İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının taraflarca yapılan sulh anlaşmasıyla sonuçlandığına dair karar.
Özet: Köklü bir firma olan davacının, online bir alışveriş sitesinde kendi markasını taşıyan sahte ürünlerin davalı tarafından satıldığını tespit etmesi üzerine markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, ürünlerin toplatılması, satışının yasaklanması ile maddi ve manevi tazminat talepleriyle açtığı dava, yargılamanın ilk aşamasında tarafların sulh anlaşması yapmasıyla son bulmuş; mahkeme, davalının marka hakkını kabul ederek 2.500 TL tazminat ödemeyi taahhüt ettiği bu anlaşmayı onaylayarak davanın sulh nedeniyle karara yer olmadığına hükmetmiştir.

T.C.

İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/111 Esas
KARAR NO: 2021/1
DAVA : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/12/2020
KARAR TARİHİ : 05/01/2021
Davacı vekili tarafından 01/12/2020 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 50 yılı aşkın süredir muhtelif sektörlere sıcak dövme parça üretimi yapmakta olan köklü bir firma olduğunu, yapmış olduğu kaliteli üretimler nedeniyle birçok sektörde saygınlığı açıkça bilinen ve kalitesine güvenilen bir pozisyonda olduğunu, Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü’nün akademik denetimi ve raportörlüğünde Türkiye İtibar Akademisi tarafından gerçekleştirilen Türkiye İtibar Endeksi (TİE) 2018 Araştırması’na göre... makine sektörünün en itibarlı markası seçildiğini, davalının... adlı online alışveriş sitesinde “...” adı ile kayıtlı satıcı olduğunu ve müvekkiline ait markayı taşıyan sahte ürünleri satmakta olduğunu bir tüketicinin haber vermesi üzerine öğrendiklerini, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespit edilmesini, markaya tecavüzün önlenmesi ve men’ini, davalı tarafın ürünlerinin toplatılmasını ve satışının yasaklanmasını ,ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 100 TL maddi, 5000 TL manevi tazminat talebiyle dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı tebligat yapılmış olup, cevap sunmamıştır.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat konusundadır.
Davacı taraf, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespit edilmesini, markaya tecavüzün önlenmesi ve men’ini, davalı tarafın ürünlerinin toplatılmasını ve satışının yasaklanmasını ,ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 100 TL maddi, 5000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmektedir. Layihalar safhası devam ederken, davalı davacıyla görüşmeleri neticesi sulh olarak sözleşme imzalamıştır.
Sulh sözleşmesinde davacı şirket vekili ve davalı şirketin ıslak imzaları bulunmaktadır. Sözleşmeye göre davalı davacının marka hakkını kabul ederek eylemi nedeniyle 2.500 TL (maddi ve manevi) tazminat ödemeyi kabul etmiştir. Bu durumda taraflar çekişme bedel ve vekalet ücretini aralarında sözleşerek sulh olmuşlardır. Sulh davaya son veren usul işlemidir.
HMK 313. ve 315. maddeleri uyarınca tarafların, iradeleri doğrultusunda davanın bitirilmesi gerekmiştir.
Dosya üzerinden duruşma yapmaksızın, sulhun onanmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Sulh nedeniyle karara yer olmadığına, davaya son verilmesine, tarafların 24/12/2020 tarihli dilekçe ekindeki "sulh sözleşmesi" başlıklı, ıslak imzalı sözleşmesine göre sulh olarak uyuşmazlığı çözdüklerinin tespitine,
Dava ön inceleme aşamasında sulh nedeniyle sona erdiğinden maktu karar harcının 3/1’i olan 19,76 TL’nin davacı tarafın yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile fazla 34,64 TL harcın davacı tarafa iadesine,
Sulh sözleşmesinde vekalet ücreti konusunda 3.4. maddede anlaşma bulunduğundan karara yer olmadığına, sulh kapsamına göre yargılama giderlerin gideri yapan üzerinde bırakılmasına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. ve 20. Hukuk İstinaf Dairesi nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, dosya üzerinden verildi.05/01/2021
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza