İkinci Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, dava zamanaşımı süresi dolduğundan bozarak kamu davasının düşürülmesine karar verdi.
Özet: Sanığın gündüz vakti sokakta park halindeki açık bir araçtan cep telefonu çalması eylemine ilişkin verilen mahkûmiyet hükmü, hırsızlık suçu için öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımının ilk mahkûmiyet tarihinden itibaren dolmuş olmasına rağmen yargılamaya devam edilerek karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, yüksek mahkeme tarafından bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/23 E., 2024/179 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: DüşmeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın, olay günü gündüz vakti, kapıları ve bir camı açık vaziyette sokak üzerine park edilen araçtan cep telefonu çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.05.2016 tarihinden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.