Danıştay 13. Daire, Muğla mesire yeri kiralama sözleşmesinin iptali davasında, ivedi yargılama usulüyle açılan davanın süre aşımı itirazını temyizen inceliyor.
Özet: Muğladaki bir mesire yerinin işletmecilik hakkına dair 2013 tarihli kira sözleşmesinin uzatılması işlemine karşı açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesi uyuşmazlığı ihaleye ilişkin kabul ederek 30 günlük ivedi yargılama süresi aşımı nedeniyle davayı reddetmiş; davacılar ise bu kararı, işlemin ihale değil uzatma sözleşmesi olduğunu, ilan edilmediğini, öğrendikten sonra genel 60 günlük dava açma süresi içinde başvurulduğunu ve 30 günlük sürenin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını ileri sürerek temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2025/2447Karar No:2025/3968TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Derneği 2- ... Derneği 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7-... 8-... 9-... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Ula ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... A Tipi Mesire Yerinin işletmecilik hakkının kiralanmasına yönelik Muğla Orman İşletme Müdürlüğü ile Muğla'ya Hizmet Vakfı arasında 2013 yılında imzalanan ve uzatıldığı belirtilen ihale sözleşmesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin bir kiralama ihalesi olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun sürelere ilişkin özel bir düzenlemesi olan İvedi Yargılama başlıklı 20/A maddesinin uygulanması gerektiği, davacıların beyanına göre bu ihaleden 17/02/2025 tarihinde haberdar olunduğu, CİMER üzerinden yapılan başvuru ile 2013 yılında imzalanan sözleşmenin uzatıldığının 24/02/2025 tarihinde öğrenildiği, ilk davanın açılış tarihinin 18/04/2025 olduğu, bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde düzenlenen ihalelere karşı 30 günlük dava açma süresinin dolduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca dava açma süresi dolduktan sonra açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hak arama özgürlüğünün kısıtlandığı, dava konusu edilen işlemin ihale olmadığı ihale sonrası yapılan sözleşme olduğu, uzatma talebi üzerine 02/06/2022 tarihinde yapılan sözleşmenin 3 yıldan beri yürürlükte olduğu, buna karşı açılan davanın genel dava açma sürelerine göre değerlendirilmesi gerektiği, ilk sözleşmeye aykırılıklar üzerine açılan davada iptali istenilen sözleşmenin görüldüğü, öğrenmeden itibaren 60 gün içinde dava açıldığı, ilan edilmeyen ihale sözleşmesinin yenilenmesi nedeniyle açılan davanın süresinde olduğu, ilan edilmeyen ve tam olarak haberdar olmadığı işlemlerde hak arama özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde ivedi yargılama usulündeki 30 günlük sürenin geçerli olmayacağı, işlemin yetkisiz idarece tesis edildiği, öte yandan ihale sonrası kararlar açısından görevli yargı yeri tam olarak belli olmadığından öncelikle bu hususun tespit edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Muğla ili, Ula ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... A Tipi Mesire Yerinin işletmecilik hakkının kiralanmasına yönelik ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerine göre pazarlık usulüyle gerçekleştirilmesi Orman ve Su işleri Bakanlığının 30/04/2013 tarih ve ... sayılı Olur'uyla uygun görülmüş, 04/07/2013 tarihinde yapılan ihale sonucunda anılan yerin 10 yıl süreyle Muğla'ya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesine kiralanmasına ilişkin 15/07/2013 tarihli sözleşme imzalanmış, 31/12/2022 tarihinde dolacak olan sözleşme süresinin uzatılması Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile uygun görülmüştür. Davacılar tarafından 17/02/2025 tarihli dilekçeler ile Orman Parkı içinde zemin düzenlemesi yapılmak üzere çok sayıda ağaç kesildiği iddiaları ile yapılan CİMER başvurusuna, 24/02/2025 tarihli cevap yazısında tehlike arz eden ağaçlar haricinde onaylı vaziyet planı doğrultusunda yapılan çalışmalarda herhangi bir ağaç kesilmediği, Orman İşletme Müdürlüğü ile yapılan sözleşmenin 2024 yılında dolduğu iddiası yönünden ise, 2013 yılında imzalanan sözleşmenin devam ettiği ve 2032 yılında dolacağı, anılan sözleşme detayıyla ilgili bilgi verilemeyeceği belirtilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu mesire alanına ilişkin ihale sözleşmesinin, ihale sözleşmesine, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planına, Orman Parkları Yönetmeliğine, Kıyı, İmar, Orman ve Çevre Kanunları ile kamu yararına aykırı faaliyetler nedeniyle iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir."; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, (...) yönlerinden sırasıyla incelenir."; "İlk inceleme üzerine verilecek kararlar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine (...) karar verilir."; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. (...) g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin sekizinci fıkrasında, "İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz." kurallarına yer verilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında; (...) İhale: Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri, (...) ifade eder." kuralına yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında: (...) İhale: Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri, (...) ifade eder." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarak çözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davaya konu işlemin idari bir işlem olup olmadığı hususunun, başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesis edilen, kamu gücüne dayanarak diğer tarafın rızasını aramaya gerek olmaksızın hukuki durumda tek yanlı irade açıklamasıyla değişiklik meydana getiren bir işlem olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İdari makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tabi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercileri görevlidir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve diğer ihale mevzuatı kapsamında idarece tesis edilen işlemlerden ihale sürecine ilişkin olanlar, kesin ve icraî olmaları şartıyla, idari işlemlerin diğer özelliklerini taşımaları durumunda idari işlem olarak nitelendirilebilecek ve iptal davasına konu edilebilecektir. İhale sözleşmesinin imzalanmasından sonra tesis edilen işlemler ise kamu gücü kullanılmak suretiyle değil, sözleşmenin tanıdığı yetkilere dayanılarak özel hukuk kurallarına göre tesis edilmeleri sebebiyle idari işlem olarak nitelendirilemeyecek ve iptal davasına konu edilemeyecektir. Bu itibarla, ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden doğabilecek uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden, dava konusu yerin 10 yıllığına Muğla'ya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesine kiralanmasına ilişkin sözleşmenin 15/07/2013 tarihinde imzalandığı, 02/06/2022 tarihli işlemle eski kiracı ile sözleşme süresinin uzatılmasının uygun görülmesi üzerine sözleşme süresinin 2032 yılına kadar uzatıldığı, davacılar tarafından, kiralanan alanda sözleşmeye ve birtakım kanunlara aykırı faaliyetler yürütüldüğü, süresi dolan sözleşmenin uzatılmayarak iptali gerektiği yönündeki başvurular üzerine sözleşmenin uzatıldığının öğrenildiği, bunun üzerine Muğla'ya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesinin yasaya aykırı faaliyetlerde bulunduğundan bahisle uzatılan sözleşmesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava dilekçesi incelendiğinde, uyuşmazlığın sözleşmeye konu alanda sözleşme ve yasaya aykırı faaliyetlerde bulunulduğundan bahisle sözleşmenin fehsedilmeyerek uzatılmasından kaynaklandığı, davacılar tarafından sözleşmenin 4., 25. 26. ve 45 maddelerine aykırılıklar nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi gerektiği, hukuka aykırı şekilde uzatıldığının ileri sürüldüğü görülmektedir.Bu durumda, ihale aşaması tamamlanıp sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme maddelerinin uygulanmasından kaynaklanan, sözleşmenin ifası aşamasında ortaya çıkan, sözleşmenin imzalanmasından önceki olgu ve olaylara da dayanmayan sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, uzatılan ihale sözleşmesinin iptali istemiyle açılan işbu davada adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.Öte yandan, çözümü adli yargının görevinde olan, 2577 sayılı Kanun ve bu Kanunda düzenlenen usullerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkan bulunmayan ve bu anlamda ivedi yargılama usulü kapsamında yer almayan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, genel yargılama usulü yerine ivedi yargılama usulü uygulanarak karar verilmesinde de usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.