Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı ve araç mahrumiyeti) davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Maddi tazminat davasında davacı şirket, davalının sevk ve idaresindeki araçla kendi aracına çarparak %100 kusurlu trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu oluşan araç değer kaybını davalı sürücü ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen, araç mahrumiyet bedelini ise yalnızca sürücüden faizleriyle birlikte talep ederken; davalı sigorta şirketi yetki, zamanaşımı ve başvuru şartı gibi usul itirazlarının yanı sıra sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu savunmuştur.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/887 Esas - 2025/514 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/887KARAR NO : 2025/514.... ...DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/12/2023KARAR TARİHİ : 24/06/2025G.K. YAZIM TARİHİ : 17/10/20251. Mahkememizde görülmekte olan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA :2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı ...'nun, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 06/01/2022 tarihinde davacı şirkete ait ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği; ... tarafından düzenlenen raporda davalı araç sürücüsü ...'nun %100 kusurlu, davacı şirket aracının sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu fiiliyle zarara sebep olanın bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; dava konusu kaza sonucunda davacı şirketin aracında hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının meydana geldiği; kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın, davalı ... A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğu; Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve ilgili Genel Şartlar uyarınca değer kaybının maddi zarar kapsamında sigorta teminatında olduğu; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli kararı uyarınca Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin iptal edilmiş olması nedeniyle, değer kaybı hesaplamasının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre "reel değer kaybı" olarak yapılması gerektiği; araç mahrumiyet bedelinden (kazanç kaybı) ise sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından, bu zararın yalnızca davalı sürücüden talep edilmesi gerektiği; .... 29/09/2022 tarihli kararına göre, davacının araç kiraladığına dair belge sunmasa dahi hakimin zararı belirleyebileceği ve makul tamir süresine göre araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerektiği; dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 27/05/2023 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı; yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı beyan edilmiş olup; davanın kabulüne; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca 10,00.-TL değer kaybı bedelinin, davalı ... yönünden olay tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; 10,00.-TL araç mahrumiyet bedelinin ise yalnızca davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan 14/03/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusunun HMK m.107 uyarınca artırıldığı beyan edilmiş olup; daha önce 10,00.-TL olarak talep edilen değer kaybı bedelinin 6.360,00.-TL'ye yükseltilerek, bu tutarın davalı ... yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; daha önce 10,00.-TL olarak talep edilen araç mahrumiyet bedelinin 1.820,00.-TL'ye yükseltilerek, bu tutarın yalnızca davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.II) CEVAP :3. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davaya konu ... plakalı aracın müvekkili bulunan davalı sigorta şirketi nezdinde.... poliçe numaralı poliçe kapsamında sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibarıyla maddi zararlara ilişkin teminat limitinin araç başına 50.000,00.-TL Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ve 50.000,00.-TL İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası olduğu; usule ilişkin olarak, davanın yetkili mahkemede açılmadığı ve yetkili mahkemenin .... olduğu; Karayolları Trafik Kanunu uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediği, zira gerekli belgelerin tam ve eksiksiz olarak sunulmadığı; davanın KTK m.109/1 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine uğradığı; alacak miktarının davacı tarafından belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ve hukuki yarar bulunmadığı; müvekkili bulunan şirketin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği; müvekkil şirket tarafından davacının kasko şirketi olan ....'ye hasar onarımına ilişkin olarak 30/05/2022 tarihinde 4.661,00.