Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden red kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı tarafından, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak satın alınan taşınmazın bir kısmının komşu parselde kaldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi idari başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; bu karar istinaf edildiğinde, davanın aslında teknik hata değil hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi olduğu ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava açılış tarihinde dolduğu tespit edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddedilmiş; temyiz incelemesi sonucunda ise bölge adliye mahkemesinin bu kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1372 E., 2025/1190 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bulancak 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/457 E., 2024/320 K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; ... ili, ...lçesi, ...köyünde bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazı 12.06.2012 tarihinde 2.001,35 m² yüz ölçümü üzerinden satın aldığını, sonradan açılan dava sonucunda kadastro uygulamasının hatalı yapıldığının ortaya çıktığını, taşınmazın 760,52 m²’lik kısmının komşu 1 09... parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek dava konusu kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi parseline eklenerek adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında teknik hata düzeltilmesine ilişkin olduğu, öncelikle Kadastro Müdürlüğüne başvuru yapılması gerektiği, idari başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın teknik hata düzeltimine değil kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ancak dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının 07.08.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 29.12.2022 tarihinde açıldığı, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.