Konya BAM 3. Hukuk Dairesi, müflis aleyhine açılan kayıt ve kabul davasında bankanın iflas sonrası tahsilatlarının mahsubuyla alacağın kalmadığı gerekçesiyle reddedilen hükmün istinaf incelemesi.
Özet: Bankanın, müflisin iflas masasına kaydedilmesini talep ettiği alacağın kabulü davasında, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla belirlenen alacak miktarından iflas tarihinden sonra yapılan icra takiplerinden tahsilatların mahsubu sonucunda davacının alacağının kalmadığına hükmederek davayı reddetmiştir; davacı istinaf dilekçesinde, mahkemenin iflas tarihi itibarıyla alacak hesaplanması gerektiğini kendi gerekçesinde belirtmesine rağmen, sonradan yapılan tahsilatları mahsup ederek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumun yargıtay içtihatlarıyla çeliştiğini ve alacaklarının hala mevcut olduğunu ileri sürmüştür.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLİ :Av...
DAVALI : ......
DAVA : Kayıt ve Kabul
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 26/06/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 21/11/2024 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı müflisten alacaklı olduğunu, davalının ise iflasına karar verilip iflas masasının oluşturulduğunu, alacaklarının iflas masasına bildirilmesine rağmen alacak taleplerinin bir kısmının kabul edilmediğini beyan ederek, iflas tarihi itibariyle kalan nakdi ve gayrinakdi kredilerden dolayı toplam 431.607,26 TL. olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı müflisi temsilen iflas idaresi adına iflas dairesi, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda ; Davanın, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında belirtildiği üzere görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davanın esas yönünden incelenmesi gerekmiştir.
Davalı müflisi temsilen iflas idare memuru seçilememiş ise de, Yargıtay HGK’nun 01/03/2022 gün ve 2019/11-617 E. 2022/235 K. sayılı emsal içtihadı gereğince, iflas dairesinin (müdürlüğünün) iflas idaresinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak tebligatlar iflas idaresi adına iflas müdürlüğüne yapılmıştır.
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile ...... T.C. Kimlik No'lu ......'ın iflasına, iflasın 19/07/2024 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği ve kararın da 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bankacı bilirkişinin 09/02/2026 tarihli ek raporuna göre; davacı bankanın davalı müflis ......'dan iflas tarihi olan 19/07/2024 tarihi itibariyle, nakdi 568.522,53 TL., gayrinakdi 224.970 TL. alacağının bulunduğu, 19/07/2024 iflas tarihinden sonra davacı bankanın Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı takip dosyalarından dolayı toplam 1.271.797,45 TL. tahsilat yaptığı belirlenmiştir.
Yargıtay 23. HD’nin 09.05.2014 gün ve 2013/8664 E. 2014/3623 K. sayılı emsal içtihadına göre, "Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir… Bu durumda, İİK'nın 195. madde hükmü uyarınca kayıt kabul davalarında iflas tarihi itibariyle doğan alacağın ve fer'ilerinin kaydı gerekir ise de, bu davalar genel hükümlere göre görülmesi gereken ve nihai alacak miktarının tespitini amaçlayan davalardan olduğu ve mahsup hususunun kayıt kabul aşamasında iflas idaresine bırakılmasının taraflar arasında çekişmeye yol açabileceği ve bu nedenle de usul ekonomisi gözetilerek, mahkemece, bilirkişi raporunda tespit edilen ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte iflastan sonra tahsil edilen tutarın masaya kaydı gereken alacaktan mahsubu ile bakiye alacağın masaya kaydı gerekirken, rapor tartışılmadan ve davalı vekilinin bu husustaki itirazları karşılanmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır."
Yapılan tahsilatlar iflas tarihinden sonra ise de; yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, kural olarak alacağın bulunup bulunmadığının, iflas tarihi itibariyle belirlenmesinin gerekmesine rağmen, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların da alacaklardan mahsubu gerektiğinden, davacının iflas tarihinden sonra yaptığı tahsilatların mahsubundan sonra, davalı müflisten hiçbir alacağının kalmadığı anlaşılmıştır.
Davacının davalıdan hiçbir alacağının kalmadığının belirlenmesi nedeniyle, davacının ispat edilemeyen kayıt ve kabul davasının reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin iflas tarihi itibarıyla alacak hesabının yapılması gerektiğini kendi gerekçesinde belirtmesine rağmen bu tespitiyle çelişerek davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, müflis borçlunun imzaladığı kredi sözleşmeleri ve kullandığı kredi kartı borçlarının noter ihtarnameleriyle muvacecl kılındığını, alacağın tahsili amacıyla birinci ve ikinci derece ipoteklere dayalı olarak ayrı ayrı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takipleri başlatıldığını, iflas müdürlüğünce ikinci takibin ilamsız bir takipmiş gibi hatalı değerlendirilerek alacağın büyük bir kısmının haksız yere reddedildiğini, iflas tarihi sonrasında borçluya ait bir aracın satılması neticesinde rehin bedeli olarak yapılan kısmi ödemenin reddedilen miktardan mahsup edildiğini, müvekkili bankanın iflas tarihi itibarıyla alacaklı olduğunun kesinleşen icra dosyaları, banka defterleri ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, mahsup işlemi sonrasında kalan 431.607,26 Türk lirası nakit ve gayrinakit alacağın iflas tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, "Kayıt ve Kabul" davasıdır.
Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için 2004 sayılı Kanun'un 219/2. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir. Kabul edilmeyen alacaklar da red sebebleri ile birlikte sıra cetvelinde gösterilir. İflas idaresi 2004 sayılı Kanun'un 232. maddesinde öngörülen sürede düzenlediği sıra cetvelini iflas idaresine verir ve alacaklıları aynı Kanun'un 166/2. maddesindeki usule göre ilan yoluyla haberdar eder. Ayrıca iflas masasına müracaat sırasında tebligatı gösterir adres ve tebligat masrafları için avans yatıranlara sıra cetveli tebliğ edilir.
Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir."
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile ...... T.C. Kimlik No'lu ......'ın iflasına, iflasın 19/07/2024 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği ve kararın da 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamında alınan bankacı bilirkişinin 09/02/2026 tarihli ek raporuna göre; davacı bankanın davalı müflis ......'dan iflas tarihi olan 19/07/2024 tarihi itibariyle, nakdi 568.522,53 TL., gayrinakdi 224.970 TL. alacağının bulunduğu, 19/07/2024 iflas tarihinden sonra davacı bankanın Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı takip dosyalarından dolayı toplam 1.271.797,45 TL. tahsilat yaptığı belirlenmiştir.
İİK'nın 195. madde hükmü uyarınca kayıt kabul davalarında iflas tarihi itibariyle doğan alacağın ve fer'ilerinin kaydı gerekir ise de, bu davalar genel hükümlere göre görülmesi gereken ve nihai alacak miktarının tespitini amaçlayan davalardan olduğu ve mahsup hususunun kayıt kabul aşamasında iflas idaresine bırakılmasının taraflar arasında çekişmeye yol açabileceği ve bu nedenle mahkemece, bilirkişi raporunda tespit edilen ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte iflastan sonra tahsil edilen tutarın masaya kaydı gereken alacaktan mahsubu ile varsa bakiye alacağın masaya kaydı yargıtay uygulaması gereğidir
Nitekim Yargıtay 23 hd nin ... esas ... karar,... esas ... karar sayılı ilamı
Bu kapsamda Yapılan tahsilatlar iflas tarihinden sonra ise de; emsal kararlarda belirtildiği üzere, kural olarak alacağın bulunup bulunmadığının, iflas tarihi itibariyle belirlenmesinin gerekmesine rağmen, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların da alacaklardan mahsubu gerektiğinden, davacının iflas tarihinden sonra yaptığı tahsilatların mahsubundan sonra, davalı müflisten hiçbir alacağının kalmadığı anlaşılmıştır.
Davacının davalıdan hiçbir alacağının kalmadığının belirlenmesi nedeniyle, kayıt ve kabul davasının reddine karar vermek isabetlidir.
Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 26/06/2026
... ... ... ...
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.