-TL ödeme yapıldığı ve bu tutarın hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiği; değer kaybı hesaplamasının kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan 01/04/2020 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki formüle göre yapılması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının reel piyasaya göre hesaplama yapılmasını zorunlu kılmadığı; talep edilen faizin temerrüt tarihinden itibaren başlaması gerektiği ve ticari bir iş niteliği taşımayan haksız fiilden kaynaklanan bu alacak için avans faizi değil, yasal faiz talep edilebileceği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.4. Davalı ... ile ilgili olarak ise; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ...'ya 26/01/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.III) DELİLLER :.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.06/01/2022 Tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı.... A.Ş. Tarafından ... Adına Düzenlenen 13/07/2021-13/07/2022 Vade Tarihli... Numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi.Davacı Vekili Tarafından, Davalı ... A.Ş.'ye Gönderilen 27/05/2023 Tarihli ...Posta Alındısı ve 08/05/2023 Tarihli Teslim Bilgisi Kartı Sureti.... Tarafından Mahkememize Gönderilen, Araçların Poliçe, Hasar, Kaza Tespit Tutanağı ve Ekspertiz Raporu Kayıtlarını İçerir Belgeler.Dava Konusu Kazaya İlişkin Olay Yeri ve Araç Hasar Fotoğrafları.... Plakalı Araca Ait Tescil Belgesi ve Sürücüsü ...'a Ait Sürücü Belgesi Sureti.Sigorta Eksperi .... Tarafından Düzenlenen 05/04/2022 Tarihli, 22/350 Rapor Numaralı Kasko Kesin Ekspertiz Raporu.Sigorta Eksperi ... Tarafından Düzenlenen 07/06/2023 Tarihli, 253420 SBM Rapor Numaralı Değer Kaybı Ekspertiz Raporu.Makine Mühendisi...Tarafından Mahkememize Sunulan 01/06/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :A) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ :5. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalılar ... ve ... A.Ş.'ye ("davalılar" olarak veya münferiden isimleriyle/unvanlarıyla anılacaklardır) yönelik açılan "Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır.6. Davalı ... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi (veya başkaca sözlü ve/veya yazılı hiçbir beyan) sunulmamış olması nedeniyle, davacı taraf ile davalı ... arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı ... tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.7. Bununla birlikte; davacı taraf ile davalı ... A.Ş. arasında "davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... A.Ş. nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.8. Bu doğrultuda dava konusu uyuşmazlığın; 06/01/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında değer kaybına ve davacının araç mahrumiyetine sebebiyet verilip verilmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalıların münferiden değer kaybı bedelinden ve davalı ...'nun araç mahrumiyet bedelinden sorumlulukları bulunup bulunmadığı ve temerrütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihlerinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.B) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :9. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.10. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı ... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olduğu; davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise "yetki" ilk itirazında bulunulduğu, "tahkim" ilk itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce yapılan incelemede; dava konusu trafik kazasının Ankara ili sınırları içinde olduğu ve HMK 16. maddesinde belirtilen "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü uyarınca Mahkememizin yetkili bulunduğu anlaşılmış ve davalı ... A.Ş. Vekili tarafından sunulan yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.C) HAKSIZ FİİLDEN DOĞAN SORUMLULUKTA MEVZUATIN İRDELENMESİ :11. Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. 12. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."13. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."14. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.(2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."15. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.(2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."16. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişkiyi Düzenleyen 61. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."17. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta İç İlişkiyi Düzenleyen 62. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.(2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur."18. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."19. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.(2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder.(3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar."D) ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI HUKUKİ NİTELENDİRMESİ :20. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir.21. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir.22. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir.23. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır.24. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir.25. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar.26. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır.27. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir.28. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar:Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma).Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması.Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası.Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.E) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME :29. Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, 06/01/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı şirkete ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının, davalılardan (davalı sigorta şirketinden sadece değer kaybı kalemi talebiyle sınırlı olmak üzere) tazminine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.30. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; yetkisizlik, başvuru usulsüzlüğü, zamanaşımı ve belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin itiraz beyanlarında bulunulduğu; değer kaybı hesabının Genel Şartlara göre yapılması gerektiği, yapılan ödemenin mahsup edilmesi ve faiz talebinin fahiş olduğu hususlarını beyanla; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.31. Davalı ... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi (veya herhangi başkaca sözlü/yazılı beyan) sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı ... tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.a) Zamanaşımı İtirazının Değerlendirilmesi :32. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşılmakla, 21/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında (tahkikata geçilmesini müteakiben) yapılan değerlendirmede; dava konusu trafik kazasının 06/01/2022 tarihinde meydana geldiği ve davacı tarafından 24/07/2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğu hususları dikkate alınarak ve 2918 Sayılı KTK.'nın 109. maddesinde belirtilen "(1) Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. (2) Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. (3) Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. (4) Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin hitam bulmamış olduğu anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.b) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Olarak Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme :33. Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranları ile değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerinin tespiti hususlarında, bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş ve Makine Mühendisi...tarafından Mahkememize 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur.b.1) Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi Hususunda :34. Makine Mühendisi...Tarafından Mahkememize sunulan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; dosyadaki kaza tespit tutanağı, sürücü beyanları ve kaza yeri fotoğrafları incelenerek kazanın oluş şeklinin tarif edildiği; ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...'nun, kavşağa yaklaşırken kendisine yönelik "Yol Ver" levhası bulunduğu halde seyir hızıyla kavşağa girerek ... Caddesi üzerinde seyreden dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; bu itibarla ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde belirtilen "Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar." hükmünü ihlal etmesi nedeniyle %100 oranda kusurlu olduğunun; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kural ihlalinin bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğunun rapor edildiği anlaşılmıştır.35. Anılan bilirkişi raporunun kusur durum ve oranlarının tespitine ilişkin bölümüne yönelik olarak taraflarca herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.36. Mahkememize sunulan bilirkişi raporunun "kusur durumu ve oranlarının tespiti" hususundaki tespitlerinin değerlendirilmesinde; bilirkişi raporunun kusur değerlendirmelerinin, somut ve denetlenebilir verilere dayanmakta olduğu; rapor kapsamında, kazanın oluşumunun sadece sürücü beyanlarına göre değil, aynı zamanda kaza yerindeki trafik işaretlerini (yol ver levhası) ve Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddesinin (KTK 57/1-a) temel alınması suretiyle analiz edildiği; davalı ...'nun kavşak yaklaşımında geçiş önceliği kuralını ihlal etmesinin, kazanın asli ve tek nedeni olarak belirlenmiş olduğu ve anılan yöntemin, hukuki ve teknik gerekçelendirmeyi bir arada sunması açısından yerinde olduğu anlaşılmakla; kusur durumu ve oranlarının tespiti hususunda hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir.37. Kusur durumu ve oranları hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirme kapsamında da; dosyadaki tüm delillerin, bilirkişi raporu kapsamında yapılan kusur oranları tespitini doğrulamakta olduğu; hem sigorta şirketleri arasında mutabakatla sonuçlanan SBM kusur değerlendirmesinin, hem de Mahkememiz tarafından atanan uzman bilirkişinin teknik incelemesinin, "davalı ...'nun, kazanın oluşumunda tam ve %100 oranında kusurlu olduğu" sonucuna vardığı; tali yoldan ana yola kontrolsüz şekilde çıkarak geçiş önceliğine sahip araca çarpılması eyleminin, işbu sonucun temelini oluşturmakta olduğu; Mahkememiz dosyasındaki hiçbir delil kapsamında, ... plakalı aracın (dava dışı) sürücüsü ...'a atfedilebilecek bir kusur (müterafik kusur) olduğuna dair bir bulgu bulunmadığı ve bilirkişi raporu kapsamında da, ... plakalı aracın (dava dışı) sürücüsü ...'ın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının açıkça belirtilmiş olduğu ve ayrıca, davalı tarafın da ... plakalı aracın (dava dışı) sürücüsü ...'ın kusuru bulunduğuna dair somut bir iddia veya delil sunmadığı hususları birlikte değerlendirilerek; dava konusu kazanın meydana gelmesinde, davalı ...'nun %100 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır.b.2) Değer Kaybının Tespiti Hususunda :38. Makine Mühendisi...tarafından Mahkememize sunulan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, değer kaybının tespiti hususunda yapılan değerlendirmeler kapsamında, ... Dairesinin kararlarına atıf yapılarak aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alındığı; .... 25/03/2022 tarihli kararı uyarınca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekine göre değerlendirme yapılmasının kanun yararına bozma sebebi sayıldığı; bu doğrultuda dava konusu aracın kaza tarihi (06/01/2022) itibarıyla kaza öncesi piyasa rayiç bedelinin yaklaşık 251.000,00.-TL, onarım sonrası piyasa rayiç bedelinin ise asgari 244.640,00.-TL olabileceğinin değerlendirildiği; dolayısıyla araçta kaza tarihi itibariyle yaklaşık 6.360,00.-TL civarında reel değer kaybı meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği hususları rapor edilmiştir.39. 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik (değer kaybının tespiti hususunda) davacı vekili tarafından sunulan 24/06/2024 tarihli dilekçe kapsamında, "bilirkişinin kaza nedeniyle araçta 6.360,00 TL değer kaybı oluştuğuna kanaat getirmesinin hakkaniyete aykırı olduğu" gerekçesiyle; davalı ... A.Ş. vekili tarafından ise 24/06/2024 tarihli dilekçe kapsamında "değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiği ve hesaplamanın reel piyasaya göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davalı ... tarafından, herhangi bir beyan ve/veya itirazda bulunulmamıştır.40. Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasında, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın aynı bilirkişiye ek rapor için gönderilmesine karar verilmiş; ancak 11/03/2025 tarihli duruşmada, davalı ... A.Ş. vekilinin (davalı ... A.Ş.'ye paylaştırılan bilirkişi ücreti ile ilgili olarak) kendilerine tanınan kesin süre içinde ek rapor için gerekli delil avansını yatırmadığı tespit edilmiş olup; davacı vekili tarafından da HMK 324/2. maddesi uyarınca davalı ... A.Ş. tarafından yatırılmamış bulunan delil avansı miktarının taraflarınca da karşılanmayacağının ve kendileri tarafından sunulan itiraz beyanlarından da vazgeçtiklerinin beyan edilmesi üzerine (taraf itiraz beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla) ek rapor alınması hususunda Mahkememizce verilen ara karardan rücu edilmiştir.41. Değer Kaybı hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirme kapsamında da; Mahkeme sunulan bilirkişi raporu kapsamında belirtilen "değer kaybı" tespitlerinin, dosya bütünlüğü içinde tutarlı ve hukuki dayanakları olan tespitler olduğu; şeffaf ve denetime elverişli yöntem sunulduğu; değerlendirmenin, aracın markası, modeli, yılı, kilometresi, hasar geçmişi ve kaza sonrası onarım gören parçaları gibi objektif verilerek dayandırıldığı; piyasa koşullarının dikkate alınması suretiyle, aracın kaza tarihindeki hasarsız emsal değerinin (yaklaşık 251.000,00.-TL) ve onarım sonrası değerinin (asgari 244.640,00.-TL) belirlenmiş olduğu; sunulan değer kaybı hesaplamasında, davalı sigorta şirketinin savunduğu "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları" formülü yerine, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtilen "gerçek zarar" ilkesinin ve aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerleri arasındaki farkı esas alan yöntemin benimsendiği ve Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararına ve Yargıtay'ın güncel kararlarına atıf yapılarak, ilgili hususun gerekçelendirildiği anlaşılmakla; hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış; tarafların da sunmuş olduğu itiraz beyanlarından vazgeçmiş oldukları hususu da dikkate alınarak, Mahkememize ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiş ve bilirkişi raporunda tespit edilen 6.360,00.-TL tutarlı değer kaybı miktarı, hükme esas alınmıştır.b.3) Araç Mahrumiyet Bedelinin Tespiti Hususunda :42. Makine Mühendisi...tarafından Mahkememize sunulan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda yapılan değerlendirmeler kapsamında ise; .... Dairesi'nin içtihatlarına göre, araçtaki hasarın giderilmesi için gereken "makul onarım süresinin" esas alınması gerektiği; dava konusu araçtaki hasarlar göz önüne alındığında makul onarım süresinin azami yedi (7) gün olabileceğinin değerlendirildiği; kaza tarihi (06/01/2022) itibarıyla muadil bir aracın (yakıt vb. zorunlu giderlerin mahsubu akabinde) günlük kiralama bedelinin KDV dahil 260,00.