Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, bankanın ticari krediden doğan alacağı için açtığı itirazın iptali davasını, yetkili icra dairesinde usulüne uygun takip başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulen reddetmiştir.
Özet: Davacı tarafından başlatılan icra takibine karşı davalının yetki itirazı kabul edilerek dosya yetkili icra dairesine gönderilmiş; ancak yetkili icra dairesince davalıya usulüne uygun bir ödeme emri tebliğ edilmediği ve böylece geçerli bir icra takibi ile bu takibe karşı yapılmış hukuken geçerli bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından, itirazın iptali davasının yargılama ön şartı olan usulüne uygun bir icra takibi yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/162 Esas
KARAR NO : 2026/490
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 24/02/2026
KARAR TARİHİ : 11/05/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı sahibi olduğu şahıs şirketinin davacıdan çektiği kredi borcunu ödemediğini açılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunup ulunmadığı, kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak nakdi ve gayri nakdi kredi borcunun bulunup bulunmadığı ile başlatılan icra takibinde mevcut itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunup ulunmadığı, kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak nakdi ve gayri nakdi kredi borcunun bulunup bulunmadığı ile başlatılan icra takibinde mevcut itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Ancak bu itirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle ortada yetkili icra dairesi tarafından düzenlenmiş ve usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenmiş kredi sözleşmeleri kapsamında alacakalrın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, başlatılan takibe yetki itirazının ileri sürüldüğü işbu itiraz doğrultusunda Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyadan takibe devam edildiği, davalı tarafından sunulan itiraz neticesinde itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Bilindiği üzere itirazın iptali davasının ön şartının usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunması gerektiği bilinmektedir. Bu minvalde öncelikli olarak işbu sorunun çözümlenmesi zira usule uygun bir icra takibinin bulunmadığı hallerde mahkemece karar verilmiş olsa dahi infazının mümkün olmayacağı bilinmektedir. Davacı- alacaklı vekili tarafından başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı icra takibinde davalı borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğu, alacaklının işbu itirazın kabulüne ilişkin beyanda bulunulması akabinde dosyanın Büyükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı alacaklı icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı kabul ettiğinden ve talebi doğrultusunda takip dosyasının yetkili Büyükçekmece İcra müdürlüğüne gönderilerek takip borçlusuna bu icra müdürlüğünce yeniden ödeme emri düzenlenerek borçlulara tebliğe çıkarılması gerekir. Yetkili icra müdürlüğünce usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmediğinin takip dosyası incelendiğinde anlaşıldığı gibi davalı tarafından da sunulan itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğü, bu haliyle takip borçlusuna ödeme emrinin de gönderilmediği dikkate alındığında yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe usulüne uygun itirazlarından ve takibin durmasından söz edilemeyeceğinden, itirazın iptali davasının görülmesine olanak bulunmamaktadır. Bu minvalde yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış ve kesinleşmiş bir takip yahut geçerli itirazın bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal İçtihat Yargıtay 11. HD'nin 2020/7060 Esas ve 2022/1342 Karar, İstanbul BAM 19. Hukuk Dairesinin 2024/674 E 2024/916 K sayılı ilamları)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 2.709,38.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 1.977,38.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/05/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır