Yargıtay 12. Ceza Dairesi, görüntülü konuşma kaydıyla özel hayatın gizliliğini ihlal mahkûmiyetini onarken, şantaj ve ifşa suçlarını CMK 286/2-a gereği temyiz dışı bıraktı.
Özet: Sanık hakkında, katılanın rızası dışında gerçekleşen görüntü veya sesleri kayda almak suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır; bu doğrultuda, yapılan yargılama sürecinde toplanan deliller ve değerlendirmeler neticesinde sanığın eyleminin sabit olduğu kanaatine varılmışken, şantaj ve görüntülerin ifşası suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf ret kararları ise yasal düzenlemeler gereği temyiz incelemesi kapsamı dışında bırakılmıştır.
12. Ceza Dairesi         2024/940 E.  ,  2026/3424 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/986 E., 2023/1812 K.
SUÇLAR : Şantaj, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından hükmolunan cezanın tür ve miktarı itibari ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, katılanın kendisine ait suça konu fotoğrafları bizzat kendisinin yolladığına, kendisinin hukuka aykırı yollarla bunları elde etmesinin mümkün olmadığına, fotoğrafları silmek için para talebinde bulunmadığına, katılanın kendisine kendi isteği ile para yolladığına, katılanın gönderdiği fotoğrafları başkaları ile paylaşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılan ile yapmış olduğu görüntülü görüşmenin ekran kaydını alıp daha sonrasında kendi sosyal medya hesabından paylaştığı olayda sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, sanık hakkında ilgili görüntülü konuşmayı kaydetmesine konu eylem nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin katılanın rızası dışında gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Görüntü veya Seslerin Kayda Alınması Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Şantaj ve Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde düzenlenen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.