-TL/gün civarında olabileceği; bu suretle yedi (7) günlük makul onarım süresi için oluşacak yaklaşık mahrumiyet zararının KDV dahil 1.820,00.-TL olabileceğinin hesaplandığı hususları rapor edilmiştir.43. Mahkememize sunulan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 24/06/2024 tarihli dilekçe kapsamında, "bilirkişi tarafından, aracın makul onarım süresinin 7 gün olarak tespit edilmesinin hatalı olduğu ve işbu nedenle araç mahrumiyet bedelinin eksik hesaplandığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... tarafından, (araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda) herhangi bir beyan ve/veya itirazda bulunulmamıştır.44. Mahkememizce, "değer kaybı tespiti" bölümünde açıklandığı üzere (bkz. yukarıda par.40), Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasında, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın aynı bilirkişiye ek rapor için gönderilmesine karar verilmiş; ancak 11/03/2025 tarihli duruşmada, davalı ... A.Ş. vekilinin (davalı ... A.Ş.'ye paylaştırılan bilirkişi ücreti ile ilgili olarak) kendilerine tanınan kesin süre içinde ek rapor için gerekli delil avansını yatırmadığı tespit edilmiş olup; davacı vekili tarafından da HMK 324/2. maddesi uyarınca davalı ... A.Ş. tarafından yatırılmamış bulunan delil avansı miktarının taraflarınca da karşılanmayacağının ve kendileri tarafından sunulan itiraz beyanlarından da vazgeçtiklerinin beyan edilmesi üzerine (taraf itiraz beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla) ek rapor alınması hususunda Mahkememizce verilen ara karardan rücu edilmiştir. 45. Araç mahrumiyet bedeli hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirme kapsamında da; bilirkişi raporunda "araç mahrumiyet bedeli" hususunda yapılan tespitlerin, yerleşik ... içtihatlarına uygun olarak, "zarar miktarının" aracın serviste kaldığı fiili sürenin tamamı üzerinden değil, hasarın niteliğine göre belirlenen "makul onarım süresi" üzerinden yapılan hesaplamalara dayandırıldığı; raporun işbu bölümündeki tespitlerin de net ve gerekçeli olarak açıklanmış bulunduğu; araçtaki hasarın (sağ ön çamurluk, sağ ön kapı ve sağ arka kapıda kaporta ve boya işçilikleri) niteliğinin göz önünde bulundurulması suretiyle, onarım için yedi (7) günlük bir makul süre belirlendiği (hasarın boyutuna göre yapılmış teknik bir değerlendirmedir) dava konusu kaza tarihi itibariyle (06/01/2022), davacının aracına muadil bir aracın günlük kiralama bedelinin, (yakıt gibi zorunlu giderlerin mahsubu akabinde) 260,00.-TL olacağının, piyasa araştırmasına dayalı olarak tespit edilmiş olduğu ve ayrıca davacı vekili tarafından, "yedi (7) günlük sürenin yetersiz olduğu" gerekçesiyle sunulan itiraz beyanından da vazgeçilmiş olduğu (bkz. yukarıda par.44) hususları dikkate alınarak; söz konusu bilirkişi raporunun, araç mahrumiyet bedeli hususundaki tespitlerinin de hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiş; neticeten bilirkişi raporunda belirtilen toplam 1.820,00.-TL tutarlı mahrumiyet bedeli miktarı, Mahkememizce de hükme esas alınmıştır.V) HÜKÜM : 1) Maddi Tazminat Talebinin KABULÜNE,Bu doğrultuda 06/01/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde;a) Değer Kaybı ile ilgili olarak;6.360,00.-TL.'nin, (davalı ... yönünden 06/01/2022 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,b) Araç Mahrumiyet Bedeli ile ilgili olarak;1.820,00.-TL.'nin, 06/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,2) Karar ve İlâm Harcı :a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40.-TL maktu harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL. peşin harç, 139,40.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 409,25.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 206,15.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili (davalı ... A.Ş. yönünden 160,29.-TL ile sınırlı olmak üzere) ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL başvuru harcı, 269,85.-TL peşin harç, 139,40.-TL ıslah harcı ve 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 717,50.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili (davalı ... A.Ş. yönünden 557,87.-TL ile sınırlı olmak üzere) ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.500,00.-TL. bilirkişi ücreti ile 695,50.-TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.195,50.-TL. yargılama giderinin; davalılardan müteselsilen (davalı ... A.Ş. yönünden 4.039,54.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL. arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen (davalı ... A.Ş. yönünden 2.425,82.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti :Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 8.180,00.-TL. üzerinden) takdir edilen 8.180,00.-TL. vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen (davalı ... A.Ş. yönünden 6.360,00.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar .... Vekili ve ...nun yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 24/06/2025 ...¸ ¸ Gerekçeli Karar