Hırsızlık suçundan beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücreti ödenmesi gerektiği gözetilmeyen hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan beraat eden sanığın, müdafi ile temsil edildiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle yapılan temyiz başvurusu üzerine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili maddesi uyarınca hazine aleyhine vekalet ücreti ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir; bu nedenle, yerel mahkeme hükmü doğrudan bozulmak yerine, sanığa ödenmesi gereken maktu vekalet ücretinden CMK gereği görevlendirilen müdafiiye yapılan ödemenin mahsubu ile kalan kısmın hazineden karşılanmasına ilişkin ekleme yapılarak düzeltilmiş ve bu haliyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/107 E., 2024/537 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kovuşturma için ödenen 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.