Mirasbırakandan gelen zilyetliğe dayalı kadastro öncesi tapu iptali ve tescil talebinin, kesin hüküm nedeniyle reddi kararının onanması.
Özet: Davacılar tarafından, kadastro çalışmalarıyla mera ve kamu orta malı olarak belirlenen bir taşınmazın, mirasbırakan babalarının zilyetliğinde olduğu ve kendilerine intikal ettiği iddiasıyla tapu iptali ve tescili talep edilmiştir. Ancak, önceki bir kadastro davasında aynı taşınmaz hakkında davacıların mirasbırakanı tarafından açılan itiraz davasının reddedilerek kesinleştiği tespit edilmiştir. Bu durum, mevcut dava için kesin hüküm teşkil ettiğinden, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/577 E.  ,  2026/1290 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1913 E., 2024/1654 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/40 E., 2024/150 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Erzurum ili, Hınıs ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 12... parsel sayılı 678.697, 03... yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera vasfındaki yerlerden olduğu belirtilerek "mera ve kamu orta malı" vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacılar; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı ve mera vasfıyla sınırlandırıldığını, ancak taşınmazın bir bölümünün mirasbırakan babaları ... tarafından 19 65... yıllarında 3. kişiden satın aldığını ve o tarihten itibaren babalarının kullanımında olup babalarının 1980 yılında yapmış olduğu paylaşım ile taşınmazı kendilerine verdiğini, 1980 yılından beri de taşınmazın kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın "mera" kaydının iptali ile çekişmeli kısımların adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup mera olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacıların mirasbırakanı ... tarafından dava konusu taşınmaz hakkında Hınıs Kadastro Mahkemesinin 2010/64 Esas sayılı dosyası ile kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, Mahkemece davacıların mirasbırakanın davasının reddedildiği ve kararın 25.08.2016 tarihinde kesinleştiği, anılan davanın eldeki dosya için kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, eksik araştırma sonucunda karar verildiği, keşif yapılarak eldeki davada dava konusu yapılan taşınmaz ile Hınıs Kadastro Mahkemesinin 2010/64 E., 2014/53 K. sayılı dosyasında dava konusu yapılan yerlerin aynı taşınmaz olup-olmadığının fen bilirkişi eliyle tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılması üzere Mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrası alınan harita bilirkişi raporunda eldeki davacıların talep ettiği yerler ile kesinleşen Kadastro Mahkemesi 2010/64 E. sayılı dosyasında dava konusu edilen yerlerin aynı olduğunun tespit edildiği, anılan dosyanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kesin hüküm teşkil eden dava dosyasında davacıların mirasbırakan babalarının taraf olduğu, eldeki davada da davacıların mirasbırakandan gelen zilyetlik hakkına dayandığı, İlk Derece Mahkemesince Hınıs Kadastro Mahkemesinin 2010/64 E. sayılı dosyasının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği yönündeki belirlemesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.