Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin inşaat sözleşmesi feshi sonrası teminat mektuplarının nakde çevrilmesini önleme ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf kararı incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, bir müteahhit şirketin, idare ile akdettiği afet operasyon merkezi tadilat sözleşmesinin feshedilmesi ve teminat mektuplarının nakde çevrilme tehdidi üzerine, bu mektupların irat kaydedilmesinin önlenmesi amacıyla yaptığı ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Şirket, önceki talebin reddedilmesinin ardından, sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarname tebliğ edilmesiyle yeni bir hukuki durum oluştuğunu, binanın ruhsatsız olması nedeniyle fesihte kendisinin kusuru bulunmadığını ve teminatların nakde çevrilmesinin telafisi imkansız zararlara yol açacağını ileri sürmektedir. İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir şartları ve yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde verdiği karara karşı şirket tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2026/687 - Karar No:2026/755
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/687
KARAR NO : 2026/755
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/05/2026
NUMARASI : 2026/103 D.İş-2026/104 D.iş
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine açılan ihtiyati tedbir istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili özetle: Müvekkil şirket ile davalı ... arasında 18.08.2025 tarihinde Afet Operasyon Merkezi Binası Tadilatı Yapım İşi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle daha önce teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi talebiyle 16/04/2026 tarihinde ihtiyati tedbir konulu Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/88 Değişik İş dosyası açılmış ve bu talebin o tarihte henüz ortada resmi bir fesih iradesi bulunmadığı gerekçesiyle 17/04/2026 tarihinde mahkemece reddedilmiş olduğunu, ancak bugün itibarıyla davalı idare tarafından müvekkil şirkete Ankara 13. Noterliğinin 30.04.2026 tarih ve 07533 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 04/05/2026 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu ihtarname ile davalının, sözleşmeyi 17.04.2026 tarihi itibarıyla geriye dönük olarak feshettiğini ve fesih sebebiyle kesin teminat ile avans teminat mektuplarının irat kaydedileceğini açık ve kesin bir şekilde bildirdiğini, daha önce açılan davada ortada bir fesih işlemi yokken, bugün tebliğ edilen ihtarname ile sözleşme fiilen feshedilmiş ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yönündeki tehdit somut bir eyleme dönüşmüş olduğunu, meydana gelen bu yeni gelişmenin, ihtiyati tedbir talebi açısından yeni bir hukuki durum ve yakın tehlike oluşturduğunu, müvekkil şirketin, sözleşme konusu işin %70 gibi çok büyük bir kısmını kendi öz kaynaklarını kullanarak tamamladığını, ancak işin ifası sırasında, tadilata konu binanın ve şantiyenin bulunduğu alanın hiçbir yapı ruhsatının, yapı kullanma izin belgesinin veya yapı kayıt belgesinin bulunmadığının ortaya çıktığını, ruhsatı bulunmayan, hukuken kaçak yapı statüsünde olan bir taşınmaz üzerinde tadilat ruhsatı alınması ve yasal bir inşaat faaliyeti yürütülmesinin 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca imkansız olduğunu, müvekkil şirketin fesihte hiçbir kusuru bulunmadığı gibi, davalı idarenin kendi ağır kusuruna dayanarak hak iddia etme yasağını ihlal ettiğini, mektupların irat kaydedilmesinin müvekkil için telafisi imkansız bir yıkım ve müvekkilinin ticari mahvına neden olacağını belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı idarenin 30.04.2026 tarihli fesih ihtarnamesi ile ortaya çıkan telafisi imkansız zarar tehlikesi karşısında, müvekkil şirket tarafından davalıya verilmiş olan Ziraat Bankasının;14.08.2025 tarih ve 1762KRTM25000342 sayılı 3.269.100,00 TL bedelli, 10.10.2025 tarih ve 1762KRTM25000416 sayılı 500.000,00 TL bedelli,
20.08.2025 tarih ve 1762KRTM25000352 sayılı 10.897.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde 6100 sayılı Kanun madde 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine,yaklaşık ispat koşulunun resmi belgelerle sağlanmış olması ve müvekkil şirketin davalı idare nezdinde ödenmemiş yüksek miktarda hakediş alacağının bulunması hususları dikkate alınarak, ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: İhtiyati tedbirin şartlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlendiği, bu hükme göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, "uyuşmazlık konusu hakkında" ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, ihtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğu, HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğu, burada sözü edilen ispatın ölçüsünün ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirleneceği, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmesi gerektiği, bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınacağı, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verilirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiği, somut olayda taraflar arasında akdedilen 18/08/2025 tarihli Afet Operasyon Merkezi (AFOM) Binası Yapım İşi Sözleşmesi’nin, 5. maddesindeki "Kesin Teminat" başlıklı 5.2. maddesi “Teminat nakit olarak verilebileceği gibi banka teminat mektubu şeklinde de verilebilir. Kesin teminatın, teminat mektubu şeklinde verilmesi halinde teminat mektubunun 3 (üç) yıl süreli olması ve içeriğinde teminat mektubunun konusu ile kayıtsız şartsız ve hiçbir hüküm almaya gerek kalmaksızın ilk talepte ödeneceği hususları bulunması esastır. Her ne suretle olursa olsun KIZILAY'a verilen teminatlar haczedilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz” hükmünü haiz olduğu, o halde yukarıda açıklanan sözleşme hükmü uyarınca teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece eksik incelemeye ve hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı ret kararının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmedeki "tedbir konulamaz" hükmü geçersiz olup, mahkemenin bu hükme dayanarak ret kararı vermesinin hak arama hürriyetinin açık ihlali olduğunu, ihaleye konu binanın ruhsatsız olmasının mühürleme tutanağı ile tescillendiğini ve sürecin baştan itibaren hukuki imkansızlıkla sakat olduğunu, işin ifası sırasında, bizzat davalıya ait olan binanın ana yapı ruhsatının dahi bulunmadığının ortaya çıktığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi gereği ruhsat alınması zorunlu olup ana ruhsatı olmayan bir yapıda tadilat ruhsatı alınmasının hukuken imkansız olduğunu, nitekim tadilat ruhsatı alınamayan bir tadilat işinin hukuka uygunluğundan ve geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, nitekim Etimesgut Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünce 07/05/2026 tarihinde tanzim edilen Mühürleme Tutanağı ile söz konusu yapıda ruhsata tabi esaslı tamir ve tadilat yapıldığının tespit edildiğini ve inşaatın mühürlenerek durdurulduğunu, bu resmi tutanağın binanın kaçak yapı statüsünde olduğunu ve ihaleye çıkılmasının baştan itibaren hukuka aykırı olduğunu kesin olarak ispatladığını, ayrıca Etimesgut Belediyesinin 07.05.2026 tarihli Mühürleme Tutanağı düzenlenmesi ve faaliyetlerin durdurulması ile birlikte ruhsatsız yapının devamı halinde yıkım kararı çıkarılacağı ve binanın yıkılacağının belediye ekiplerince müvekkiline bildirildiğini, davalının ruhsat altyapısını sağlamaması ve müvekkili şirketin tadilatına devam ettiği binanın yıkımına yol açan kusuru yüzünde müvekkili şirkete ait teminat mektuplarının haksız nakde çevrilmesi söz konusu olacağını ve telafisi imkansız zarar doğacağını, sözleşme imzalanmış olsa dahi yapılan yer tesliminin geçersiz olduğunu ve gecikmeden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, ruhsatı bulunmayan, yasal statüsü eksik bir alanın müvekkili şirkete teslim edilmiş olmasının hukuken geçerli bir yer teslimi anlamına gelmediğini, TBK'nın 136. maddesi uyarınca ifanın imkansızlaşması durumunun söz konusu olduğunu, ifası imkansız hale gelen bir yapım işine dayalı olarak müvekkili şirketçe verilen teminat mektuplarının cezai şart olarak irat kaydedilmesinin hiçbir hukuk düzenince korunmadığını ve Türk hukuk sisteminin sağladığı geçici koruma tedbiri ile korunmaya muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin yasal süreci başlatabilmek adına davalıdan defalarca vekaletname ve mülkiyet belgeleri talep ettiğini, ancak davalının bu asli yükümlülüğünü yerine getirmeyerek süreci tıkadığını, müvekkili şirketin iyi niyetle her türlü ihtar ve bildirimi yaptığını, müvekkili şirketin ruhsat eksikliğine dair tüm uyarılarına karşı tarafın kayıtsız kaldığını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru yokken, sırf davalının kendi eksikliğini gizlemek amacıyla 30.04.2026 tarihinde geriye dönük olarak (17.04.2026 tarihi itibarıyla) sözleşmeyi feshetmesi ve teminat mektuplarını irat kaydetmeye çalışmasının kötüniyetli olduğunu ve bu hukuksuzca yapılan girişimlerin mahkeme eliyle korunmaya muhtaç olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen fesih ihtarnamesinin haksızlığının yaklaşık ispatın da ötesinde ortaya konduğunu, 07/05/2026 tarihli Etimesgut Belediyesi Mühürleme Tutanağı ve davalıya çekilen ihtarnamelerin yaklaşık ispat kuralının çok ötesine geçerek haklılıklarını kesin delillerle ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin işin %70'ini tamamladığını ve içeride yaklaşık 8.000.000,00 TL hakediş alacağı bulunmaktayken, davalının haksız fesih ihtarnamesine dayanarak toplam 14.666.100,00 TL tutarındaki üç adet teminat mektubunu nakde çevirmesinin, müvekkili şirketin ticari hayatını fiilen sona erdirecek ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır