Trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, sigorta şirketi aleyhine açılan davada kusur ve maluliyet oranları üzerine itiraz hakem heyeti kararının temyizde onanmasıyla kesinleşmiştir.
Özet: Bir trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık yaşayan davacının, davalı sigorta şirketinden zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin uyuşmazlıkta, davalı vekilinin kusur belirlemesi ve maluliyet raporlarına dair itirazları, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından reddedilerek tazminat talebinin kabul edilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu incelenmiştir; yüksek mahkeme, dosyadaki uzman bilirkişi ve maluliyet raporlarının usul ve kanuna uygun, gerekçeli ve olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının tüm temyiz itirazlarını reddederek itiraz hakem heyeti kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1200 Değişik İş - 2024/1200 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 14.02.2022 tarihinde davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı sürücü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile yargılama gideri kapsamında 324,50 TL kusur bilirkişisi için ödenen danışmanlık ücreti olmak üzere toplam 15.324,50 TL'nin temerrüt tarihi olan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 359.285,74 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 359.285,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 14.06.2024 tarihli kusur raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olarak düzenlendiği ve dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazayı engellemek isteyen sigortalı araç sürücüne kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, soruşturma dosyasında davacı sürücünün asli ve tam kusurlu olarak belirlendiğini, bu nedenle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından alınan medikal raporda davacının maluliyetinin % 0 olarak belirlendiğini, itirazlar değerlendirilmeden ve çelişki giderilmeden dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alındığının anlaşılmış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK 59 maddesini (duraklama ve parketme) ihlal nedeniyle kusurlu, davacı araç sürücüsünün KTK 56/1-c maddesini (araçlar arasındaki mesafe) ihlal nedeniyle kusurlu olduğu; Uyuşmazlık Hakem Heyetince yargılama sırasında alınan 14.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK 47.maddesini ihlal nedeniyle %50 oranda, sürücü konumundaki davacının KTK 52/1-b ve c, 56/1-c maddelerini ihlal nedeniyle %50 oranda kusurlu olduğu tespit edilmiş olup bu rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu kazaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/54881 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında bahsi geçen bilirkişi raporunda davacı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, raporlar arasında çelişki ortaya çıktığı anlaşılmakta olup İtiraz Hakem Heyetince kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların ve savcılık dosyasında alınan raporun da (dosya arasına alınarak) irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.