Trafik kazasında sigortasız aracın yayayı yaralaması sonrası bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde hak düşürücü sürenin geçmesi ve ibranamenin geçerliliği üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan bir aracın çarpması sonucu yaralanan bir yayanın, daha önce ibraname ile ödeme almasına rağmen bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebini konu almakta olup; İtiraz Hakem Heyeti, davanın 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve maluliyetin gelişen bir durum olmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiş, davacının temyiz itirazları ise Yargıtay tarafından; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, talebin gelişen maluliyete ilişkin olmayıp zararın tam karşılanmadığı iddiasına dayandığı belirtilerek reddedilmiş ve itiraz hakem heyeti kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/437 Değişik İş – 2024/437 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve davalı kurum tarafından davacıya 02.11.2018 tarihinde 34.080,00 TL ödeme yapıldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 100,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini 244.056,36 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafından ibranamenin imzalanması sonucu 02.11.2018 tarihinde davacıya 34.080,00 TL ödeme yapıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve 244.056,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 27.01.2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak taraflar arasında 27.10.2018 tarihli ibraname düzenlendiği ve davacıya 02.11.2018 tarihinde 34.080,00 TL ödeme yapıldığı, davacıda oluşan maluliyetin zamanla gelişen ve artan bir durum olduğuna dair rapor ibraz edilmediği ve bu yönde bir iddiada bulunulmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, bu nedenle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ibradan sonraki hak düşürücü süre içerisinde ibranamenin iptaline yönelik irade açıklaması dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen salt tahkime başvurulmamış olması sebebiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, ibranamenin iptaline ilişkin 2 yıllık sürenin sona erdiği tarihin 25.01.2021 olması sebebiyle 06.01.2021 tarihinde davalı tarafa bakiye tazminat talebinde bulunulmuş olup Yargıtayın emsal kararları gereğince ibra ve feragat belgesinin dava sırasında geçersiz olduğunun ileri sürülmesi yeterli olup, ayrıca iptalinin istenmesine gerek olmadığını, Covid-19 pandemi süreci nedeniyle yargıdaki tüm zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin durdurulduğunu ve süresi içerisinde yapılan ibranamenin iptaline ilişkin irade açıklaması göz ardı edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle dava konusu kaza nedeni ile 27.10.2018 tarihli ibraname ile davacıya ödeme yapıldığı, eldeki davanın ise 02.08.2023 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı, davacının talebinin de gelişen maluliyete ilişkin olmadığı, zararının karşılanmadığı iddiasına dayalı olduğunun anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Davacı taraf davalının davadan önce ödediği tazminatın yetersizliği iddiası ile tazminat talebinde bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin yaptığı itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesinde "tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir" düzenlemesi yapılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 27.10.2018 tarihinde ibraname düzenlendiği, 02.11.2018 tarihinde davacıya ibraname gereği ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan bu ibra ve ödemeden sonraki 2 yıllık süreye Covid 19 salgını nedeniyle duran 95 günlük sürenin eklenmesiyle saptanan süre içinde (06.01.2021 tarihinde) davacının, davalıya harici başvuru yaparak ödemenin eksik olması nedeniyle bakiye tazminatın ödenmesini talep ettiği ve ibranameyi iptal iradesini ortaya koyduğu görülmektedir. Kanunda öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibranameyi iptal iradesini ortaya koyan davacının eldeki başvurusu bakımından hak düşürücü süre sorunu bulunmadığı gözetilmelidir.Açıklanan nedenlerle; KTK'nın 111/2. maddesinde öngörülen ibranın iptaline ilişkin düzenlemede herhangi bir şekil şartı aranmadığı ve iptal iradesinin herhangi bir yolla ileri sürülmesinin yeterli olduğu da dikkate alındığında, kanunun getirdiği 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibrayı iptal iradesini 06.01.2021 tarihinde davalıya yaptığı harici başvuru ile ortaya koyan davacının tazminat talebinin esası hakkında inceleme yapılıp karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.