İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, davacıların "tasarruf" ibareli markalarına iltibas iddiasıyla davalının "tasarruf evim" markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği, bilirkişi raporunun değerlendirildiği bir dava.
Özet: Bu hukuki metin, davacıların sahip olduğu çeşitli "tasarruf" temalı markalar ile davalının "Tasarruf Evim" ibareli markası arasındaki görsel ve fonetik benzerlik nedeniyle tüketici karışıklığı iddia ederek açtığı markanın hükümsüzlüğü davasını incelemektedir; davacılar tescilden önce kullanım iddiasında bulunurken, bilirkişi raporu genel "tasarruf" ibaresinde öncelikli kullanıma dair yeterli kanıt olmadığını ancak belirli bir davacı markası ile davalının markası arasında aynı hizmet sınıfında iltibas ihtimali olabileceğini belirtmiştir.

T.C.

İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/137 Esas
KARAR NO : 2021/29
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 22/10/2019
KARAR TARİHİ : 10/02/2021
Davacılar vekili tarafından 22/10/2019 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden... Şirketinin... nolu "...", ... nolu "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, diğer müvekkili... Şirketinin ise... nolu "... tasarruf tasarrufla ev alma modeli", ... nolu "... tasarruf tasarruf et birikimle al",... nolu "... tasarrufun muhteşem gücü",... nolu "...", ... nolu "...",...nolu "t...", ...nolu "...",... nolu "..., ...nolu "... ev, araba, arsa, işyeri, düğün",...olu "t...",... nolu ...",...8 nolu "tasarruflaarsa"...nolu "... ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı yanın ise müvekkillerinin markaları ile görsel ve fonotik olarak benzer ... nolu "tasarruf evim" ibaresini kullandığını, müvekkillerinin "..." ibaresini dava konusu markanın tescilinden önce kullandıklarını, markaların benzer, iştigal konusu mal ve hizmetlerin de aynı olmasının karışıklığa sebep olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı... nolu "tasarruf evim" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı yana usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, cevap sunmamıştır. Bu bakımdan münkir kabul edilmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU:
24/12/2020 tarihinde marka vekili bilirkişiden alınan raporda özetle; markasal, yoğun ve yaygın kullanımını gösteren yeterli delil bulunmadığını, davacıların ..." ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım koşullarının gerçekleşmediğini, davacı... A.Ş. Adına kayıtlı olan... sayılı markaların, davalının markasından daha sonraki tarihleri içerdiğini, davacı ... A.Ş. Adına kayıtlı olan ...sayılı marka ile davalının markası arasında sınıfsal yönden farkılık bulunduğundan benzerlik ihtimalinin olmadığını, taraf markaları arasında ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt edicilik olmaması nedeniyle ortak olmayan unsurların benzerliklerini karşılaştırdığını; davacı... A.Ş. Adına kayıtlı ..., ... sayılı markalardaki ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren unsurun "..." ibaresi oduğunu,... sayılı markalardaki ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren esas unsurun "..." ibaresi olduğunu,... ... sayılı markalar ile davalı markalarındaki benzerlik karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı ... A.Ş. Adına kayıtlı ... sayılı marka ile hükümsüzlüğünün talep edildiği davalı markasının arasında 36. Sınıfta yer alan iltibas ihtimalinin olabileceğini rapor etmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Davacı "... ibaresini dava konusu markanın tescilinden önce kullandıklarını, markaların benzer, iştigal konusu mal ve hizmetlerin de aynı olmasının karışıklığa sebep olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı ...nolu "... ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir
Marka; bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.
Hükümsüzlük sebepleri 6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesinde gösterilmiştir. Bu madde'ye göre; SMK'nın 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. SMK'nın 6. Maddesinde haller;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken bakılması gereken ilk husus markaların yanı ya da benzer mal veya hizmetler sınıfı için mi kullanılıp kullanılmadığı hususudur. Markaların kullanıldığı mal veya hizmet sınıfları aynı ya da benzer bulunursa bir sonraki aşama olan markaların benzerliğinin değerlendirilmesine geçilmektedir. Söz konusu markaların benzerlik değerlendirilmesi yapılırken yerleşik içtihatlara göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlikleri bakımından incelenmeli daha sonra markaların bir bütün halinde tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurup doğurmayacağı değerlendirilmelidir.
Zayıf marka kavramı ayırt edicilik derecesi düşük olan veya tescil istendiği mal veya hizmete yakın duran, ait olduğu işletmenin mal veya hizmetlerini , diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesi göreceli olarak az olan markalarıdır. Bir marka ister doğuştan, ister kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olsun, ne kadar ayırt edici ise karıştırma ihtimali o derece de yüksektir. Zayıf marka tescilli olduğu mal veya hizmet ile yakınlık içerisinde olan ya da günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcükler bakımından söz konusu olabilir. Bir markanın zayıf marka olarak kabul edilebilmesi için ilgili ibarenin kullanıma konu edildiği mal ya da hizmet ile ilintili olması zaruri değildir. Yaygın kullanılan bir isim de zayıf marka olarak kabul edilebilmektedir.
Markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesi, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmaz.
Dosya kapsamında deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında "..." esas ibaresini davacı tarafından yoğun şekilde markasal olarak kullanımına rastlanmadığı, yaygın ve yoğun bir kullanıma rastlanmadığından "..." ibaresi ayırt edicilik kazanmadığıi tüketiciler nezdinde marka olarak algılanmadığı, önceye dayalı kullanım koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davacının...olu markaların davalı markasından sonraki tarihli olduğundan bu markalara yönünden talebi uygun görülmemiştir. Davacının ... nolu markası davalı markasının farklı hizmet sınıfında bulunduğundan karşıtırma riski bulunmadığı bu marka yönünden talebi uygun görülmemiştir. Davacının ... sayılı markalardaki ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren unsurun "... ibaresi oduğunu, ... sayılı markalardaki ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren esas unsurun "..." ibaresi olması, ... . sayılı markaların tasarruf ibaresi dışındaki kelimelerin farklı olduğu, davalı markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla bu markalar yönünden talebi uygun görülmemiştir.
Davacının... nolu markası davalı markasının "... ibarelerini ortak olduğu markaların birbirine benzer kelimeleri içermesi tüketici nezdinde karıştırma ihtimalini doğurduğu, davalının markası ile davacının ...nolu markası ile iltibas oluşturduğundan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacının davasının kabulüyle, davalı adına tescilli...” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,
Alınması gereken 59,30 TL karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın eksik kalan 14,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 44,40 TL harcın davalından alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.’ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara ödenmesine,
Davacılar tarafından yapılan toplam 763,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı. 10/02/2021
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza