Danıştay, jandarma personelinin adli kontrol imza usulsüzlüğü iddiasıyla meslekten çıkarma cezasının, fiilin şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte kanıtlanamaması sebebiyle iptali kararını temyizen değerlendiriyor.
Özet: Jandarma personelinin yetkisini kötüye kullanma iddiasıyla, adli kontrol altındaki bir şahıs adına imza attırma girişiminde bulunması ve geçmişte borç para istemesi eylemleri sebebiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin işleminin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi eylemlerin sabit olduğunu belirterek davayı reddetmiş; ancak bölge idare mahkemesi, imza attırma eyleminin gerçekleşmediğini, suç oluşturan fiilin tüm yönleriyle kesin olarak ispatlanamadığını ve aynı isnattan ceza yargılamasında beraat edildiğini dikkate alarak, meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmedip dava konusu idari işlemi iptal etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2021/2443Karar No : 2025/881TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Afyonkarahisar ili, Dazkırı İlçe Jandarma karakol Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta olan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde “yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak” fiilini işlediğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının ve ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı onay işleminin iptali ile davacının statü dışında geçirdiği döneme ilişkin görev aylıkları ve maaş farklarının, hak ediş tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; bakılan davada olayın oluş şekli, soruşturma raporu ile ortaya konulan hususlar ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 15/08/2016 günü M.Ö.'ye mesaj atarak borç para istediği, M.Ö.'nün davacıya para vermediği, M.Ö.'nün davacıyı arayarak 26/08/2016 tarihinde imzaya gelemeyeceğini söylediği, davacının Tınaztepe Jandarma Karakol Komutanlığında görevli J. Er S.T.'yi arayarak Tınaztepe Jandarma Karakol Komutanlığı nezdinde adli kontrol kapsamında imza atması gereken M.Ö.' isimli şahsın imza atmak için karakola gelemeyeceğini belirtip bu şahsın yerine adli kontrol defterine imza atmasını istediği, daha sonra M.Ö.'ye 26/08/2016 günü 19:38’de “dostum tamamdır senin iş haberin olsun” şeklinde kısa mesaj gönderdiği, davacının daha önce görevli olduğu Tınaztepe Jandarma Karakol Komutanlığında başka şahıslardan da borç para istemesi nedeniyle hakkında verilen disiplin cezaları olduğu, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakla, davacının ifa ettiği mesleğin özelliği dikkate alındığında eylemine uyan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacının görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı davada ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği ileri sürülmüş ise de, davacının “suçun objektif cezalandırma şartı olan kişilerin mağduriyeti, kamu zararı veya kişilerin menfaat sağlaması unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle beraat etmiş olmasının disiplin cezası verilmesine engel olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; olayda adli kontroldeki şahsın yerine imza atılmasını istediği belirtilen davacının bu isteminin aradığı er tarafından yerine getirilmediği, bu suretle başkası yerine imza atılması eyleminin oluşmadığı, bu olayın öncesinde davacının olaya konu şahsın imza atma işinde denetimli serbestliği ihlal ettiğinden dolayı tutanak tutarak işlem yaptığı dikkate alındığında, sonraki imzanın J.Er S.T. tarafından atılmasını menfaat karşılığı istediği iddiasının mantıki açıklamasını yapmanın zor olduğu, arandığı belirtilen erin ifadesi ile iletişim tespiti yoluyla elde edilmiş kayıtların tek başına yeterli delil niteliğinde olmadığı, ceza yargılamasında davacı lehine olan mesai arkadaşının ifadesi de göz önüne alındığında meslekten çıkarma cezası gibi sonuçları çok ağır olan bir cezanın verilebilmesi için fiilin tüm yönleri ile net olarak ortaya konulması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak "Görevi kötüye kullanma" suçundan yapılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle davacının beraatine karar verildiği görülmekle, hakkında isnat edilen fiil şüpheye mahal vermeyecek şekilde açık ve kesin olarak ortaya konulmadan davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının statü dışında geçirdiği döneme ilişkin görev aylıkları ve maaş farklarının, dava tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı ceza davasında beraatine karar verilmiş olmasının disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediği, disiplin soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan ...'nin ... davacı ile arasında dosyaya yansıyan herhangi bir husumet bulunmadığından ifadesinin tarafsız ve objektif olduğu kanaatine varıldığı, davacının daha önceden borç para istediği M.Ö. yerine J.Er S.T.'den adli kontrol defterine imza atmasını istemesine konu eylemin toplumda güven ve asayişi sağlamakla görevli jandarma personelinin var oluş nedenine aykırı ve toplum nezdinde itibar ve güvenini sarsacak eylemler arasında olduğu, bu nedenle alt ceza uygulamasına gidilmediği, istinaf aşamasında delillerin eksik inceleme ile hatalı değerlendirildiği, istinaf kararında her ne kadar “davacının daha önce denetimli serbestliği ihlal ettiğinden dolayı M.Ö. isimli şahsa tutanak tutarak işlem yaptığı dikkate alındığında sonraki imzanın er tarafından atılmasın menfaat karşılığı istediği iddiasının mantıki açıklamasının yapılması zor görünmektedir.” gerekçesine yer verilmiş ise de, tutanak tutanın davacı değil, davacının eski görev yaptığı karakolda görevli başka bir rütbeli personel olduğu, davacının yerine imza atılmasını istediği kişinin yükümlülük görevini kontrol eden karakolda olay tarihi itibarıyla görevli olmadığından zaten tutanak tutma yetkisinin olmadığı, davacının daha önce o karakolda görev yaptığı için eri arayarak emir komutadan faydalanmak suretiyle M.Ö. yerine imza atmasını talep ettiği, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.