Sigortacının trafik kazası sonrası ödediği tazminatın rücuen tahsili davasında, aracın finansal kiralama sözleşmesine tabi olması nedeniyle işleten sorumluluğunun tartışıldığı itirazın iptali.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ödediği araç hasar tazminatının, sürücüsü %50 kusurlu bulunan davalıya ait araçtan kaynaklandığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı araç maliki şirket ise, aracın finansal kiralama sözleşmesiyle başka bir şirkete kiralandığını, bu nedenle işleten sıfatının kendisinde değil kiracıda olduğunu ileri sürerek pasif husumet yokluğu savunması yapmakta, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunarak davacının icra inkar tazminatı ödemesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/132 EsasKARAR NO : 2026/367DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 16/02/2026KARAR TARİHİ : 02/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...ile dava dışı sigortalı ... Şirketi arasında 23/03/2023-23/03/2024 tarihlerini kapsayan ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile ... plakalı aracın sigortalandığını, 14.03.2024 tarihinde davalı ... ...'nin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün olay yeri terk ederek %50 kusur oranıyla kazaya sebebiyet verdiğini ve müvekkili sigortalısı aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK m.59 (yerleşim birimleri dışında zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek) ve diğer sürücü ...'nin KTK m.56/1-c (yakın takip) kurallarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davalının aracın işleteni olması sebebiyle KTK m.85/1 uyarınca sürücüsünün sebebiyet verdiği zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar dosyası kapsamında zarar gören araç malikine 268.165,80 TL tazminat ödediğini, TTK m.1472 uyarınca sigortacının ödediği tazminat bedeli kadar sigortalısının yerine geçerek sorumlulara rücu hakkı bulunduğunu, ödenen tazminatın %50 kusur oranına isabet eden 134.082,80 TL için .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine, borca, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, görev ve yetki yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasına vaki itirazının 134.082,80 TL asıl alacak açısından iptali ile takibin 29.01.2025 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 14.03.2024 tarihli kazada müvekkili ... A.Ş.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün %50 kusuruyla sigortalı araca hasar verdiğini iddia ederek .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 134.082,80 TL asıl alacağın tahsilini talep ettiğini, ancak müvekkil bankanın araç maliki olmakla birlikte işleten sıfatının bulunmadığını, müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında .... Noterliği'nin 22.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin sadece finansman sağladığını, araca ait fiili kullanım ve tasarruf haklarının kiracıya ait olduğunu, 2918 sayılı KTK m.3'teki işleten tanımına göre aracın uzun süreli kiralama halinde kiracının işleten sayılacağını, Yargıtay HGK 2021/17-104 K.2021/818, Yargıtay 17. HD 2019/4255 E. 2020/3307 K. ve Yargıtay 11. HD 2003/13798 E. 2004/8129 K. sayılı kararlarına atıfla işleten sıfatının belirlenmesinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının esas alındığını, finansal kiralama sözleşmesinin 7. maddesinde kiralananın kullanılması veya işletilmesi sırasında doğan tüm sorumluluğun kiracıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli açılması nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, davanın ... A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Dava; 14.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının maliki olduğu ... plakalı aracın davacı şirket nezdinde sigortalı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine, vaki itirazın 134.082,80-TL asıl alacak açısından iptali ile takibin devamı istemiyle açılan itirazın iptali davasıdır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta; dosyada bulunan .... Noterliği'nin 22.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile davalı ve dava dışı ... A.Ş. Arasında ... plakalı araç dahil birden fazla aracın 12 ay süre ile kiralandığı ve teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kayıt maliki olan davalı şirket, aracı noter sözleşmesiyle uzun süreli kiraya verdikten sonra sözleşme süresi içerisinde tazminata konu trafik kazası gerçekleştiğine göre uzun süreli olarak aracı kiralayan (kiracı), bu aracın işleteni olup davalı işleten olmayacağından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 07/07/2014 tarih, 2013/10570 E. ve 2014/10824 K. sayılı kararında açıklandığı üzere davalı hakkında işleten olduğu inancıyla dava açıldığından 3.kişilerin davalı İsmail ile ... A.Ş arasında imzalanan sözleşmeden haberdar olmaları bu durumda beklenemeyeceğinden hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalı lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu gibi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. ) emsal kararı gereği davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeden aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.HÜKÜM: 1-)Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 2.289,80 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.557,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026Katip ... (E-imzalı) Hakim ...(E-imzalı)