahkemece, 26.03.2026 tarihli ara karar ile, İstanbul 21.ATM'nin 2025/741 Değişik iş sayılı dosyasında verilen tedbire yönelik davalı tarafın itirazının reddine karar vermiştir.İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nin 72/2. Maddesi, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir, şeklinde düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nin 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Menfi tespit davalarında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükü senet borçlusundadır. Talebe konu kambiyo senedi(çek) açıkça bir borç kaydı içermektedir. Ayrıca aleyhine tedbir istenen alacaklının kambiyo senedini tedbir talep edenin zararına bile bile veya kötü niyetle iktisap ettiğini yaklaşık olarak ispata yarar dosyada bir delil bulunmamaktadır.Somut olayda; davacı vekilince iddia edilen hususların ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, dosyaya toplanan deliller ve gelinen aşama itibarıyla yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbire yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar vermesi isabetsiz görülmüştür.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/741 D.iş E., 2025/750 D.iş K. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasında ....03.2026 tarihinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati tedbir kararına vaki itirazın KABULÜ İLE; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/.... D.iş E., 2025/.... D.iş K. sayılı dosyasında 25.12.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026