İzmir Bölge Adliye Mahkemesinden Haksız Fiil Tazminatı Davasında Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevsizlik Kararının Onanması ve İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan tazminat talepli bir davada, davacıların icra takibi sonrasında üçüncü kişinin malvarlığını elden çıkarmasıyla hükmün infazının imkansız hale gelmesi üzerine açtığı davanın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmediği gerekçesiyle usulden reddedilmesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, tasarrufun iptali davalarının ve bu kapsamdaki haksız fiil iddialarının ticari işletmeyle ilgili olmaması nedeniyle genel hükümlere tabi olduğu ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek esastan reddedilmiş ve ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı onanmıştır.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/2064 KARAR NO : 2026/1861T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA TARİHİ : 15/03/2023KARAR TARİHİ : 20/03/2023NUMARASI : 2023/227 Esas, 2023/241 KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAİRE KARAR TARİHİ : 25/06/2026DAİRE KARARININ YAZILMA TARİHİ : 25/06/2026İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarih ve 2023/227 Esas, 2023/241 Karar sayılı hükmünün, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin, davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği düşünüldü:DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddi ile, mahkememizin görevsizliğine, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna şeklinde karar verildiğini; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna taşınmıştır.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddi ile İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hukuki nitelendirmede hata yapıldığını belirterek istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacılar vekili dava dilekçesinde davacıların, dava dışı borçlu ... A.Ş.'den olan alacakları için İzmir 21.İcra Dairesi'nin muhtelif icra dosyaları üzerinden takibe geçildiğini, takip sırasında takip borçlusu ...A.Ş. İle dosya davalısı ....Şti. Arasında iptale tabi tasarrufların bulunması üzerine İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tasarrufun iptali davası açıldığı, yargısal bir kısım aşamalar neticesinde 06/09/2016 tarihli 2655 sayılı faturaya konu ve bir kısım tasarruflarla ilgili iptal kararı verilerek bu mallar üzerinde davacılara cebri icra yetkisi tanındığını, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesinleşme sonrası malların haczi için yapılan fiili haciz işleminde fatura konusunu oluşturan balıkların davalıda bulunamadığını, davalının malvarlığını davacıların aleyhinden çıkartılmasıyla hükmün infazının imkansız kılındığını, davranışın haksız fiil niteliğinde olduğunu savunarak şimdilik 50.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.Görev hususu kamu düzeninden olup mahkemece her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.İdm tarafından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi için mutlak ticari nitelikte olması veya uyuşmazlığın taraflarının ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın dava konusu olması gerekmektedir.Yerleşik yargısal uygulamaya göre tasarrufun iptali davaları, özünde davacı alacaklı, davalı borçlu ve dava dışı işlem tarafının bulunduğu üç taraflı bir dava türü olup, bu davanın konusunu oluşturan ve iptali istenen tasarruf davacı alacaklının ticari işletmesiyle ilgili olmadığından genel hükümler dairesinde incelenmektedir. Tasarrufun iptali davasının devamı sırasında 3.kişinin iptali istenen tasarrufun konusunu oluşturan malvarlığını elinden çıkarmış olması halinde davacı davasını yeni temlik alana(kötü niyetin varlığı halinde) yöneltebileceği gibi, malı elden çıkaran 3.kişi davalı da malı elinden çıkardığı tarih itibariyle değeri kadar sorumlu olacaktır. Görülmekte olan davada; davalı ...Şti.'nin dava öncesi malı elinden çıkarmış olmasının görevli mahkemeyi değiştirmeyeceği gibi, malın elden çıkarılmış olmasının taraflar arasında bir ticari ilişki oluştuğu sonucunu doğurmayacağının kabulüyle, mahkeme kararıyla davacılara cebri icra tanınmış bir kısım mallar bulunmasının taraflar arasında ilişkiyi ticari ilişki haline dönüştürmeyeceğinden uyuşmazlığın çözümünde yine uyuşmazlığın kaynağını oluşturan İİK 277.ve devamı maddelerinde bulunan esasların gözetilmesi gerektiği ve bunların genel hükümler dairesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nce incelenmesi gerektiğinden idm tarafından verilen görevsizlik kararı yerindedir.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince, istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarih ve 2023/227 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken, 732,00.-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile, kalan 552,1-TL harcının, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacıların, istinaf kanun yoluna başvurusu nedeniyle yaptığı istinaf yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesinde duruşma açılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, harca esas miktar itibariyle, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca, kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.25/06/2026