İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla borcun teyit edildiği ticari alacak uyuşmazlığı.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının ticari satıştan kaynaklanan 660.420,06 TLlik fatura alacağına dayalı başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılmış olup, davalının kendi ticari defterlerinde ilgili faturanın kayıtlı olmasına ve ödeme yapılmadığının bilirkişi raporuyla tespit edilmesine rağmen borcu reddetmesi karşısında, bilirkişi raporu ışığında davacının takip konusu alacağının sabit görüldüğü, davalının ise kendi ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiğini savunurken davacının defter ibraz edemediği bir durumda, icra takibinin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin değerlendirildiği bir uyuşmazlıktır.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/449 EsasKARAR NO : 2026/495DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/06/2025KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkilerin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... fatura numaralı 21.03.2025 tarihli 660.420,06TL bedelli fatura ile mal satıldığını, taraflar arasındaki mail yazışmaları ve iletişim kayıtlarında davalı borçlunun borcu ikrar ettiğini, ancak ödemediğini, alacağın tahsili için ....İcra Dairesi'nin 2025/... numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı şirket takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, sonuç olarak itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasına ticari işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarına göre davacının müvekkilinden bir alacağı olmadığını, davacının dava dilekçesinde 15.04.2025 tarihli faturadan dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiğini, 15.04.2025 tarihli faturanın takibin konusu olmadığını dolayısı ile davaya da konu olmadığını, sonuç olarak davanın reddine, davacının %20'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava konusu .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Huzurdaki uyuşmazlık; .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasında fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmıştır.Dava konusu .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında; davacının davalı aleyhine toplam 660.420,06 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi Mustafa Yıldız tarafından hazırlanan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,1. Davalının ticari ticari defterlerininaçılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davalı defterlerinin aleyhe olan kayıtlar ayrılmaksızın sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,2. Davacının ticari defter ibrazında bulunamadığı,3. Davalının ticari defterlerine göre Davalının 22.04.2025 takip tarihi itibariyle davacıya 3.347.700,78TL borçlu göründüğü, Davacının takibe dayanak ... fatura numaralı 21.03.2025 tarihli 660.420,06TL bedelli “TİCARİ FATURA” senaryosunda düzenlenmiş e-faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalının takip ve dava konusu faturaya konu 660.420,06TL borcunun ticari defterlerinde kayıtlı 3.347.700,78TL yekün borcunun içinde olduğu, Takibe dayanak faturaya istinaden davalının ödeme yapmamış olduğu,4. TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,5. Dava ve icra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve davalının ticari defterler incelemesi sonucu, davalının takibe konu alacağının dayanağı fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla yasal süresi içinde itiraza uğramamış faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 22.04.2025 takip tarihi itibariyle davacının 660.420,06TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan olduğu kanaatine ulaşıldığı,6. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 22.04.2025 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %44,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %44.25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği.." şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 660.420,06-TL fatura alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ses ekipmanı sağlanmasına ilişkin ticari ilişki bulunduğu görülmüştür. İcra takibine konu edilen fatura alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Her iki taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda bilirkişi ara kararı kurulmuş davacı tarafça defter ibrazında bulunulmadığından davalı ticari defterleri ile her iki tarafın ba-bs formları karşılaştırmalı olarak mahkememizce görevlendirilen bilirkişi vasıtasıyla incelenmiştir. Yapılan incelemede davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediği, fatura içeriklerinin kesinleştiği yönündeki bilirkişi tespiti mahkememizce de benimsenmiştir. Nitekim faturaların TTK 21/2 ve 18/3. Maddeleri gereğince iade edilmediği, faturalara itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Mevcut dosyadaki delillere göre davalı tarafça fatura konusu malların alınmadığına dayanak teşkil eden herhangi bir delil ibraz edilmediği, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde faturalar davalı defterlerine de kayıtlı olduğu davalı tarafça TTK 1530. Maddesi uygulanamayacağından bahisle itiraz edildiği, faturalara konu hizmetin nevi itibariyle avans faizinin uygulanması gerektiği, bu hususun mahkememizce resen gözetilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamında yapılan inceleme ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişice tanzim edilen raporların yeterli incelemeyi ihtiva eder nitelik ve yeterlilikte olduğu anlaşılmakla takipte uygulanacak faiz türünün avans faizi olması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla İİK 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacak miktarının takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatı hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 660.420,06-TL asıl alacak üzerinden devamına ve takip tarihinden sonra işletilecek faiz oranının avans faizi olması suretiyle uygulanmasına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 132.084,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 45.113,29 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.976,23 TL harcın düşümü sonucu kalan 37.137,06 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 7.580,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 105.063,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,8-Davacı tarafça peşin yatırılan 7.976,23 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.591,63 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2026Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)